Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2296 E. , 2024/4226 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2296 Karar No : 2024/4226 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... - Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YA
Danıştay 7. Daire Başkanlığı 2022/2296 E. , 2024/4226 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y YEDİNCİ DAİRE Esas No : 2022/2296 Karar No : 2024/4226 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Defterdarlığı (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) - (E - Tebligat) VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İnşaat Sanayi Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... - Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem: Davacı adına, ... Anonim Şirketinin 2019 yılının Mart dönemine ait özel tüketim vergileri ve vergi ziyaı cezalarından oluşan borçları nedeniyle, müteselsil sorumlu olduğundan bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca alınan ihtiyati tahakkuk kararı ile aynı Kanun'un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptali istemiyle dava açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesi uyarınca ihtiyati haczin, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla uygulanacağı, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 33. maddesinde yer alan mahallin en büyük memuruna yapılan atıfların vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı düzenlemesi ile ihtiyati hacze karar vermeye vergi dairesi başkanı veya başkanlığının yetkili hale geldiği, ancak 5345 sayılı Kanun'un 33. maddesinin 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 70. maddesi ile 09/07/2018 tarihinde yürürlükten kaldırıldığı, buna göre, ihtiyati haciz kararı almaya alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun tekrar yetkili hale geldiği, ardından, 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atıflar" başlıklı 798. maddesine 24/07/2018 tarih ve 30488 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 26. maddesinin (3) numaralı fıkrasının "e" bendi ile eklenen (C) bendi ile tekrar, mahallin en büyük memuruna yapılan atıfların vergi dairesi başkanı ve başkanlığına yapılmış sayılacağı düzenlemesinin getirildiği, ancak daha önce ihtiyati hacze yetkili kişi kanunla vergi dairesi başkanı ve başkanlığı olarak değiştirilmişken, son tahlilde 6183 sayılı Kanun'la mahallin en büyük memuruna verilen ihtiyati haciz kararı alma yetkisinin, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile vergi dairesi başkanı ve başkanlığına verildiği, dolayısıyla bir konuda kanunda açık düzenleme varken aynı konuda Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile farklı bir düzenleme getirildiği, Anayasa'nın 104. maddesinde, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı açıkça belirtildiğinden aynı konuda farklı iki kişiye yetki verildiği ve bu yetkilerden birinin kanunla, diğerinin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlendiği, Anayasa'nın ilgili hükmü uyarınca bu konuda kanun hükümlerinin uygulanacağının açık olduğu, olayda dava konusu ihtiyati haciz kararının 18/12/2019 tarihli Olur'la alındığının görüldüğü, ancak 6183 sayılı Kanun'un 13. maddesine göre ihtiyati haciz kararının alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla alınması gerektiğinden, yetkisiz kişi tarafından tesis edilen dava konusu ihtiyati haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi Dairesi Başkan Vekili tarafından Olur'la tesis edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk işlemlerinin hukuka uygun olduğu, verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Yargılama hukuku ilkelerine aykırı olarak taleple bağlılık ilkesine aykırı olarak talep edildiği halde ihtiyati tahakkuk işlemi hakkında karar verilmediği görüldüğünden, ihtiyati haciz kararı hakkında ise esas hakkında karar verilmesi gerektiği düşünüldüğünden temyiz isteminin kabulüyle kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Yedinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı adına, ... Anonim Şirketinin 2019 yılının Mart dönemine ait özel tüketim vergileri ve vergi ziyaı cezalarından oluşan borçları nedeniyle, müteselsil sorumlu olduğundan bahisle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 17. maddesi uyarınca alınan ihtiyati tahakkuk kararı ile aynı Kanun'un 13. maddesinin 3. bendi uyarınca uygulanan ihtiyati haciz işleminin iptalinin istenildiği anlaşılmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "İhtiyati Haciz" başlıklı 13. maddesinde, yedi bent halinde sayılan hallerden herhangi birinin mevcut olması durumunda ihtiyati haczin hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memurunun kararıyla, haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre, derhal tatbik olunacağı düzenlenmiş olup, aynı Kanun'un "Salahiyetliler ve Mesuliyetleri" başlıklı 4. maddesinde, amme idarelerinin bu kanunu tatbika salahiyetli memurlarının vazifelerini teşkilat ve vazife kanunları veya bu konu ile ilgili diğer kanun veya mevzuatın tayin edeceği belirtilmiş, maddedeki "nizamname ve talimatnameler" ibaresi "mevzuat" olarak 02/07/2018 tarih ve 700 sayılı KHK'nin 28. maddesiyle değiştirilmiştir. 16/05/2005 tarih ve 25817 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5345 sayılı "Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun"un 33. maddesinde, diğer mevzuatta Gelirler Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıfların ilgisine göre Gelir İdaresi Başkanlığına; Gelirler Genel Müdürüne yapılmış atıfların Gelir İdaresi Başkanına; Başkanlığın görev alanına giren konularda mülki idare amirlerine, mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, mal müdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıfların ise vergi denetmenine yapılmış sayılacağı hükmü getirilmiştir. 09/07/2018 tarih ve 30473 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 70. maddesi ile 5345 sayılı Kanun'un bazı hükümleri ile 33. maddesi de yürürlükten kaldırılmış, 5345 sayılı Kanun'un başlığı "Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun" olarak değiştirilmiştir. 