Başvuru, mutat meskeni yurt dışında bulunan müşterek çocukların yurt dışında mukim olan başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mutat meskeni yurt dışında bulunan müşterek çocukların yurt dışında mukim olan başvurucuya iade edilmemesi nedeniyle aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu ile eşi 2011 yılında Türkiye'de evlenmiş ve İsviçre'ye yerleşmiştir. Bu evlilikten 2012 yılında , 2017 yılında ise P. isimli çocukları dünyaya gelmiştir. Başvurucunun eşi çocuklarla birlikte 2/7/2017 tarihinde Türkiye'ye gelmiş ve 8/8/2017 tarihinde Türkiye'de boşanma davası açmıştır. 10/1/2018 tarihinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) tarafından İstanbul Anadolu Aile Mahkemesinde (Mahkeme) çocukların mutat meskene iadesi konulu dava açılmış ve başvurucu bu davaya müdahil olmuştur. Başsavcılıkça hazırlanan davanamede; müşterek çocukların başvurucunun eşi tarafından tatil amaçlı Türkiye'ye getirildiği, kararlaştırıldığı hâlde çocukların mutat meskeni olan İsviçre'ye dönmelerinin sağlanmadığı belirtilerek çocukların mutat meskenlerinin bulunduğu İsviçre devletine iade için başvurucuya teslim edilip edilmeyeceğine karar verilmesi kamu adına dava ve talep edilmiştir. Mahkemece görevlendirilen uzman psikolog tarafından 13/6/2019 tarihli sosyal inceleme raporu düzenlenmiştir. Raporda, başvurucunun eşi ve müşterek çocuklarla randevu talep etmemeleri sebebiyle görüşülemediği, bu görüşmenin gerçekleşmiş olması durumunda dahi çocukların yaşları, gelişim dönemleri nedeniyle kaçırılıp kaçırılmadıklarına ilişkin bir soru yöneltilemeyeceği ve uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle konuya ilişkin değerlendirme yapılamayacağı ifade edilmiştir. Başvurucunun eşi tarafından bu rapora itiraz edilmiştir. İtiraz dilekçesinin ekinde boşanma davasının görüldüğü İstanbul Anadolu Aile Mahkemesinin 2018/891 E. sayılı dosyasında bulunan 27/2/2019 tarihli Psikososyal İnceleme ve Değerlendirme Raporu sunulmuştur. Anılan raporda müşterek çocukların rapor tarihi itibarıyla yaklaşık bir buçuk yıldır anne ile birlikte yaşadıkları belirtilmiştir. Ayrıca müşterek çocukların her iki ebeveynle kurdukları bağın iyi olduğu ve çocukların yaşları gereği anne sevgisine ve ilgisine ihtiyaç duydukları vurgulanmıştır. Bununla birlikte yurt dışında yaşayan başvurucunun da şahsi ilişki günlerinde çocuklarını görmek için geldiği ifade edilmiştir. Öte yandan müşterek çocuk P.nin anne sütü almadığı, çocuğun gece anneden ayrılmasında bir sakınca olmadığı, bu nedenle başvurucu ile P. arasında kurulan ilişkinin de yatılı olarak düzenlenebileceği kanaati bildirilmiştir. Mahkeme 4/12/2019 tarihli kararıyla davanın kabulüne ve müşterek çocukların başvurucuya verilmek suretiyle mutat meskene iadesine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun eşinin hamilelik döneminde sigara ve alkol tüketiminin fazla olduğu, çocukların beslenmesine gerekli özeni göstermediği, müşterek çocuklardan nin yemeklerden sadece makarnayı bildiği, küçükleri çoğunlukla hazır gıdalarla beslediği, 5,5 yaşındaki ye tuvalet alışkanlığının kazandırılmadığı, çocukta konuşma bozukluğunun olduğu hususları vurgulanmıştır. Bu karara karşı başvurucunun eşi tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf dilekçesinde; çocukların mutat meskenin Türkiye olduğu, çocuk kaçırma veya alıkoyma gibi bir durumun söz konusu olmadığı, evliliğin ilk yedi ayının Türkiye'de geçtiği sonrasında ise devam eden evliliğin yarısından fazlasının yine Türkiye'de geçtiği belirtilmiştir. Ayrıca İsviçre Arbon Bölge Mahkemesi tarafından da çocukların mutat meskeninin İsviçre değil, Türkiye olduğuna karar verildiği ifade edilmiştir. Başvurucu ise cevaben ailenin resmî ikametgâhının İsviçre olduğunu, müşterek çocukların, izni olmaksızın haksız şekilde Türkiye'de alıkonulduğunu belirtmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi (Daire) 3/3/2020 tarihli kararıyla mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermiştir. Herhangi bir bilirkişi ya da uzman raporuna atıf yapılmayan kararın gerekçesinde; çocukların anneleri tarafından mutat meskeni olan İsviçre'den Türkiye'ye getirildikleri, yaşlarının küçüklüğü nedeniyle anne bakım ve şefkatine muhtaç oldukları, çocuğun üstün yararı gözetildiğinde annelerinin yanından ayrılarak geri dönmelerinin çocukların fiziki ve psikolojik gelişimlerini olumsuz etkileyeceği hususlarına yer verilmiştir. Bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Dairesi 24/9/2020 tarihinde Daire kararının dayandığı delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmediğini belirterek usul ve Kanun'a uygun olan Daire kararının onanmasına karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 17/10/2020 tarihinde öğrendikten sonra 10/11/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Öte yandan başvurucu ve eşi ile ilgili yürütülen boşanma davasında İstanbul Anadolu Aile Mahkemesi 1/4/2021 tarihli kararla tarafların boşanmalarına ve müşterek çocukların velayetinin başvurucunun eşine verilmesine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafın da kusurlu olduğu, baskı ve zorlamalar ile evlilik birliğinin çekilmez hâle gelmesine sebebiyet verdikleri, taraflar arasında şiddetli tartışmalar olduğu, evlilik birliğinin gerektirdiği sorumlulukları yerine getirmedikleri, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı, evliliğin devamında toplum ve aile yönünden bir yarar kalmadığı belirtilmiştir. Velayet konusunda ise müşterek çocukların yaşları, anne sevgisi ve şefkatine ihtiyaçları, eğitim ve sağlık yönünden yararları gözönüne alınarak velayetin anneye verildiği ifade edilmiş aynı zamanda başvurucuyla çocuklar arasında da kişisel ilişki düzenlenmiştir.