T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/192 - 2025/1109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına) ESAS NO : 2025/192 KARAR NO : 2025/1109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2024 NUMARASI : 2022/253 Esas - 2024/860 Ka…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/192 - 2025/1109 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (HMK. 353/1-b.2 Mad. Uyarınca Kararın Kaldırılarak Yeniden Hüküm Kurulmasına) ESAS NO : 2025/192 KARAR NO : 2025/1109 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/12/2024 NUMARASI : 2022/253 Esas - 2024/860 Karar DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesine Dayalı Tazminat KARAR TARİHİ : 18/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkin davada, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; İDDİA : Davacı vekili; taraflar arasında 03/07/2021 tarihli Dörtyol FSRU Sistemi İletişim Şebekesi Bağlantısı Faz-2 Doğal Gaz Boru Hattı Yapım İşi Projesi Kapsamındaki Yataj sondaj ve keson işlerinin yapımına dair sözleşme akdedildiğini, davalı şirket akdedilen sözleşmeye konu işleri, tüm saha tespitlerini yaparak ve işin yapılmasında yeterli bilgi, birikim, tecrübe, ekipman vs yeterliliğine sahip olduğu hususunda müvekkil şirkette bir güven yaratarak sözleşmenin imzalanmasını sağladığını, daha sonra davalı yan sözleşme ile taahhüt ettiği hususlara tamamen aykırı bir biçimde müvekkil şirkete gönderdiği e-posta ile sözleşmeyi feshetmiş olduğunu müvekkil şirkete bildirdiğini, oysa ki sözleşmede işin yapımı sırasında bir sorunla karşılaşıldığında, yani yatay sondaj yönteminin uygulanmasının imkansız hale gelmesi ihtimalinde çakma sistemi adıyla tabir edilen ikinci bir yöntemin uygulanacağı da kararlaştırıldığını, buna rağmen davalı tarafça hiçbir şekilde sahaya gelinmediğini, işe dahi başlanmadığını, Ankara 30. Noterliğinin 12.08.2021 Tarih ve 07304 Yevmiye Sayılı İhtarnamesi ile bu durum davalı şirkete bildirilerek zararlarımızın tahsili talep edilmiş ise de, ihtarnamemize rağmen davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığını, sözleşmenin davalı tarafça haksız bir biçimde feshedilmesi üzerine sözleşmeye konu işin tamamlanabilmesi için müvekkil şirket tarafından sözleşme ile kararlaştırılana oranla çok daha fahiş bedelli sözleşmeler imzalanmak zorunda kaldığını, müvekkil şirket daha sonra Alt Yüklenici ... Maden. Nak. İnş. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sondaj İnş. Taah. Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. İle sözleşme imzalayarak birim fiyatlarından da görüleceği üzere çok yüksek oranda bir bedele katlanmak zorunda kaldığını, Müvekkil şirketin dava dışı şirketlerle akdettiği sözleşmeler sonucunda Dörtyol FSRU Sistemi İletim Şebekesi Bağlantısı Faz-2 Doğal Gaz Boru Hattı Yapım İşi kapsamında hazırlanan imalatlar tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirilebildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, dava dilekçesi ile 10.000,00 TL'nin; ıslah dilekçesi ile de 395.464,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. SAVUNMA : Davalı vekili; sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini, davacının müvekkilim şirketin yetkilileri ve personeli işin yapılacağı bölgeyi sahayı göstermeyerek saha konusunda zamanında tespit yapabilmesine engel olunduğunu, yine aynı zamanda sözleşmede iş sahibi tarafından verilecek hizmetlerden bahseden 4.1 maddesine göre işveren tarafından verilecek hizmetler başlığı altında ki Eksikavatör ve Yakıtı temin edileceği yönündeki maddeye de aykırı hareket ederek Eksikavatör temin etmemiş ,boruları sahaya indirmemiş ve terminde gecikmelere sebep olarak işi sürüncemede bıraktığını, davacı taraf ayrıca sözleşmenin 6.1 maddesinde mobilizasyonda 10.000tl lik ödemeyi de yerine getirmediğini, davacı edimlerini yerine getirmeyerek borçlunun edimini yerine getirmesine engel olduğunu, hazırlık fiillerini gerçekleştirmemiş ve kendi kusuruyla temerrüde düştüğünü, yapılan çalışmalar sonucu açılan ayna çukuru ile zeminin Yatay ve Çakma sondaja uygun olmadığı ,çökme riski barındırdığı ,zeminin çakıllı olmasından ve zemin suyu nun fazla olmasından dolayı göcük riskinin fazla olması ve bu sebeple çalışanlar açısından hayati risk