(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13281 E. , 2012/16757 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçe
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/13281 E. , 2012/16757 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir. Davalı vekili, bankanın Vize şubesinin güvenliğini sağlamak amacı ile kullanılmak üzere davacıya 7 adet mermi ile emanet edilmiş olan bankaya ait silahla davacının evinin balkonundan 4 el ateş etmek sureti ile silahı görev alanı dışında kullandığı, bu sebeple şubenin güvenliğini zedelediği, 6136 sayılı ateşli silahlar hakkındaki yasaya muhalefet ettiği, öğle tatillerinde silahın çalışıp çalışmadığını denemek için ilçe dışında ateş ettiğini beyan ettiği ayrıca alkol alışkanlığı nedeni ile bankanın mensuplarına yakışmayacak tutum ve tavırlar sergilediğini belirterek iş akdinin geçerli nedenlerle feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacının çalıştığı dönemde silah atışı yaptığına dair somut bir delilin olmadığı, bu konuda işverence de düzenlenen bir tutanak olmadığı, alkollü iken işyerine yakışmayan tutum ve davranışlar sergilediğine dair davacıya hiç bir ihtar ve uyarıda da bulunulmadığı, çevredeki duyumlar üzerine müfettiş raporlarının hazırlandığı, soruşturma raporlarında, davacıya yöneltilen soruların çoğunun fesih nedeniyle ilgili olmadığı gibi davalı işyerini de işveren olarak ilgilendirmeyen aksine davacının özel hayatına müdahale eder şekilde sorulan sorular olduğu, işverenin fesih nedenini somut ve inandırıcı bir şekilde ıspatlayamadığı nedeniyle feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğinden, davacının 07/12/2001-31/08/2009 tarihleri arasında güvenlik görevlisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 31.08.2009 tarihli fesih bildirimi ile, davacının bankaya ait silahı görev alanı dışına çıkardığı, üniformasını görev alanı dışında üzerinde taşıdığı, öğle aralarında silahın çalışıp çalışmadığını denemek için ilçe dışına çıkmak suretiyle bankaya ait silahla ateş ettiği, harcadığı mermiler karşılığını arkadaşından temin ettiği, mermi sayımı sırasında çıkan kurusıkı mermileri gerçek mermi gibi göstererek şube müdürünü yanıltmaya çalıştığı,silah devir ve teslim defterini imzalamaktan imtina ettiği, güvenlik amacıyla kullanması için kendisine verilen silah ve techizatı görev alanı dışında kullandığı, görevini 3 adet mermiyle sürdürdüğü, bu şekilde yasa dışı bir eylem karşısında şube güvenliğini zedelediği, evinde ve otomobilinde ruhsatsız silah bulundurmak suretiyle 6136 sayılı yasılı aykırı davranışlarda bulunduğu,alkol alışkanlığı bulunduğu ve ilçede çeşitli ortamlarda agrasif tavırlar sergilediği, bankaya ait silahla davacının evinin balkonundan 4 el ateş etmek sureti ile silahı görev alanı dışında kullandığı vb. nedenlerle 4857 sayılı Yasanın 17. maddesine göre geçerli nedenle feshedildiği, banka müfettişince düzenlenen raporda feshe konu olayların doğrulandığı, davacının müfettişe ve işverene verdiği savunmasında, evinin balkonundan ateş etmediğini, 5 yıldır kendisinde bulunan silahı denemek için ilçe dışındaki ormanlık alanda silahın çalışıp çalışmadığını denemek için 4 el ateş ettiğini, bu eyleminden amirlerinin haberinin olmadığını, emniyete haber vermediğini, ateş etmeye giderken üniformasının üzerinde olduğunu, eksilen mermileri arkadaşlarından tamamladığını, silahı mesai bitimlerinde eve götürmediğini, birkaç kez dışardaki işinin geç bitmesi ve şubenin kapanması nedeniyle eve götürdüğünü, işyeri dışına çıktığı öğle araları ve mesai bitimlerinde silahını ilgili kişiye teslim ettiğini, iş elbiselerini bile işyerinde değiştirdiğini, müfettişi yanıltmaya çalışmadığını, alkol bağımlısı olmadığını, İş arkadaşlarıyla ilgili ve işyerinde konuşulan konularla ilgili dışardan kişilerle sohbet etmediğini, bilgi vermediğini, her zaman alkol almadığını, şirketi temsile engel davranışlarda bulunmadığını, mermi sayımı sırasında çıkan üç adet kuru sıkı mermiyi kendisinin silaha koyduğunu, mermi sayımı sırasında olayın etkisi ile kuru sıkı mermi olduğunu inkar ettiğini, kuru sıkı mermileri ilçedeki bir dükkandan aldığını, silahı denemek için atış yaptığı nedeniyle mermi sayımı sırasında gerçek mermilerin eksik olduğunu, silahı denemek için ateş ettiği anlaşılmasın diye kuru sıkı mermilerin gerçek olduğunu söylediğini ve gerçek mermilerin yerine kurusıkı mermileri koyduğunu, başka bir sayım gününde üç adet mermi olduğunun tesbit edildiğini, arada sırada arkadaşlarından emanet silah aldığını, silahın ruhsatsız olduğunu, ruhsatsız silah bulundurmanın suç olduğunu bildiğini, silaha merakı olduğunu, kötü bir niyetle bulundurmadığını, yeni müdür gelene kadar öğle aralarında bankaya ait silahla ilçede dolaştığını, noter postane gibi işleri yaptığını, yeni müdürün uyarısından sonra bir defa öğle yemeğine geç çıktığı ve yemek yerinin yakın olması nedeniyle silahını yanında götürdüğünü, uyarıyı dinlememek gibi bir niyeti olmadığını, evine üniforması ile gittiğini, bunun mevzuat dışı olduğunu bildiğini, kendisine bu konuda bişey söylenmediğini, silah devir teslim defterini unutkanlık ve işlerin yoğunluğu nedeniyle 4 ay imzalamadığını,özel yaşantısına dikkat ettiğini beyan ettiği, feshe konu olaylarla ilgili davacı hakkında herhangi bir soruşturma bulunmadığı, dava açılmadığı anlaşılmıştır. Somut olayda, müfettiş raporunda tesbit edildiği, tutanak mümzileri ve davalı tanıklarınca doğrulandığı ve davacınında zımni olarak kabul ettiği üzere, davacının kendisine emanet edilen silahın çalışıp çalışmadığını denemek amacıyla öğle aralarında ormanlık alanda 4 el atış yaptığı, eksilen mermilerin yerine kuru sıkı mermiler koyduğu, mermi sayımı sırasında kuru sıkı mermilerin gerçek mermi olduğunu iddia ederek işveren yetkilisini yanıtmaya çalıştığı, iş üniforması ile evine gidiş geliş yaptığı, işyeri silahını işyeri dışına çıkardığı, silah devir teslim defterini imzalamadığı anlaşılmış olup, bu olumsuz davranışların işyeri düzenini bozduğu ve olumsuzluklara neden olduğu, işverenin güvenini sarstığı, doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlar kapsamında olduğu, usulsüz atış yapılması nedeniyle eksilen gerçek mermiler yerine kuru sıkı mermilerle görev yapılmasının işyerinin güvenliğini zaafiyete uğrattığı ortadadır. Bu durumda geçerli nedenle fesih şartlarının oluştuğu düşünülmeden davanın reddi yerine kabulüne dair yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 31,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200.00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 13.07.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.