7. Ceza Dairesi 2023/3446 E. , 2023/7524 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan asıl hükümlerin ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihind…
**7. Ceza Dairesi 2023/3446 E. , 2023/7524 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan asıl hükümlerin ve temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin asıl kararı ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2015 tarihli ve 2014/1522 Esas, 2015//1672 Karar sayılı kararı ile; a) Sanık ... hakkındaki kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle düşmesine, b) Sanık ...'ın kaçakçılık suçundan 6 ... 20 gün hapis ve 740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan ... İdaresi vekili tarafından süresinde temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. 3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.12.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1103 Karar sayılı asıl kararı ile; a) Sanık ... hakkındaki kamu davasının sanığın ölümü nedeniyle düşmesine, b) Sanık ...'ın kaçakçılık suçundan hapisten çevrili 2.000,00 TL ve 740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, adlî para cezasının taksitlendirilmesine, kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının iadesine karar verilmiştir. 4.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1103 Karar sayılı ek kararı ile malen sorumlunun katılma talebinde bulunmamış olması nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.02.2023 tarihli, 2022/111937 sayılı Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; sanık ... ile sınırlı olup, ... hakkında şartları olmadığı halde düşme kararı verildiğine, sanık ...'ın idaresindeki nakil aracının müsaderesinin gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ...'a ilişkin hükmün bozulması talebine ilişkindir. B. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz isteği; araca otostop çekerek binmiş olduğuna ve araçta kaçak şeker olduğunu bilmediğine ilişkindir. C. Malen sorumlunun Temyiz Sebepleri Malen sorumlunun ek karara yönelik temyiz isteği; araç üzerindeki tedbir şerhi nedeniyle mağdur olduğuna, suçla ilgisinin bulunmadığına ve re'sen belirlenecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.23.04.2014 tarihinde saat 23.00 sıralarında 18-19 no'lu hudut kazıkları arasında 63200-00150 koordinatlarında siyasi hududa 230 metre mesafede ...-... Karayolu üzerinde askeri yasak bölgede icra edilen yol kontrolü sırasında sanıklardan Mahmut'un şoförü, ...'in ise yolcusu olduğu malen sorumlu ... adına kayıtlı 25 DK ... plaka sayılı ... Transit marka minibüsün durdurulduğu ve araçta 80 adet 50 kg'lık çuvallarda toplam 4000 kg toz şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıkların aynı yöndeki savunmalarında birbirlerini tanımadıklarını, olay tarihinde ... Beldesinden dönmekte iken ayrı ayrı noktalardan 25 DK ... plakalı minibüse otostop çekerek bindiklerini, araç sürücüsünü tanımadıklarını, ... aracı durdurduğunda şoförün kaçıp gittiğini, kaçak şekerle ilgilerinin bulunmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettikleri anlaşılmıştır. 3.Tutanak tanığı E.T.'nin beyanında olay tarihinde gözetleme kulesi tarafından Suriye sınırından Türkiye'ye ... Fort Transit marka bir aracın giriş yaptığının bildirilmesi üzerine olay yerine intikal ettiklerini, aracın içinde iki kişi olduğunu, araçtan kaçan bir kimse olmadığını belirtmiştir. 4.Malen sorumlu 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle alınan beyanında; olay tarihinde aracın O.Ç. adlı şahısta kiralık olarak bulunduğunu, aracın ne işte kullanıldığını bilmediğini, davacı ve şikâyetçi olmadığını, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği ve söz konusu aracın 12.03.2014 tarihi itibarıyla üç ... süre ile O.Ç.'ye kiralandığına ilişkin ... 3. Noterliğinde düzenlenmiş 12.03.2014 tarihli ve 05987 yevmiye numaralı kira sözleşmesi suretini ibraz ettiği belirlenmiştir. 5.Tanık O. Ç'nin beyanında; aracı bir süreliğine malen sorumludan kiraladığını ancak daha sonra kira sözleşmesini noter vasıtasıyla feshettiğini ve aracı iade ettiğini, sanıkları tanımadığını belirttiği anlaşılmıştır. 6.Şeker Kurumunun 14.07.2014 tarihli cevabi yazısında; numunenin ülkemizde üretimi yapılmayan kamış şekeri olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. IV. GEREKÇE A. Malen Sorumlunun Ek Karara Yönelik Temyiz İstemine Göre Yapılan İnceleme Malen sorumlunun 5271 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesindeki hakları hatırlatılmak suretiyle alınan beyanında şikâyetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini beyan ettiği cihetle; 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Kanun’un 315 inci maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, malen sorumlunun ek karara yönelik temyiz isteği yerinde görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Düşme Hükmü Yönünden Sanık ...'ın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre 07.03.2015 tarihinde vefat ettiği anlaşılmış olup, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir..." şeklindeki düzenleme karşısında, hükümden önce vefat ettiği anlaşılan sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiş, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. 25 DK ... Plaka Sayılı Nakil Aracı Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için ... niyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, malen sorumlunun aracın aralarındaki kira sözleşmesi nedeniyle olay tarihinde tanık O.Ç.'nin uhdesinde bulunduğunu belirterek kira sözleşmesini ibraz etmesi ve O. Ç. tarafından kira ilişkisinin doğrulanması karşısında, dosya kapsamında malen sorumlunun ... niyet iddiasının aksi ispatlanamadığından nakil aracının ... niyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. D.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi suretiyle sanığın yanıltılarak, sanığa usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; sanığa soruşturma aşamasında 24.04.2014 tarihli tebliğ-tebellüğ tutanağı ile etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu ve sanığın mahkemedeki beyanında da ödeme gücünün olmadığını belirttiği anlaşılmış olup, tebliğnamede yer alan bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. 2.Sanık ...'ın beyanlarının tutanak tanığı tarafından doğrulanmaması, tutanak içeriği ve tutanak tanığının beyanına göre araçtan kaçan bir şahıs olmaması, ele geçen kaçak toz şekerin miktar itibarıyla araçtaki kişiler tarafından görülebilecek durumda olması, sanık ...'ın aracın şoförü olduğu anlaşılan diğer sanıkla aynı doğrultuda somut delillerle uyuşmayan savunma yapmasının fikir ve eylem birlikteliğini ortaya koyması hususları birlikte değerlendirildiğinde, savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği anlaşılmış, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Tutanak tanığı E. T.'nin beyanında olay tarihinde gözetleme kulesi tarafından Suriye sınırından Türkiye'ye ... ... Transit marka bir aracın giriş yaptığını bildirmesi üzerine olay yerine intikal ettiklerini belirtmesine göre, aracın Suriye ülkesinden kaçak yollarla ülkeye giriş yaptığı, buna göre de eylemin olay tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında bulunduğu gözetilmeksizin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması, Kabule göre de; 4.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un üçüncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarih, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı sonrası 17.10.2019 tarihinde kabul edilen 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarih ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin mahkemesince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A. Malen Sorumlunun Ek Karara Yönelik Temyiz İstemine Göre Yapılan İnceleme Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.02.2022 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1103 Karar sayılı temyizin reddine dair ek karara yönelik malen sorumlu tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden malen sorumlunun temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... Hakkında Kurulan Düşme Hükmü ve 25 DK ... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) ve (C) paragraflarında açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1103 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle düşme ve nakil aracının iadesine ilişkin hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (D) paragrafının (3) ve (4) no'lu bentlerinde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 tarihli ve 2021/360 Esas, 2021/1103 Karar sayılı kararına yönelik sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden mahkûmiyet hükmünün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sonuç cezada sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.