Başvuru, tutuklama kararının hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, gebeliğe rağmen ceza infaz kurumunda tutma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; tutuklama kararının hukuki olmaması nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının, gebeliğe rağmen ceza infaz kurumunda tutma nedeniyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 22/11/2018 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesi uyarınca tutuklu olarak bulunduğu ceza infaz kurumundan tedbiren tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca başvurunun tedbir ve kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvurucunun tutulmakta olduğu Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) 27/11/2018 tarihinde yazılan yazıya verilen cevap sonrasında Birinci Bölüm tarafından 6/12/2018 tarihinde başvurucunun tahliye edilmesine yönelik talebin reddine karar verilmiştir. Kararda ayrıca başvurucunun gebelik sürecini takip ve kontrolde gecikme yaşanması durumunda yaşamına ya da maddi veya manevi bütünlüğüne yönelik bir tehlike ortaya çıkabileceği belirtilerek Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından başvurucunun sağlık durumuna uygun koşulların sağlanması ve reviri olan bir ceza infaz kurumuna nakledilmesi konusunda gerekli tedbirlerin alınması istenmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: A. Genel Bilgiler Başvurucu, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu suçlamasıyla İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/6/2018 tarihli kararıyla tutuklanarak infaz kurumuna konulmuştur. Tutuklama kararının gerekçesinin ilgili kısmı şöyledir:" ...üzerine atılı Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçunu işlediğine ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösterir somut delillerin bulunduğu, şüphelinin tutuklanmasına karar verilmesinin kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önüne geçilmesi için de gerekli olduğu, bir diğer yandan eylemin meydana geliş şekline nazaran yasadaki yaptırım miktarı dikkate alındığında şüphelinin bu aşamada serbest bırakılması halinde kaçacağı hususunda şüphe oluşturduğu, esasen Anayasanın maddesi uyarınca ülkemiz için de bağlayıcı olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin maddesi ve bu maddenin yorumuyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin tutukluluk tedbiri konusundaki yerleşik karar ve gerekçelerinde, kişilerin kaçma riskinin bulunması, kamu düzeninin sağlanması ve yeni bir suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla tutukluluk tedbirinin uygulanabileceğinin belirtilmiş olduğu, iş bu soruşturma dosyasında da AİHM'nin belirttiği bu kriter ve ölçütlerin mevcut olduğu, her ne kadar şüpheli etkin pişmanlıktan yararlanmaya yönelik birtakım bilgiler vermiş ise de bu aşamada bu bilgilerin teyide muhtaç olduğu, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde tutuklamadan beklenen gayenin adli kontrol hükümleri ile sağlanamayacak olması dikkate alınarak 5271 Sayılı CMK' nın 100 ve devamı maddelerine göre TUTUKLANMASINA...[karar verildi.]" İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 27/6/2018 tarihli iddianameyle başvurucu hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır. İddianamede bu suçlamaya esas alınan olgular şöyle özetlenebilir:- Başvurucunun ByLock uygulamasının kullanıcısı olduğu tespit edilmiştir.- Tanık Ü.K.nın telefonuna yüklenen uygulamada başvurucunun da kayıtlı olduğu, sorumlusu olduğu gençlik merkezinin sorunlarını Ö.N. Kız Öğrenci Yurdunda müdür olan başvurucuya ilettiği şeklinde beyanı bulunmaktadır.- Başvurucunun Bank Asyada kayıtlı olan hesabını aktif olarak kullandığı görülmüştür.- Örgütün eğitim yapılanmasında olan Ö.N. Kız Öğrenci Yurdunda başvurucu, kurum müdürü olarak görev yapmaktadır.