Başvuru, hizmetinden istifade edilememesi gerekçe gösterilerek uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, hizmetinden istifade edilememesi gerekçe gösterilerek uzman erbaş sözleşmesinin yenilenmemesi nedeniyle özel hayatın gizliliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Türk Silahlı Kuvvetlerinde (TSK) 2011 yılında göreve başlayan başvurucunun uzman erbaş sözleşme süresi 31/12/2014 tarihi itibarıyla sona ermektedir. Başvurucunun sözleşmesinin yenilenmesi istemiyle yaptığı başvuru görevde kendisinden istifade edilememesi nedeniyle 24/12/2014 tarihli işlemle reddedilmiş ve 31/12/2014 tarihi itibarıyla ilişiği kesilmiştir. Başvurucu sözleşmenin yenilenmemesi işleminin iptali istemiyle 14/1/2015 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde (AYİM) Millî Savunma Bakanlığı aleyhine dava açmıştır. Başvurucu dava ve cevap dilekçelerinde özetle; hiçbir disiplin cezasının olmadığını, başarılı bir meslek hayatı olduğunu, sözleşmesinin neden feshedildiğine dair kendisine bilgi verilmediğini, eşinden boşandığı süreçte psikolojik sorunlarının bulunduğunu, üstlerinin yönlendirmesi ile başvurduğu psikiyatri servisi tarafından elli beş gün istirahat verildiğini, sağlık sorunlarının düzeldiği yönündeki tıbbi raporun idarece dikkate alınmadığını, idarenin takdir yetkisini kullanırken objektif kriterlere bağlı kalmadığını ifade etmiştir. Davalı idare savunma dilekçesinde; başvurucunun ailevi problemlerinden dolayı yaşadığı psikolojik sorunları nedeniyle olumsuz örnek teşkil ettiğini, askerlik mesleğinin değerlerini özümseyemediğini, tüm ikazlara ve rehberlik danışma tedbirlerine rağmen durumunda olumlu bir gelişme ya da buna yönelik çabasının gözlenmediğini belirtmiştir. Dilekçede ayrıca sorunlarını çözdüğünü beyan etse de başvurucunun kendisine, ailesine ve eşinin daha önce ilişkisi olan kişilere zarar verebilecek psikolojide olmasının tehlike arz ettiği, bu nedenle şahsi tabancasına el konulduğu, aldığı istirahat raporları nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir. Davalı idare son olarak 31/1/2013 tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu’nun ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlik hâllerinin sayıldığı Maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde tanımlanan iffetsiz bir kimse ile evlenmek veya böyle bir kimse ile yaşamak hükmünü de gözönünde bulundurarak başvurucunun durumu ve aile yapısı itibarıyla TSK’nın disiplinini temelden sarsması ve askerlik mesleğinin değerleriyle bağdaşmaması nedeniyle sözleşmenin yenilenmediğini ileri sürmüştür. AYİM Birinci Dairesi (Daire) 26/1/2016 tarihli kararıyla davanın reddine karar vermiştir. Kararda, başvurucunun Gelibolu’da görev yaparken 18/2/2014 tarihinde Birlik Komutanlığına verdiği dilekçesinde; tatbikatlardan döndüğünde eşinin soğuk davrandığı, eşinin telefon konuşması dökümünden başka erkeklerle konuştuğunu tespit ettiği, eşinin bu durumu itiraf ettiğini belirterek atama talebinde bulunduğu, ayrıca başvurucunun şiddetli geçimsizlik ve evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle 20/2/2014 tarihinde eşinden anlaşmalı olarak boşandığı, başvurucunun eşiyle ilgili durumu dilekçeye yazmak suretiyle aleni hâle getirdiği ve eşinin ahlaki durumu konusunda asker kişi olarak kendi çevresinde ve birliğinde bir kanaat oluşturduğu belirtilmiştir. Kararda ayrıca, başvurucunun bu süreçte psikolojik sorunlar yaşadığı, şahsi tabancasının kendisine ve ailesine zarar verebileceği düşüncesiyle kendisinden alındığı, psikolojik sorunlarının devam etmesi üzerine tedavi gördüğü, 2014 yılında toplam elli bir gün istirahat raporu aldığı, yıllık iznini kullanmakta iken ayrıldığı eşiyle tekrar evlendiği, buna göre sözleşmenin yenilenmesi gereken tarihte sözleşmenin feshi gerekçelerinden olan kendisinden istifade edilemeyeceği koşulunun gerçekleştiği, sonuç olarak sözleşme yenilememe işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı ifade edilmiştir. Karar düzeltme talebi Dairenin 17/5/2016 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Nihai karar 31/5/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 30/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu’nun “Hizmet süresi” kenar başlıklı Maddesinin ilgili kısımları şöyledir:“Uzman erbaşlar; iki yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla sözleşme yaparak göreve başlar ve Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı ile ilgilendirilirler. Bunlardan;D) İstihdam edildikleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili sağlık nitelikleri uygun olanların, …müteakip sözleşmeleri, bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak şartıyla azami elliiki yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir.” 3269 sayılı Kanun’un “Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar” kenar başlıklı Maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları şöyledir:“Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar.Görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemler, çıkarılacak yönetmelikte düzenlenir.” 20/9/2005 tarihli ve 25942 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği’nin (Yönetmelik) “Sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar” kenar başlıklı Maddesinin ilgili kısmı şöyledir: “Uzman erbaşlar, sözleşme süresinin bitiminde terhis edilirler. Bunlardan sözleşmelerinin yenilenmesini isteyenlerin istekleri, müteakip sözleşme süreleri bir yıldan az, beş yıldan fazla olmamak kaydıyla, aşağıdaki şartlar altında kabul edilir:a) Taahhüt ettiği sürenin bitimine en az üç ay kala (yurt dışı geçici göreve gidecek uzman erbaşlar için altı ay kala) hizmet süresini uzatmak istediğine dair bir dilekçe ile müracaat etmiş olmak,b) Almış oldukları son sicil notu, sicil tam notunun yüzde altmış (%60) ve daha yukarısında olmak,c) Fiilî kadroda münhal bulunmak,ç) İstihdam edildikleri veya edilecekleri kadronun görev özelliklerine göre sınıf ve branşları ile ilgili 8/10/1986 tarihli ve 86/11092 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinde belirtilen sağlık niteliklerine sahip olmak.…Bu suretle işlemleri tamamlanan uzman erbaşların sözleşmelerinin uzatılması, … tasdik edilir ve ilgili kuvvet komutanlığına, Jandarma Genel Komutanlığına ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirilir. Bu şekilde sözleşmelerin uzatılması tasdik edilenler, yeni bir taahhütname imzalayarak göreve devam ederler. Uzman çavuş ve uzman onbaşıların sözleşmeleri azamî 45 yaşına girdikleri yıla kadar uzatılabilir.” Yönetmelik’in “Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri” kenar başlıklı Maddesinin ikinci fıkrası şöyledir: “Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır.”