Başvuru, ölü doğum yapılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ölü doğum yapılması nedeniyle kişinin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 3/7/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1984 doğumlu başvurucunun hamile olduğu dönemdeki olağan takibi İstanbul'da bulunan özel bir hastane tarafından yapılmıştır. Başvurucu muayene olmak için hastaneye 2/2/2015 tarihinde müracaat etmiş, yapılan muayenesi sonucunda doğumun başladığı belirtilerek başvurucuya suni sancı verilmiştir. Başvurucu, suni sancının verilmesinden sonra normal doğum yapması için uzun süre bekletildiğini, gerekli bazı teknik cihazların hastanede olmaması nedeniyle geç müdahalede bulunulduğunu iddia ettiği doğum esnasında ölü bebek doğurmuştur. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından klasik otopsi yapılmıştır. Otopsi raporunun sonuç kısmında tüm soruşturma evrakının gönderilmesi talep edilmiştir. Başvurucu, olayda ilgili olarak hastane çalışanlarının kusurlarının bulunduğu gerekçesi ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) suç duyurusunda bulunmuştur. Başvurucu 25/2/2015 tarihinde ifade vermiştir. Başvurucu ifadesinde özetle daha önceden kendisine beyan edilen doğum tarihinden önce kontrol amacıyla hastaneye gittiğinde kendisine doğumun yaklaştığını, bu durumda eve gittiği takdirde doğumun yolda gerçekleşme riskinin olduğunun beyan edildiğini, bu beyanlar üzerine suni sancı verilmek suretiyle 7-8 saat bekletildiğini, yapılan işlem sonrasında doğumun gerçekleştirildiğini, bebeğin ağlama sesini duymadığını, kendisine bebeğin sağlık sorununun bulunmadığının söylendiğini ileri sürmüştür. Başsavcılık yapmış olduğu soruşturmada başvurucunun kusurlu olduğunu iddia ettiği doktor S.T., Ö.Ç. ve Ö.nin 6/4/2016 tarihinde, K.nın 11/4/2016 tarihinde, W.B.nin 11/5/2016 tarihinde, E.İ.K.nın ise 20/6/2016 tarihinde şüpheli sıfatı ile ifadelerine başvurmuştur. Bu kişiler özetle kendilerine yöneltilen suçlamaları reddetmiştir. Başsavcılık ayrıca söz konusu doğum hadisesine şahit olduğu iddia edilen ve diğer çalışanlardan olan H.Ç. ile G.B.nin 20/4/2016 tarihinde, E.G.nin de 11/5/2016 tarihinde tanık olarak ifadelerine başvurmuştur. Başsavcılık, ayrıca ilgili hastaneden tüm tıbbi dokümanı temin ederek olaydaki kusur durumunun araştırılması için dosyayı bir bütün olarak İstanbul Adli Kurumu İhtisas Kuruluna (ATK) göndererek rapor aldırmıştır. 16/11/2016 tarihli raporun ilgili kısmı şöyledir: ''...[A]dli tahkikat dosyasının incelenmesinde müşteki ifadelerinde bebeğin annesinin önceden 3 düşük yaptığı, Özel ....Hastanesinden takipli olduğu, bebeğin muhtemel doğum tarihinin 13/2/2015 tarihi olduğu, 2/2/2015 tarihinde kontrole gittiğinde kendi doktorunun olmadığı, orada bulunan diğer doktorların muayene ettiği, açılma olduğu için doğumun bugün olacaklarını söyledikleri, suni sancı verilmesinden sonra doğumun olduğu, bebekten ağlama sesi gelmediği, bebeğin ölü olarak doğduğunu ifade ettiği, [hastanenin] 2/2/2015 tarihli epikrizinde ağrı şikayeti olduğu, ......dikkate alındığında; anne Maşallah Tosun’un şikayetleri üzerine götürüldüğü [hastanede] muayenesinin yapıldığı, gerekli tetkiklerinin yapılmış olduğu, doğru tanı konulmuş olduğu, alınan vajinal doğum kararının uygun olduğu, bebeğin doğum esnasında hipoksiye maruz kaldığı, bu durumun öngörülemez bir klinik durum olduğu, doğum sonrası bebeğe yeniden canlandırma işlemlerinin uygulandığı, yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu cihetle anne ve bebeğin muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlere ve yardımcı sağlık personeline atfı kabil kusur bulunmadığı oy birliğiyle mütalaa olunur.'' Başsavcılık, dosyadaki belgelerden başvurucu tarafından itiraz edilip edilmediğitespit edilemeyen bu ATK raporunda beyan edilen görüşlere de yer vererek 6/2/2017 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiştir. Başvurucu anılan karara karşı bireysel başvuruda ileri sürdüğü hususları belirterek (bkz. 20) itiraz etmiştir. Yapılan itiraz İstanbul Sulh Ceza Hâkimliğinin 6/6/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. İtirazın reddine dair kararın 16/6/2017 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine başvurucu 3/7/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. İlgili hukuk için bkz. Zeki Kartal, B. No: 2013/2803, 21/1/2016, §§ 26-54; Fatih Hilmioğlu, B. No: 2014/648, 18/9/2014, §§ 28-33; Hayati Kaytan, B. No: 2014/19527, 16/11/2016, §§ 27-