T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1899 KARAR NO: 2025/2250 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/04/2025 NUMARASI: 2025/25 Esas - 2025/279 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1899 KARAR NO: 2025/2250 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 21/04/2025 NUMARASI: 2025/25 Esas - 2025/279 Karar DAVA: Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava yaralamalı trafik kazası nedeni ile sürekli iş göremezlik, geçici iş görmezlik, geçici bakıcı gideri, tedavi gideri tazminatına ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın zamanaşımı sebebiyle reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kanun hükmünde zamanaşımının açıkça zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, uzamış ceza zamanaşımı süresinin dava konusu kaza nedeniyle 8 yıl kabul edildiğini, pandemi nedeniyle zamanaşımı sürelerinin 94 gün boyunca durduğunu ayrıca 06.02.2023 tarihli deprem nedeniyle olağanüstü hal ilan edilen illerde bir kısım yargısal sürelerin 06 Nisan 2023 tarihine kadar durdurulmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile de yargıda sürelerin 60 gün boyunca durduğunu, vekil olarak deprem tarihi itibariyle de Gaziantep Barosuna kayıtlı olduğundan sürelerin durması dosyanın kapsamını etkilediğini, dolayısıyla iş bu dosya nezdinde pandemi nedeniyle 94 gün ve deprem nedeniyle de 60 gün boyunca sürelerin durduğunu, trafik kazasının 07.07.2016 tarihinde meydana geldiğini, arabuluculuk, pandemi ve deprem nedeniyle duran sürelerin hesaba katıldığında zamanaşımının 193 gün uzaması gerektiğini, 20.01.2025 tarihinde zamanaşımı süresinin dolduğunu ancak davanın 11.01.2025 tarihinde açıldığını, dolayısıyla zamanaşımı süresinin içerisinde dava açılmış olup davanın red gerekçesinin hukuka uygun olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.2918 sayılı KTK'nın 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmüne, yine aynı kanunun 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir.5237 sayılı TCK'nın 89.maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir.Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi (1)Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12.1.2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13.03.2020 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 30.4.2020 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmî Gazete’de yayımlanır.” hükmünü haizdir. 2480 Sayılı Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar, 30 Nisan 2020 tarihli ve 31114 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olup; yayımı tarihinde yürürlüğe giren 7226 Sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi 1. fıkrası a bendi kapsamında 13.03.2020 tarihinden itibaren duran sürelerin 15.06.2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.15. maddesine göre "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez."Olağanüstü Hal Kapsamında yargı alanında alınan tedbirlere ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Yargı Alanında Alınan Tedbirler"başlıklı 2.maddesinin 1.fıkrasının A bendinde dava açma, icra takibi, şikayet dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin, 06/02/2023 tarihinden itibaren 06/04/2023 tarihine kadar duracağı belirtilmiş olup, 5.fıkrasında bu madde hükmünün OHAL ilan edilen illerin barosuna 06/02/2023 tarihi itibariyle kayıtlı avukatlar ile diğer barolara kayıtlı olup aynı tarihte bu illerde bulunan avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanacağı ve 6.maddesinde ise OHAL ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; OHAL ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya OHAL ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmünün söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 06/03/2023 tarihine kadar uygulanacağı düzenlenmiştir.Davacı vekilinin Gaziantep barosuna kayıtlı olduğu dosya kapsamındaki vekaletnameden anlaşılmış ise de davacı tarafından verilen vekaletnamenin 01/03/2024 tarihi olduğu nedenle deprem nedeni ile duran sürelerden yararlanılması mümkün olmayacaktır.Somut uyuşmazlıkta; Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanunu göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Eldeki uyuşmazlıkta tazminata konu trafik kazası 07/07/2016 tarihinde meydana gelmiş, dava ise 11/01/2025 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklanan kanun hükmü ile Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca durma süresi 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır. Durma süresi olan 95 günün, zamanaşımın son günü olan 07/07/2024 tarihine eklenmesi halinde 12/10/2024 tarihine kadar uzadığı, yine bu tarihten önce 29/06/2024 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğu, davacının arabulucuya başvuru tarihi 29/06/2024 tarihi ile düzenlendiği 07/08/2024 tarihleri arasında geçen süre ( 39 gün) kadar da zamanaşımı durduğu, durma sürelerinin tamamı eklendiğinde zamanaşımının 21/11/2024 tarihinde dolduğu görülmektedir. Mahkemece davanın zaman aşımı nedeni ile reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Peşin alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/12/2025