taşıdığı yapılabilmesi için sözleşmede belirtilen yöntemlerle değil açık kazı yöntemiyle yapılması gerektiği ve bu yöntem içinde sözleşmede kararlaştırılan maliyetlerin çok üzerinde fahiş maliyetlere sebep olacağını davacıya bildirmesine rağmen bu konuda davacı uyarlamaya yanaşmadığı gibi ısrarla sözleşmede belirtilen yöntemle yapılmasını istediklerini, davacı şirketin ifa güçlüğü ve imkansızlığına rağmen ısrarı ve uyarlamaya yanaşmaması üzerine müvekkilimde HAKLI olarak 04.08.2021 tarihinde ekte sunduğumuz mail ile sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldıklarını, davacı şirketin diğer firmaya yaptırdığı iş sonucunda da göcük ve çökme oluştuğu bu sebeple DSİ kurumu tarafından ceza kesildiği ve bu yüzden işin açık kazı yöntemiyle yapılmak zorunda kalındığını, bu sebeple sözleşmenin müvekkilimce feshi haklı nedenlere dayanmakla ;tam tersi bu sözleşmenin ifasının güçleşmesine ve ifanın aşırı güç olduğunun hatta imkansız olduğunun tespit edilmesi için gerekli incelemelerin yapılmasına engel olarak ve TTK nın ilgili maddeleri uyarınca sözleşmede belirtilen ifa hazırlığında gerekli edimlerini yerine getirmemek suretiyle temerrüde düşerek ve aşırı ifa güçlüğü nedeniyle uyarlamaya yanaşmayarak sözleşmenin feshedilmesinde firma olarak kusurlu olan tarafın davacı taraf olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; "Taraflar arasında sözleşme ilişkisi ve fesih olgusu çekişmesiz olup somut uyuşmazlığın sözleşmenin feshinin haksız olup olmadığı yasal koşulları mevcut ise; davacını haksız fesih nedeniyle uğradığı zarar miktarının tespiti toplanmaktadır. Taraflar arasında 03.07.2021 tarihli Dörtyol FSRU Sistemi İletişim Şebekesi Bağlantısı Faz-2 Doğal Gaz Boru Hattı Yapım İşi Projesi Kapsamındaki Yataj sondaj ve keson işlerinin yapımına dair sözleşme akdedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu Dörtyol FSRU Sistemi İletişim Şebekesi Bağlantısı Faz-2 Doğal Gaz Boru Hattı Yapım İşi Projesi Kapsamındaki Yatay sondaj işlerinin yapım işidir. Sözleşmenin "İşin Kapsamı" başlıklı 3. Maddesinde; Sözleşme kapsamında yapılacak işlerin kapsamı ve tanımı Birim fiyat teklif cetvelinde belirtilmiştir. BOTAŞ iş kalemi tarifine uygun olarak yapılacak işler belirlenmiş Çakma sistemi ve YYS sistemi yapılacağı belirlenmiştir. "Sözleşmenin türü ve bedeli" başlıklı 4. Maddesinde; 30” çapındaki işlerin birim fiyatı YYS sistemi ile yapılması 450,00 TL/metre,40"-49" çapındaki işlerin Çakma sistemi ile yapılmasının fiyatı 775,00 TL/metre olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin A. 1 maddesinde işveren tarafından verilecek hizmetler; harita ve topoğraf hizmetleri, şaftın açılması ve destek betonu, Ekskavatör ve yakıtı, borunun kesimi ve kaynağı olarak belirtilmiştir. "Taşeronun sözleşmeyi feshi" başlıklı 15.1. Maddesinde; Taşeronun sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında, mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte işverene yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın taşerondan kesilen ve alınmış olan kati teminatlar var ise gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir.” Hükmü yer almaktadır. Davacı dava dilekçesi ile davalının işe başlamadan sözleşmeyi haksız feshettiğini ve bu nedenle zarara uğradığını iddia etmiş, davalı ise sözleşmenin feshinin haklı olduğunu, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yetirmediğini, sözleşmenin mevcut haliyle yerine getirilmesinde aşırı ifa güçlüğü ve zorluğu olduğunu, davacının uyarlamaya yanaşmaması nedeniyle sözleşmeyi haklı olarak feshettiklerini bildirmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme götürü bedelle ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bilindiği üzere götürü bedel, tarafların meydana getirilecek esere ödenecek bedeli, sözleşmede, önceden kesin olarak belirlemeleridir. Bu tür bedelle meydana getirilecek eser, tahmin edilenden daha fazla emek ve masrafı gerektirirse yüklenici buna katlanmak zorunda olup, iş sahibinden bedel farkını isteyemez. Ancak TBK’nın 480/II maddesi ile bu hükme istisna getirilmiş olup başlangıçta öngörülemeyen, öngörülüp de taraflarca göz önünde tutulmayan durumlarda taraflarca belirlenen götürü bedelle işin yapılmasına engel olur veya son derece