8. Hukuk Dairesi 2021/6652 E. , 2024/2981 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/396 E.,2020/63 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar Hazine, Orman İdaresi, Limonlu Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön ince
**8. Hukuk Dairesi 2021/6652 E. , 2024/2981 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2014/396 E.,2020/63 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalılar Hazine, Orman İdaresi, Limonlu Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu Mersin ili Erdemli ilçesi Limonlu Kasabası Bahçecik Mevkiinde tahminen 3.000 m2 miktarında bir taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın bulunduğu bölgeden 1960 yılında tapulama geçtiğini ancak o tarihte taşınmazın nedensiz olarak tapulama harici bırakıldığını, taşınmazın davacı tarafından 25-30 yıl önce imar ihya edilerek tamamen tarım arazisi haline getirildiğini, taşınmazın taşlık kısmının kırılıp taşıma toprakla topraklandığını, akabinde limon fidanları dikilip şu an limon bahçesi vasfında olduğunu, taşınmazın orman ile hiçbir ilgisini olmadığını belirterek davanın kabulünü ve limon bahçesi vasfındaki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un değişik 1 inci maddesi uyarınca orman sayılı yerlerden olduğunu, davacının dava dilekçesinde öne sürdüğü tüm husus ve iddiaların yersiz olduğunu, taşınmazın eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında devlet ormanı olarak gözüktüğünü, dava konusu tescili istenilen taşınmazdan orman kadastrosunun geçtiğini ve taşınmazın kesinleşen orman sınırları içerisine alındığını belirterek orman idaresi aleyhine açılan bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmaz Erdemli Mal Müdürlüğü'nün 15.05.2008 tarihli idari tarafından yapılan tahkikattan da anlaşılacağı üzere evveliyatının taşlık, çalılık ve kayalık iken tapulama çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, halen de devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, dava konusu taşınmaza davacı tarafından limon ağaçlarının dikildiğini ve zilyetlik şartlarının gerçekleşmediğini belirterek yasal dayanaktan yoksun açılan bu davanın reddini talep etmiştir. Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.10.2009 tarihli ve 2008/159 Esas, 2009/425 Karar sayılı kararı ile, çekişmeli taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastrosunun kesinleşme tarihinden itibaren 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.11.2012 tarihli ve 2012/12092 Esas, 2012/13323 Karar sayılı ilamıyla; "orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 09.08.1982 tarihinde ilân edilip kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı ve daha sonra 2/B madde uygulamalarına konu edilmediği, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin 1957 yılında bütünlemesi yapılan 1961 baskılı memeleket haritasında beyaz renkli açık alanda kaldığı ve 1969 tarihli hava fotoğraflarında da tarla olarak görüldüğü ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş, daha sonra aldırtılan ek raporda ise; taşınmazın 1987 tarihli hava fotoğrafında ve 1990 tarihli memeleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığını söylenmiş, mahkemece, bu rapora göre taşınmazın imar ihyasının tamamlanmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Oysa; 1957 yılında bütünlemesi yapılan 1961 baskılı memeleket haritasının hazırlanmasına esas hava fotoğrafı mahkemece getirtilmediği gibi, 1969 tarihli hava fotoğraflarının altlık olarak kullanılması sonucunda elde edilen memeleket haritası dahi ayrı ayrı getirtilerek çekişmeli taşınmazın bu haritalardaki konumu incelenmemiştir. Ayrıca, eski tarihli haritalarda beyaz renkli açık alanda gözüken taşınmazın daha sonraki yakın tarihli haritalarda çalılık rumuzlu yeşil renkli alanda gözükme nedeni üzerinde durulmamış bu çelişkinin boyama hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı açıklanmamıştır. Ek rapor ile çelişen bilirkişinin yetersiz raporuna göre karar verilemez. Aynı iddia ile açılan aynı mevkideki benzer emsal taşınmazlar hakkında verilen tescil kararlarının Yargıtay denetiminden geçerek onanmış olması üzerinde de ayrıca durulup hukuki bir değerlendirme yapılmamıştır. Davacının dayanağı vergi kaydı uygulanmamış, imar ihya, kullanım ve zilyetlik konusunda yerel bilirkişi ve tanıkların ayrıntılı beyanları alınmamıştır." gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle Erdemli 2. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek, dava, Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro sırasında, Erdemli ilçesi Limonlu Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 2150 parsel sayılı 4.124,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu, 2012 yılından beri narenciye ağaçları dikilmek suretiyle ..., ..., ... tarafından kullanıldığı belirterek Hazine adına tespit edilmiştir. Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesindeki zilyetlik koşuluyla edinim şartlarının davacı lehine oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, Mersin ili Erdemli ilçesi Limonlu Mahallesi 2150 parsel sayılı taşınmazın tespitteki yüz ölçümü ve narenciye bahçesi vasfı ile davacı ... adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine vekili, Orman İdaresi vekili, Erdemli (Limonlu) Belediye Başkanlığı vekili ve Mersin Büyükşehir Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Şöyle ki; bozma ilamında da belirtildiği üzere dava konusu taşınmaz 1962 yılında yapılıp kesinleşen genel arazi kadastrosu çalışmalarında kadastro harici taşlık, çalılık olarak bırakılan imar ihyaya muhtaç yerlerdendir. Her ne kadar karar gerekçesinde 1962 yılı öncesinde dava konusu taşınmazın tarım ve hayvancılık yapılmak suretiyle kullanıldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de; bilimsel açıklamalar içeren 04.05.2020 tarihli bilirkişi kurul raporunda, dava konusu taşınmazın açıkça 1969, 1978, 1987 ve 1990 hava fotoğraflarında taşınmazda topraklı alanların bulunduğu ve bu topraklı alanlarda tarım yapıldığı, taşınmaz üzerinde sert masif kayalıklar ve çalılıklar bulunduğu, parsel bir bütün olarak değerlendirildiğinde çalılık ve kayalık alanın topraklı alana daha baskın olduğu, belirtilen tarihlerde imar ihya işleminin tamamlanmamış olduğunun tespit edildiği bildirildiğine göre, taşınmaz üzerindeki ağaçların yaşları ile birlikte düşünüldüğünde taşınmazın en erken 1990 yılı sonrasında imar ihya edilmiş olabileceğinin kabulü gerekmektedir. Davanın, 18.04.2008 tarihinde açıldığı da dikkate alındığında taşınmazın tamamı yönünden imar ihya ile kazanma süresinin dolmadığı anlaşıldığına göre, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken dava koşullarına uygun olmayan nedenlerle yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalılar Hazine, Orman İdaresi, Erdemli (Limonlu) Belediye Başkanlığı ve ... vekillerinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2024 Tarihinde oy birliğiyle karar verildi.