- Başvurucu, terör örgütüne iltisaklı kurumlardan olan ve kanun hükmünde kararname ile kapatılan A.K. Özel Eğitim ve Öğretim Şirketinde 1/10/2014 tarihinden 2016 yılının ayına kadar sigortalı olarak çalıştığı belirlenmiştir. İzmir Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) 29/6/2018 tarihinde iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2018/375 sayılı dosya üzerinden kovuşturma aşaması başlamıştır. Mahkeme 5/11/2018 tarihli ilk duruşmada başvurucunun savunmasını aldıktan sonra terör örgütüne üye olma suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar vermiştir. Kararın gerekçesinin ilgili kısmı şu şekildedir:"...silahlı terör örgütünün yurt, okul ve dershanelere yönelmesinin temel nedeni örgüte öncülük edebilecek ve zamanla kadrolarında yer alabilecek zeki kişileri bulmak ve örgüt mensubu olarak yetiştirmektir. Örgütle ilk karşılaşmalar genellikle dershanelerde ya da benzeri eğitim kurumlarında olmaktadır. Eğitim alanı örgüte insan kaynağı sağlamakta, bunun yanında ekonomik kaynak temin etmekte ve örgütün meşru görünmesini sağlamaktadır. Terör örgütünün bu amaçları sağlamak üzere kurmuş/kurdurmuş olduğu A.K. Eğitim ve Öğretim Kurumları şirketi bünyesinde Y.B.Ş. Koleji, Y.B.Ş. Fen Lisesi, Y.B.Ş. Öğretmen Lisesi, K. Dersanesi, Ö.N. Kız Öğrenci Yurdu, Ö.G. Anaokulu ve Ö.A.K. Erkek Öğrenci yurdunun faaliyet gösterdiği ve sanığında 2014 yılında Atatürk Üniversitesi Büro Yönetimi ve Asistanlığı bölümünü bitirdikten sonra Ö.N. Kız Öğrenci Yurdunda müdür olarak görev yapması, sanığın Bank Asya hesaplarına ilişkin bilirkişi raporuna göre FETÖ/PDY terör örgütü irtibatlı olması nedeniyle kapatılan A. Vakfından burs alması, bylock tespit ve değerlendirme tutanakları itibariyle sanığın ..8 ve .. 28 numaralı telefon hatlarında bylock haberleşme programının yüklü olduğuna ve her iki hattın ..1 imei numaralı cihaz ile kullanıldığına ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici/üyelerinin kullanımı için oluşturulmuş ve münhasıran bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan ağ özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde ..2 ID numaralı bylock kullandığına ilişkin yapılan tespit, bylock içerikleri, bylock uygulamasının hizmet sunduğu IP adreslerine bağlantının tespitine ilişkin BTK kayıtları, soruşturma ve yargılama aşamasında ifadesi alınan Ü.Y.nin sanığı N. Kız öğrenci Yurdu müdürü olması nedeniyle tanıdığı, sorumlu olduğu H. Gençlik Merkezine ilişkin sorun ve talepleri sanığa doğrudan ilettiği ve bylock haberleşme programı ile sanıkla haberleştiğine ilişkin beyanı ile tüm dosya kapsamının bütün olarak değerlendirilmesinde sanığın üzerine atılı FETÖ-PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sabit olduğu mahkememizce kabul edilmiş, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olmadığına ilişkin savunmasına yukarıda açıklandığı üzere delillerin mahiyeti ve ispat gücü anlamında mahkememizde bir tereddüt yaşanmadığından itibar edilmemiştir." Başvurucu anılan karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Başvurucu tutukluluk hâlinin devamına ilişkin karara itiraz etmiştir. Başvurucu itiraz dilekçesinde tutuklama şartlarının gerçekleşmediğini ve erken doğum riski olduğunu bildirmiştir. Başvurucunun itirazı İzmir Ağır Ceza Mahkemesinin 14/11/2018 tarihli kararıyla reddedilmiştir. Söz konusu karar başvurucuya 20/11/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 22/11/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Dosyanın tevzi edildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi 28/2/2019 tarihli ilk duruşmada başvurucunun istinaf talebinin esastan reddi ile tahliyesine karar vermiştir. Başvurucu, savunmasını yaparken yakın zamanda doğum yaptığından da bahsetmiştir. Başvurucu 28/2/2019 tarihinde kararı temyiz