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atıflar" başlıklı 798. maddesine (14 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 26. maddesi ile 24/07/2018 tarihinde eklenen ve bu tarihte yürürlüğe giren) (c) bendinde; diğer mevzuatta Gelirler Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıfların ilgisine göre Gelir İdaresi Başkanlığına; Gelirler Genel Müdürüne yapılmış atıfların Gelir İdaresi Başkanına; Başkanlığın görev alanına giren konularda Maliye Bakanlığına yapılmış olan atıfların Gelir İdaresi Başkanlığına, mülki idare amirlerine, mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, mal müdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıfların ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne yapılmış sayılacağı açıklanmıştır. 26/03/2020 tarih ve 31080 (1. mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 25. maddesi ile 05/05/2005 tarihli ve 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un mülga 33. maddesi "Atıflar ve yetkiler" başlığıyla yeniden düzenlenmiş ve maddede "Diğer mevzuatta Gelirler Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıflar Gelir İdaresi Başkanlığına; Gelirler Genel Müdürüne yapılmış atıflar Gelir İdaresi Başkanına; Başkanlığın görev alanına giren konularda mülki idare amirlerine, mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, mal müdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne yapılmış sayılır." kuralına yer verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 21/01/2017 tarih ve 6771 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 104. maddesinde, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri sayılmış, anılan maddenin 17. fıkrasında; Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularda kararname çıkarabileceği, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümünde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle, dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevlerin Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemeyeceği, münhasıran Anayasa'da kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda ve kanunda açıkça düzenlenen konularda kararname çıkarılamayacağı, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde, kanun hükümlerinin uygulanacağı, Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümsüz hale geleceği belirtilmiştir. Taleple bağlılık ilkesini düzenleyen, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26. maddesi, davanın konusunun davacı tarafından belirleneceği, hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, talebin fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğini düzenlemektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 09/07/2018 tarih ve 30473 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 703 sayılı Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 70. maddesiyle, 5345 sayılı Kanun'un birçok maddesi gibi mahallin en büyük memuruna yapılan atıfların vergi daire başkanına ya da başkanlığına, başkanlık bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü ya da müdürlüğüne yapılmış sayılacağı yolundaki 33. maddesi de yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte ilga edilen bu Kanun maddesi hükümleri, yukarıda yer verilen 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atıflar" başlıklı 798. maddesine (c) fıkrası olarak eklenerek mülga düzenleme söz konusu Kararname ile aynen korunmuştur. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 13. maddesinde yer alan alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru ifadesinin soyut ve muğlak olması karşısında Anayasanın 104. maddesinde yer alan ifadeyle, ihtiyati haciz kararı alacak olan makamın kanunda açıkça düzenlenmiş olduğundan söz edilemeyeceğinden, alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru kavramına açıklık getiren, 5345 sayılı Kanun'un, "mahallin en büyük memuruna yapılan atıfların vergi daire başkanına ya da başkanlığına, başkanlık bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü ya da müdürlüğüne yapılmış sayılacağı" yolundaki mülga 33. maddesinin aynen korunduğu 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atıflar" başlıklı 798. maddesinin (c) fıkrası ile kanunda açıkça düzenlenmiş bir konu hakkında farklı bir düzenleme getirildiği sonucuna ulaşılamamıştır. 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ilgili düzenlemesinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 4. maddesinin, bu Kanunu uygulamakla yükümlü bulunanların kanunla veya diğer mevzuatla belirlenebileceği hükmü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ihtiyati haciz kararı alacak olan makamla ilgili açık biçimde düzenleme içermediğinden, 6183 sayılı Kanunun 13. maddesinin uygulanacak kural olarak dava konusu uyuşmazlıkta kabul edilemeyeceği, ihtiyati haciz kararı alacak olan yetkili makamın 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin "Atıflar" başlıklı 798. maddesinin (c) fıkrası düzenlemesi uyarınca belirlenmesi gerektiğinden, dava konusu ihtiyati haciz kararının 18/12/2019 tarihli olur ile vergi dairesi başkan vekili tarafından alındığının görüldüğü olayda yetki bakımından hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceği sonucuna ulaşıldığından aksi yöndeki yargı uyarınca verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Öte yandan, idare Hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, İdari Yargı mercilerinde açılan davalarda Mahkemelerin, davacının istemi ile bağlı olduğu, dolayısıyla istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği, dava dilekçesinde, ihtiyati haciz isteminin yanında ihtiyati tahakkuk işleminin iptalinin de istenilmesine karşın, Mahkemece, davacının talebi karşılanmayarak, bu talep yönünden hüküm kurulmadığı anlaşıldığından söz konusu talep hakkında yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, ihtiyati haciz kararının iptaline ilişkin hüküm fıkrasının işin esası incelenmek suretiyle yeniden karar verilmek üzere; ihtiyati tahakkuk işlemi hakkında ise yapılacak yargılama sonucuna göre hüküm kurulmak üzere BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin (j) bendi parantez içi hükmü uyarınca alınması gereken harç dahil olmak üzere, yargılama giderlerinin yeniden verilecek kararda karşılanması gerektiğine, 17/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.