Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4803 E. , 2024/5390 K. T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4803 Karar No : 2024/5390 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konus…
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/4803 E. , 2024/5390 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/4803 Karar No : 2024/5390 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı adına ... Gümrük Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: 2016/8478 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, davacı adına tescil edilen ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı "ceviz içi" ticari tanımlı eşyanın, "İran" değil, "Ukrayna" menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Mahkemelerince verilen ara kararı üzerine gönderilen belgeler ile savunma dilekçesi ekinde yer alan belgelerin birlikte incelenmesinden; ... adlı Uluslararası Menşei Sorgulama Sitesinde yapılan sorgulamada davaya konu eşyanın Ukrayna menşeli olduğunun görüldüğü, idarece sonradan kontrol işlemi yapılmadan işlem tesis edildiği anlaşıldığından, 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 198. maddesine 5911 sayılı Kanun'la eklenen 4. fıkranın yürürlükte olduğu dönemde tescil edilen beyanname muhteviyatı eşyaya ilişkin olarak tesis edilen ek tahakkuk ve para cezası kararında Kanun'un aradığı şartların oluşmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Uyuşmazlık konusu eşyanın menşeinin Ukrayna olduğu, sınır ticareti kapsamında tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağı, davacı tarafından serbest iradeyle beyan edilen tutar üzerinden tahakkuk ettirilen vergilere ve bu vergiler üzerinden karara bağlanan para cezasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu tesis edilen ek tahakkuk ve para cezası kararında hukuka aykırılık bulunmayıp, 4458 sayılı Kanun'da öngörülen koşullar gerçekleştiğinden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 2016/8478 sayılı Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında, davacı adına tescil edilen ... tarih ve ... sayılı beyanname muhteviyatı "ceviz içi" ticari tanımlı eşyanın, "İran" değil, "Ukrayna" menşeli olduğunun tespit edildiğinden bahisle, ek olarak tahakkuk ettirilen gümrük ve katma değer vergileri ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre karara bağlanan para cezalarına vaki itirazın reddine dair işlemlerin iptali istemiyle dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun, 5911 sayılı Kanun'la değişik şekliyle, 61. maddesinin 3. fıkrasında, tescil edilmiş beyannamenin, ait olduğu eşyanın vergileri ve para cezalarından dolayı taahhüt niteliğinde beyan sahibini bağlayacağı ve gümrük vergileri tahakkukuna esas tutulacağı; 242. maddesinin 1. fıkrasında, yükümlülerin, kendilerine tebliğ edilen gümrük vergileri, cezalar ve idari kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içinde bir üst makama, üst makam yoksa aynı makama verecekleri bir dilekçe ile itiraz edebilecekleri; 2. fıkrasında, idareye intikal eden itirazların otuz gün içinde karara bağlanarak ilgili kişiye tebliğ edileceği; 4. fıkrasında, itirazın reddi kararlarına karşı, işlemin yapıldığı yerdeki idari yargı mercilerine başvurulabileceği hükümlerine yer verilmiştir. "Sınır Ticaretinin Düzenlenmesine" ilişkin 2016/8478 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 9. maddesinin 3. fıkrasında, ithalat işlemlerinde, eşyanın ilgili sınır ülkesinde üretildiğine veya imal edildiğine dair ithalatın yapılacağı ülkenin yetkili makamlarınca düzenlenen menşe şahadetnamesinin ilgili gümrüklerce aranacağı, üçüncü ülke menşeli ürünlerin bu Karar kapsamında ithalatına izin verilmeyeceği; 17. maddesinin 1. fıkrasında ise, gerçek dışı menşe belgesi ibraz edilerek ithal edildiği tespit olunan ürünler için eşyanın ithalinde ödenmesi öngörülen gümrük vergisi, eş etkili vergi, diğer vergi, mali ve ek mali yüklerin tamamının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ilgililerden tahsil edileceği ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezasının uygulanacağı düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; gümrük vergileri tahakkukları dolayısıyla vergi mahkemesinde idari dava açılabilmesi için, söz konusu tahakkuklara karşı Gümrük Kanunu'nun 242. maddesinde öngörülen idari itiraz yoluna başvurulmuş ve bu başvurunun zımnen ya da açık olarak reddedilmiş olması; itiraz yoluna başvurulabilmesi için de, idarece kendiliğinden yapılmış bir ek tahakkuk işleminin veya ihtirazi kayıtla verilen gümrük beyannamesine dayalı tahakkukun bulunması gerekmektedir. İhtirazi kayıt, uygulamada, beyanın bağlayıcılığını etkisiz kılmak ve hak arama yollarına başvuru hakkını saklı tutmak amacıyla beyannameye konulan ve beyanın serbest irade ürünü olmadığını gösteren açıklama olarak nitelendirilmektedir. İhtirazi kaydın bu etkisini gösterebilmesi, yasalarda beyanda bulunulması için belli edilen süre veya zamanda konulmuş olmasına bağlıdır. Gümrük vergileri yönünden bu süre veya zaman da, gümrük yükümlülüğünün başladığı; başka bir deyişle, beyannamenin tescil edildiği tarihtir. Dosyanın incelenmesinden, davacı adına tescilli serbest dolaşıma giriş beyannamesinin ekinde yer alan menşe belgesinin davalı idareye sunulduğu ve beyannamenin ''yurt dışı giderler'' bölümüne gözetim bedelinin dahil edilmesi suretiyle oluşan kıymet üzerinden ihtirazi kayıt konulmaksızın gümrük idaresine beyanda bulunulduğu ve davacının bu beyanı doğrultusunda gümrük vergilerinin tahakkuk ettirildiği, akabinde, eşyanın menşeinin Ukrayna olduğunun anlaşılması üzerine, eksik alınan vergilerin ek olarak tahakkuk ettirildiği ve anılan vergiler üzerinden 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca para cezalarının karara bağlandığı, bu kararlara vaki itirazların reddi üzerine de anılan ret işlemlerinin iptali istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Olayda, davacı tarafından ibraz edilen menşe belgesinin incelenmesinden, belge içeriğinde Farsça ve Fransızca olarak "ürünlerin Ukrayna menşeli olduğu belgelenmiştir." ibaresinin yer aldığı, Uluslararası Menşei Sorgulama Sitesinde yapılan sorgulamada da anılan ürünlerin Ukrayna menşeli olduğunun belirlendiği anlaşıldığından, üçüncü ülke menşeli ürüne ait bir belgeyle sınır ticareti kapsamında tercihli tarife uygulamasından yararlanılamayacağının kabulü gerektiğinden, davacı adına ek olarak tahakkuk ettirilen vergilere ilişkin işlem yönünden davanın reddedilmesi gerekirken, ek tahakkuka vaki itirazın reddine dair işlemin iptali yolundaki hüküm fıkrasında hukuki isabet görülmemiştir. Diğer taraftan, bozma üzerine verilen kararda, 4458 sayılı Kanun'un 234. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza uygulanması için öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, dolayısıyla para cezasına vaki itirazın reddine dair işlemin hukuka uygun olup olmadığının da verilecek kararda ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 24/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.