1. Ceza Dairesi 2026/288 E. , 2026/2007 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2024/777 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/180 Esas, 2024/777 Karar sayılı kararı ile hüküml…
1. Ceza Dairesi 2026/288 E. , 2026/2007 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/180 E., 2024/777 K. SUÇ : Kasten yaralama İNCELEME KONUSU KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/180 Esas, 2024/777 Karar sayılı kararı ile hükümlünün, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/11. maddesi uyarınca basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen önceki hükmün açıklanması ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/2. maddeleri gereğince 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibariyle 5271 sayılı Kanun'un 272/3-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olmakla, 10.10.2024 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 16.12.2025 tarihli ve 2025/498 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151102 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.12.2025 tarihli ve KYB - 2025/151102 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerektiği nazara alındığında, sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli kararında 1.120,00 Türk lirası adli para cezasına mahkum olduğu gözetilmeden, Mahkemesince hüküm açıklanırken basit yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanmaksızın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 29/1, 62, 52/2. maddeleri gereğince sonuç cezanın 1.500,00 Türk lirası adli para cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanık aleyhine fazla ceza tayin olunmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan beşinci fıkrası ve onbirinci fıkrası;“(5) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder. ... (11) (Ek: 6.12.2006-5560/23 md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklinde düzenlenmiştir. 2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; basit yargılama usûlü uygulanması suretiyle verilen ve hükmün açıklanmasına esas alınan Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2020/58 Esas, 2021/94 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 29, 62, 5271 sayılı Kanun'un 251/3 ve 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddeleri uyarınca 1.120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 27.10.2021 tarihinde kesinleşmesinin ardından, hükümlünün tabi tutulduğu denetim süresi içerisinde 15.05.2022 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edildiği anlaşılmıştır. İnceleme konusu dosyada Mahkemece basit yargılama usûlünün uygulanması suretiyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının kesinleşmesi üzerine tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işleyen hükümlü hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca genel hükümlere göre yargılama yapılması suretiyle hükmün aynen açıklanmasına karar verilmesi gerektiği ve bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesine göre de indirim yapılması gerektiği dikkate alınmadan hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 86/2, 86/3-e, 29, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesinde yer alan; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklindeki düzenleme uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan verilen Tekirdağ 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2024 tarihli ve 2024/180 Esas, 2024/777 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; “Denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkındaki hüküm açıklanarak sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi gereği 120 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemini silahtan sayılan cisimle gerçekleştirmesi nedeniyle sanık hakkında belirlenen temel cezadan 5237 sayılı Kanun’un 86/3-e maddesi gereği (1/2) oranında artırım uygulanarak 180 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın eylemi tahrik altında gerçekleştirmesi nedeniyle haksız tahrik indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 29. maddesi gereği (1/2) oranında indirim uygulanarak 90 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığın lehine takdirî indirim sebebi uygulanarak sanık hakkında belirlenen cezadan 5237 sayılı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında indirim uygulanarak 75 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Önceki kararın basit yargılama usulü uygulanarak verilmiş olması nedeniyle sanık hakkında belirlenen cezadan 5271 sayılı Kanun’un 251/3. maddesi gereği (1/4) oranında indirim uygulanarak 56 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, Sanık hakkında belirlenen gün karşılığı adlî para cezasının, 5237 sayılı Kanun’un suç tarihi itibariyle lehine olan 52/2.maddesi gereği günlüğü 20,00 TL’den olmak üzere paraya çevrilmesiyle 1.120,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, infazın belirlenen şekilde yapılmasına, kararın diğer kısımlarının aynen bırakılmasına,” Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.