güçleştirirse yüklenici, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını ve dürüstlük kuralının gerektirdiği durumlarda yükleniciye fesih hakkı tanınmıştır. Yine TBK’nın 138. maddesi gereğince aşırı ifa güçlüğü durumlarında borçluya dönme hakkı tanınmıştır. İnşaat yapılacak arsa ve arazinin jeolojik durum ve yapısının YYS yapımı için öngörülenden çok farklı olması olağanüstü bir durumda olduğu gelen müzekkere cevapları ve bilirkişi raporlarından anlaşılmıştır. Dava dışı asıl iş sahibi Botaş'ın cevabi yazısı ve eklerine göre 10 adet Yönlendirilebilir Yatay Sondajdan 3 adedinin Y.Y.S olarak yapılmasının mümkün olmadığı ve bunun imkansızlığı sebebiyle açık kazı şeklinde yapıldığı, bakiye 7 adedinin ise Y.Y.S. olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu duruma göre, 3 adet yatay sondaj işinin zemin yapısı sebebiyle yönlendirilebilir yatay sondaj olarak yapılmasının mümkün olmadığı dikkate alındığında 3 adet yatay sondaj işinin başlangıçta öngörülemeyen ve taraflarca gözönünde tutulamayan olağanüstü durumun ortaya çıkması sebebiyle yapılamadığı açık ve sabittir. Açık kazı yapılması birim fiyatı ila Yönlendirilebilir Yatay Sondaj birim Fiyatı arasında büyük farklılık olduğu gibi, yönlendirilebilir yatay sondaj yapılması için gerekli süre ile açık kazı yapılması için gerekli süre arasında da büyük farklılık mevcuttur. Olayda öngörülemeyen bu olağanüstü durum sebebiyle 3 adet yatay sondajın açık kazı olarak yapılması zorunlu olduğundan, başlangıçta kararlaştırılan yönlendirilebilir yatay sondaj fiyatı ile yapılması açık kazı için yapılacak masrafların öngörülemeyen, hesaba katılmayan, aşırı olağanüstü artış sebebiyle ifanın son derece güçleşeceği bu kapsamda davalı yüklenicinin TBK’nın 480/II. Maddesi ile aynı kanunun 138. Maddesi gereğince tümüyle sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu" gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taraflar arasında dava konusu sözleşmenin aktedilmesine rağmen, davalının işe başlamaktan uzunca bir süre imtina ettiğini, geçiş noktalarıyla ilgili bir bildirimde bulunmadığını, maliyet hesaplamasına ilişkin bir itiraz da ortaya koymadığını, bu hususların yerel mahkemece dikkate alınmadığını, TBK'nın 480/2 maddesi ile düzenlenen götürü bedelli sözleşmelerde aşırı ifa güçlüğü hükmünün somut olayda davalı lehine uygulanamayacağını, bu hükmün uygulanabilmesi için başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülebilip de taraflarca göz önünde tutulmayan olağanüstü durumun ortaya çıkması, bu durumun borçlanılan edimin ifasını engellemesi veya son derece güçleştirmesi, bu durumun ortaya çıkmasında yüklenicinin bir kusurunun bulunmaması, yüklenicinin bu durumu iş sahibine ihbar etmesi ve yüklenicinin bu hakkı ileri sürmekten önceden vazgeçmemiş olmasının yeterli ve gerekli şartlar olduğunu, somut olayda davalı alt yüklenicinin mail iletisi ile sözleşmenin feshi için bildirimde bulunduğunu, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması veya feshi hususunda mahkemeye başvurmadan mail yolu ile feshedilmiş olması nedeniyle sözleşme ilişkisinin geriye etkili olarak ortadan kalktığını ve artık sözleşmenin değişen koşullara uyarlanmasının söz konusu olamayacağını, davalının sözleşmeye konu geçiş noktalarından sadece lokal bir noktayı gerekçe göstererek işi feshetmiş olduğunu, bu durumun müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda taraflar arasındaki sözleşmenin yürütülmesine engel olacak herhangi bir mücbir sebep koşulunun oluşmadığının tespit edildiğini, davalının saha ve proje kapsamında gerekli incelemelerde bulunmadan sözleşme imzalamış olmasının kabul edilecek bir gerekçe olmadığını, alt yüklenici sözleşmesinin "Ödeme" başlıklı 6. Maddesinin 6.1. ve 6.2. numaralı alt maddelerinde "sahaya mobilizasyonda 10.000,00 TL'nin nakit olarak alt yükleniciye ödeneceği" belirlenmiş, ancak davalı alt yüklenici tarafından sahaya mobilizasyon dahi yapılmadan sözleşmenin feshi yoluna gidildiğinden, davacı şirketçe sözleşme ile belirlenen 10.000,00 TL'lik bedelin alt yükleniciye ödenmediğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı taşerondur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafça istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında 