1. Hukuk Dairesi 2010/8759 E. , 2011/303 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Necdet Ulman'ın çekişme konusu taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı yeğenine temlik ettiğini ileri sürerek pay oranında iptal-tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, satış bedelini murise ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın davacıy…
**1. Hukuk Dairesi 2010/8759 E. , 2011/303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı Necdet Ulman'ın çekişme konusu taşınmazlarını mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak davalı yeğenine temlik ettiğini ileri sürerek pay oranında iptal-tescil isteğinde bulunmuştur. Davalı, satış bedelini murise ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, miras bırakanın davacıya da temlikte bulunduğu, temliki işlemin bedelli, gerçek satış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar,davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.01.2011 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR\_ Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkin olup, Mahkemece, miras bırakanın davalıya yapmış olduğu üç parça taşınmaz temlikinin mirasçıdan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olmadığı, özellikle, davacınında miras bırakanın terekesinden pay aldığı gerekçe yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtilmelidir ki, miras bırakanın temlikteki amacının, sağlığında sahibi bulunduğu malvarlığını paylaştırmak olduğunu kabul edebilmek için, tüm mirasçıları kapsar şekilde ve her bir mirasçıyı ama az ama çok makul kabul edilebilecek düzeyde malvarlığından nemalandırması gerektiği tartışmasızdır. Oysa, miras bırakanın, davanın tarafları dışında başkaca mirasçılarının da bulunduğu dosya kapsamıyla sabittir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.