4. Hukuk Dairesi 2023/8749 E. , 2023/13023 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/İHK-22982 DAVACILAR : 1-..., 2- 3- 4- vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem He…
**4. Hukuk Dairesi 2023/8749 E. , 2023/13023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/İHK-22982 DAVACILAR : 1-..., 2- 3- 4- vekilleri Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.12.2020 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İtirazın reddi Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların müteveffa sigortalı ın yasal mirasçıları olduğunu, ile Halkbank Fatsa Şubesi arasında 09.05.2018 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, müteveffanın 200.000,00 TL kredi kullandığını ve 09.05.2018 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Esnafa Hayat Sigortası yaptırdığını, ın 16.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, Halkbank Fatsa Şubesi'ne olan kredi borcunun tamamının davacı tarafça ödendiğini, buna ilişkin yazının dosyaya sunulduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.001,00 TL hayat sigortası tazminat bedelinin ölüm tarihi olan 16.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı l’ın sigorta başlangıç tarihinden öncesinden gelen kalp hastalığı olduğunu, sigortalının bu hastalığı sigorta sözleşmesi sırasında beyan etmediğini, sigortalının beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, sigorta öncesinden gelen kalp hastalığının sigorta teminatı kapsamı dışında olduğunu, sigortalının yapılmaması gereken bir sözleşmenin yapılmasına sebebiyet verdiğini, sigortalının sigorta öncesinden gelen ve davalı şirkete bildirmediği kalp hastalığına bağlı olarak vefat ettiğinin dosya kapsamıyla sabit olduğunu, davalının tazminat ödeme yükümlüğü bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında İç Hastalıkları Uzmanı tarafından hazırlanan 01.05.2021 tarihli raporun alındığı, rapora ve dosya kapsamına göre müteveffa sigortalı Süleyman İnal’ın, poliçe akdinden önce 2011 yılından beri aterosklerotık kalp hastalığı, koroner arter hastalığı, hipertansiyon ve hiperlipidemi tanılarını aldığı, bu rahatsızlıklar ile ilgili ilaçlar aldığı ve tedavi gördüğü, sigortalının bu rahatsızlıkları bilmesi ve farkında olmasına rağmen rahatsızlıklarını davalı sigortacıya bildirmediği, davalı sigortacıdan gizlediği, sigortalının ölümünün de bildirilmeyen bu rahatsızlıklardan kaynaklandığı, sigortalının Esnafa Hayat Sigortası Bilgilendirme Formu'nda imzasının bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1435 ve 1439 uncu maddeleri ile Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın C.2 maddesinde, sigortalının sözleşmenin yapıldığı sırada bildiği/farkında olduğu veya bilmesi gereken tüm önemli hususları/rahatsızlıkları sigortacıya bildirmek zorunda olduğu, bu yükümlülüğe uyulmamış ve sigortacı için önemli olan bir husus bildirilmemiş/gizlenmiş veya yanlış bildirilmişse, bu yükümlülüğün kasten ihlali ve bildirilmeyen rahatsızlık ile gerçekleşen ölüm arasında illiyet bağının bulunması halinde sigortacının tazminat veya bedel ödeme borcunun ortadan kalkacağı öngörüldüğü, olayda müteveffa sigortalının farkında ve biliyor olmasına rağmen önemli bir rahatsızlığını gizlediği, gizlediği bu rahatsızlık ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğunun bilirkişi raporu ile belirlendiği, 6102 sayılı TTK’nın 1435 ve devamındaki maddeleri ile Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın C. 2. 2. maddesi doğrultusunda davacıların talebinin teminat kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle, başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı Süleyman İnal’ın hastalıkları ile ölüm sebebi arasında illiyet bağı olmadığını, illiyet bağı olsa bile sigortalının beyan yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesine davalı sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sebep olduğunu, davalının açıkça aydınlatma, bilgilendirme ve bildirim yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, sigortalıya evrakları inceleme fırsatı verilmediğini. sigortalının çoğu evrakta imzasının bulunmadığını, Hayat Sigortası Başvuru Formu'nda sigortalıya sağlık sorunlarının sorulmamış ve cevaplarının alınmamış olduğunu, formadaki kutucukların boş bırakıldığını, Hayat Sigortası Başvuru Formu'nda sigortalının imzasının alınmadığını, bu nedenle sigortalının kendisinde var olan rahatsızlık ve tedavileri gizleyip gizlemediğinin değerlendirmesinin yapılamayacağını, kredi sözleşmesi imzalanırken sigortalıya kredi sözleşmesi dışında hiçbir evrakın gösterilmediğini, Hakem Heyetince Esnafa Hayat Sigortası Bilgilendirme Formu'nun 2 nci sayfasında sigortalının imzasının olduğu belirtilmişse de taraflarında bulunan bu evrakta sigortalının imzasının bulunmadığını, Esnafa Hayat Sigortası Bilgilendirme Formu'nun tüm sayfalarının sigortalıya imzalatılmadığını, ispat yükünün davalı sigorta şirketinde olduğunu, davalının basiretli tacir konumunda olup, başvuru formundaki sağlık bölümünün sigortalıya doldurtulmamış ve imzalatılmamış olduğunu, bu nedenle davalının ispat yükümlüğünü yerine getirmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için sigortalının hastalıkları ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu varsayılsa dahi, bilirkişi raporu alınarak kusur tespiti yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle asli kusurlu olduğunu, kusur oranının belirlenerek taraflarına kusur oranı ile orantılı olarak tazminata hükmedilmesi gerektiğini, sigortalının 67 yaşında kredi çektiğini, davalı sigorta şirketinin basiretli tacir olması sebebiyle kredi sözleşmesi sırasında sigortalının sağlık durumunu araştırması, buna ilişkin Sağlık Taraması Belgesi istemesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; müteveffa sigortalının farkında ve biliyor olmasına rağmen önemli bir rahatsızlığını gizlediği, gizlediği bu rahatsızlık ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğunun dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hayat sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı TTK’nın 1435, 1436 ve 1439 uncu maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın C.2 maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. Davacılar: 269,85 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 210,55 TL Kalan