03/07/2021 tarihinde imzalanan taşeron sözleşmesi ile davacının yüklenimindeki işin yatay sondaj ve keson işlerinin davalı tarafça yapılması kararlaştırılmış, sonrasında sözleşme davalı tarafından 07/07/2021 tarihinde feshedilmiştir. Davacı davalının sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, sonradan yeni bir sözleşme imzaladıklarını ancak zarara uğradıklarını iddia ederek menfi tazminat talep etmiştir. Mahkemece sözleşmenin davalı tarafça haklı nedenle feshedildiği, fesihte davacının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen sözleşme niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Davacı yüklenici, davalı taşeronun feshinin haksız olduğu iddiasıyla menfi tazminat istemektedir. TBK'nın 125. maddesinde borçlunun temerrüdü halinde alacaklının hakları sayılmıştır. Bu seçimlik haklardan sözleşmenin feshi tercih edilmiş ise, alacaklı haklı ise olumsuz zararının tazminini isteyebilir. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlayabileceğimiz olumsuz zararın içine sözleşmenin kurulması ve işin görülmesi için yapılan giderler ile daha elverişli koşullarla sözleşme yapılması fırsatının kaçırılmış olmasından doğan zarar da girer. Kaçırılan fırsattan doğan zarar ise, ilk sözleşmenin yapıldığı tarihteki sözleşmeye en yakın fiyat ile fesih sonucu makül sürede yeniden yapılan aynı koşullardaki sözleşme fiyatı arasındaki fark olarak hesaplanmaktadır. TBK'nın 472/son maddesine göre, yüklenici eserin gereği gibi yapılmasını tehlikeye düşürecek bir durum ortaya çıkarsa yüklenici bu durumu derhal iş sahibine bildirmek zorundadır. Aksi taktirde bu husustan kaynaklanacak zararlardan sorumlu olur. Bu maddede düzenlenen ilke "yüklenicinin ihbar ve özen yükümlülüğü" olarak ifade edilmektedir. Bilirkişi raporunda davacı iş sahibine proje ve hesap detaylarını vermemek nedeni ile atfedilen kusur yerinde değildir. Yüklenici ihbar ve özen yükümlülüğünün bir gereği olarak ve de basiretli tacir gibi hareket ederek, yapacağı işin proje ve hesap detaylarını inceleyerek işi fen ve tekniğe uygun bir şekilde yapmak zorundadır. Somut olayda yüklenici konumunda bulunan taşeron sözleşme imzası öncesinde sahayı gezip iş sahasında gördüğü sorunları iş sahibi konumundaki yükleniciye ihbar etmemiştir. Davacı taşeron ihbar ve özen yükümlülüğünün gereğini yerine getirmemiştir. Bu nedenle davacı kusurludur. Davacı yüklenici sözleşme konusu sondaj işlemlerinden bir kısmının yatay sondaj sistemi ile yapılamayacağını öngörerek sözleşme şartlarını oluşturması gerekirken bunu yapmamıştır. Ayrıca, sözleşmede taşeronun sahaya mobilizasyonu aşamasında taşerona 10.000,00 TL ödeme yapılacağı öngörülmüştür. Dosya arasındaki yazışmalardan davacının sahaya mobilize olduğu ancak söz konusu ödemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle fesihte yüklenici de kusurludur. Ortak kusur halinde tarafların birbirlerinden tazminat talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Bu itibarla Dairemizce ilk derece mahkemesinin gerekçesi yerinde bulunmamış, ancak fesihte tarafların ortak kusurlu olduğu değerlendirilerek, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulmak suretiyle, davacının menfi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK.'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/253 Esas, 2024/860 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davanın REDDİNE, 4-Davacı tarafça dava açılışında peşin yatırılan 170,78 TL peşin harç ve ıslah ile yatırılan 6.685,86 TL harç toplamı 6.865,64 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.241,24 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4 maddesi gereğince hesaplanan 63.274,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.320,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-HMK. 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde, artan gider avansının yatıran tarafa iadesine, İstinaf incelemesi yönünden; 9-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 10-Davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 300,00 TL dosya gönderme masrafı olmak üzere toplam 1.983,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/12/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Üye E-imzalıdır Katip E-imzalıdır