14. Hukuk Dairesi 2012/11647 E. , 2012/13319 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.05.2011 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeris…
**14. Hukuk Dairesi 2012/11647 E. , 2012/13319 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.05.2011 gününde verilen dilekçe ile taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 17.11.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı ... iptali ve pay tescili istemine ilişkindir. Davalı ..., davanın reddini savunmuş, diğer davalılar ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğundan satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan davaların kabulüne karar verebilmek için sözleşmenin ifa olanağı bulunmalıdır. Elbirliği mülkiyetine (TMK m.701) konu bir taşınmazda elbirliği (iştirak halinde) ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satım vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte elbirliği ortaklığı çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağının varlığından söz edilemez. Bu durum, satışı vaat edilen taşınmazın tapusunda temliki tasarrufu engelleyen bir kaydın bulunması veya 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesi hükmüne aykırı şekilde taşınmaz satışı vaat edilmesi ya da vaade konu taşınmazın bir başka mahkemede mülkiyet uyuşmazlığına konu olması halinde de geçerlidir. Somut olayda davacı, davalı tarafın dava konusu 204 ada 6 parsel sayılı taşınmazdaki murisleri ...’dan intikal edecek payı noterde 06.10.2004 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile satmayı vaat ettiklerini ileri sürerek ... iptali ve pay tescili istemiştir. Dava konusu taşınmazın dava tarihinde elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olduğu anlaşılmış ise de, davacı mahkemeden aldığı yetki belgesine dayanarak elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi istemiyle dava açmış ve... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1887 Esas, 2010/2142 Karar sayılı ilamı ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmiştir. Dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi ise de yargılama sırasında paylı mülkiyete çevrildiği anlaşıldığından işin esasının incelenerek bir karar verilmesi gerekir. İşin esası incelenirken de 5403 sayılı ... Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun ilgili hükümleri dikkate alınmalıdır. 5403 sayılı ...Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8. maddesi 5578 sayılı Kanunla değiştirilerek; Tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır.