11. Ceza Dairesi 2021/7063 E. , 2024/2940 K. MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/134 E., 2016/162 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihi…
**11. Ceza Dairesi 2021/7063 E. , 2024/2940 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/134 E., 2016/162 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2014/134 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; yüklenen suçu işlemediğine, suç işleme kastının bulunmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında, katılanı kefil olarak gösterip katılan adına sahte imza atmak suretiyle düzenlendiği kendisinin borçlu olarak göründüğü, düzenleme ve ödeme tarihleri sırasıyla 08.06.2013 ve 10.06.2013 olan 450,00 TL tutarındaki suça konu senedi kullandığı iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunması, katılan beyanı ve tüm dosya kapsamı itibarıyla yüklenen eylemin resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu'nda öngörülen bütün unsurlarını taşımasının gerektiği, aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiilin, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı nazara alındığında; dosyada fotokopisi bulunan suça konu senet üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 776 ncı maddesinde öngörülen zorunlu unsurlardan lehtar ve düzenleme yerini ihtiva etmediği anlaşılmakla, adli emanetin 2013/838 sırasında kayıtlı suça konu senedin aslının duruşmaya getirtilip incelenmesi, 6102 sayılı Kanun'unda öngürülen zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Kabule göre de; a. Tekerrüre esas alınan ilama konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 24.10.2019 tarihli ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ıncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, b. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin eklendiği gözetilerek hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, Bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.04.2016 tarihli ve 2014/134 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2024 tarihinde karar verildi.