etmiştir. Bireysel başvurunun incelendiği tarih itibarıyla henüz karar verilmemiştir.B. İnfaz Kurumundan Gönderilen Bilgi ve Belgeler Başvurucunun tedbir talebinin incelenmesi için yazılan yazıya (bkz. § 7) cevaben İnfaz Kurumu tarafından sunulan bilgi ve belgeler şu şekildedir: i. 25/6/2018 tarihinde nakil yoluyla gelen başvurucunun 27/6/2018 tarihinde yapılan ilk kabul muayenesinde herhangi bir bulaşıcı hastalığı bulunmadığı, iki aylık gebe olduğu tespit edildiğinden Nene Hatun Kadın Doğum Hastanesi (Nene Hatun Hastanesi) Kadın Doğum Polikliniğine sevkinin uygun görüldüğü,ii. 27/6/2018 tarihinden 25/10/2018 tarihine kadar rutin gebelik kontrolü amacıyla üç defa kurum aile hekimliğince tedavi edildiği, aşılarının yapıldığı, ilaçlarının reçete edildiği ve reçete edilen ilaçlarının kendisine teslim edildiği, iii. 29/6/2018, 20/7/2018, 17/8/2018 ve 27/09/2018 tarihlerinde Nene Hatun Hastanesi Kadın Doğum Polikliniğine rutin gebelik kontrolü ve üriner sistem enfeksiyonu sebebiyle dört defa sevkinin sağlandığı, muayene tetkik ve tedavisinin gerçekleştirildiği, ilaçlarının reçete edildiği, reçete edilen ilaçların kendisine teslim edildiği, iv. 5/10/2018 ve 19/10/2018 tarihlerinde Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi (Tıp Fakültesi Hastanesi) Kadın Doğum Polikliniğine gebelik ve üriner sistem enfeksiyonu sebebiyle ileri tetkik ve tedavi amacıyla iki defa sevkinin sağlandığı, USG çekiminin yapıldığı, USG test sonuçlarının normal olarak değerlendirildiği, 25 haftalık gebelik tanısıyla kontrol önerildiği, v. 31/10/2018 tarihinde saat 00 sıralarında pelvik bölge ve karın bölgesinde sancı şikâyeti sebebiyle 112 Acil Servis çağrılarak Nene Hatun Hastanesi Acil Polikliniğine sevkinin sağlandığı, idrar ve kan tetkiklerinin alındığı, “28 hafta canlı tek gebelik tahlil sonuçlarında idrar yolu enfeksiyonu tespit edildi, yapılan tedavi ve tıbbi müdahaleler sonucu erken doğum riski olabileceği için reçete edilen ilaçların acilen temin edilmesi ve hastanın 1 (bir) hafta sonra poliklinik kontrolü yapılması uygundur.” notu düşülerek İnfaz Kurumuna gönderildiği, vi. 6/11/2018 tarihinde Nene Hatun Hastanesi Kadın Doğum Polikliniğine götürüldüğü, tetkiklerinin normal olarak değerlendirildiği, ilaç reçete edildiği,vii. Başvurucunun gebe olması sebebiyle 6/11/2018 tarihinde resen 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un maddesi gereğince ceza tehir işlemleri başlatıldığı, bu kapsamda 20/11/2018 tarihinde kontrol amacıyla Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldüğü, viii. Tıp Fakültesi Hastanesinin 22/11/2018 tarihli raporunda "Şeyma Bulut'un 12/11/2018 tarih ve 18885 protokol no ile yapılan Kadın Hastalıkları ve Doğum (Obstetrik) muayenesinde; a) Gebe olduğuna, b) Mevcut durum fetal iyilik hali açısından normal olarak değerlendirilen hastanın (USG: 28-29 w, FKA:(+), Plesanta doğal, fundal, ohi yeterli bebek hareketleri iyi, gebelik şuan risk arzetmemektedir. c) USG: 28-29 w olup ilk gebeliklerde 41 w+6 güne kadar devam etmekte. Aksi takdirde doğum indüksiyonu yapılmakta. d) Şuan için acil obstetrik patoloji mevcut değildir. Ancak gebelikte gelişebilecek acil obstetrik patolojiler açısından hastanın reviri olan bir kurumda takibi hastanın lehine olacaktır. 4 hafta sonra kontrolü önerilir." ibaresinin yer aldığı, ix. Başvurucunun tutulduğu oda 12 kişilik olmasına rağmen hâlihazırda 24 tutuklu, hükümlü ve bir çocukla birlikte barındırılmak zorunda kalındığını, bu koğuşta yerde yatan hükümlü tutuklu bulunmadığı hususlarına yer verilmiştir. İlgili hukuk için bkz. Adem Türkel, B. No: 2017/632, 23/1/2019, §§ 24-39; Mustafa Özterzi [GK], B. No: 2016/14597, 31/10/2019, §§ 33-; Salih Sönmez, B. No: 2016/25431, 28/11/2018, §§ 33-56; Fatma Müge Tekin ve Özge Tekin, B. No: 2014/2504, 20/3/2019, §§ 26-