Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Genel Kurul Kararının İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi. D A V A /Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 09.03.2012 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. Maddede karara bağlanan şirketin bilanço ve gelir gider tabloları sunulmadan alınan bilançonun onanması kararını, 4. Madde ile karara bağlanan,; şirket ortağı...’in şirketten olan alacaklarının 410.000-TL kısmının
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Medikal Hastane Sağlık Malzemeleri İthalat İhracat San.Tic.Ltd.Şti'nin(...) kurucu ortağı ve halen hissedarı olduğunu, aynı zamanda ....'nin(...)de hissedarı olduğunu, her iki şirketin adresinin aynı adres olup, şirketlerin ... sokak.... adresinde faaliyet gösterdiğini, ...'in kayıtlı sermayesinin 300.000,00 YTL olduğunu ve ortaklarının 50 hisseye karşılık ..., 50 hisseye karşılık ... olduğunu, ...'nin sermayesinin 250.000,00 YTL olduğu ve ortaklarının 30 hisseye karşılık ..., 30 hisseye karşılık ..., 30 hisseye karşılık ..., 5 hisseye karşılık ..., 5 hisseye karşılık ... olduğunu, ...'nin kuruluşu aşamasında şirketin kurulmasına ilişkin olarak ortaklardan ..., ... ve ... tarafından fiili olarak nakden veya malen hiçbir sermaye konulmadığını, ...'ın kayıtlarda ...'in sigortalı elamanı olarak gösterildiğini, sigorta primlerinin en yüksek miktardan ve ... hesabından ödendiğini, ...'ın ...'ın kardeşi olup, fiili olarak şirkette hiçbir şekilde çalışmadıklarını, diğer ortak ...'in de aynı zamanda ... Medikal Ltd.Şti'nin sigortalı elemanı olduğu ve bu kişinin de sigorta primlerinin halen ... tarafından ödendiğini, bu ortağın da ...'de fiili olarak çalışmadığını, eski bankacı olan ...'ın ... ile yaklaşık 20-25 yıllık arkadaş olduklarını, ...'nin tüm hesaplarının ve finans işlerinin ... tarafından idare edildiğini, ...'nin çalışan sigortalı hiçbir elemanı bulunmadığını, tüm işlerin ...'in elemanları tarafından yürütüldüğünü, ...'nin faaliyet gösterdiği adresin kira kontratının dahi ... adına devam ettiğini, her iki şirketin hâkim ortakları olan müvekkili ve ...'un faaliyet gösterilen alanda hizmet işine girmek ve bu alanda da birlikte faaliyet gösterilmek amacıyla ...'yi kurduklarını, ancak geçen süre zarfında, ... ve ... tarafından müvekkilinin iyi niyetinin ve güveninin suistimal edildiğini, müvekkilinin saf dışı bırakılmaya çalışıldığını, hatta en son olarak şirket ofis anahtarının değiştirilerek müvekkilinin şirkete girmesinin dahi engellendiğini, adı geçen ortakların en büyük zararının müvekkilinin ve ...'un ortağı olduğu ...'in içini boşaltmak olduğunu, ... ve diğer ortaklar tarafından gerek şahsi gerekse ... dışındaki şirketlerin işleri için kullanılan cep telefonu ve sabit telefon faturalarının ... kasasından ödendiğini, ....e ait araçların satılıp ve ...'ye yeni araçlar alındığını, bu araçların banka kredi ödemelerinin ... kasasından yapıldığını, ...'in iş yaptığı tüm müşterilerinin ve tüm özel hastanelerin aynı şart ve fiyatlarla ...'ye aktarıldığını, ... kurulduktan sonra, yıl sonuna doğru ... tarafından ...'e fatura kesilerek ...'in ...'ye borçlandırıldığını, özellikle ihalelerde ihale konusu malların fabrikadan ...'ye gönderildiğini, mal faturasının ... adına kestirildiğini ve bu malların üzerine kâr konularak ... tarafından satıldığını, bu şekilde de ...'in borçlandırıldığını ve hiçbir maliyet olmadan ... kasasına girdi sağlandığını, ortaklar tarafından ihalelere fesat karıştırıldığını, nitekim kimi ihalelerden sonra ... ve ...'un şahsi hesaplarına 5.000,00 ilâ 10.000,00 YTL civarında paralar geldiğini, bu paraların kesinlikle usule uygun ve şirketin faaliyetine ilişkin yapılan işlerin karşılığı olmadığını, bu durumun adı geçenlerin şahsi hesaplarının incelenmesi halinde açıkça görüleceğini, müvekkiline her iki şirketten kâr payı adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığını, halen ... ve ...’in aktifinde var olması gereken meblağların bugün itibari ile şirket kasalarında mevcut olup olmadığının taraflarınca bilinmediğini, nitekim adı geçen ortaklar tarafından normal muhasebe kayıtlarının dışında tutulan kasa hesabının bulunduğu bilgisayarların şirketten götürülmüş olduğunu, en son olarak davalılardan ... ve ... tarafından yine her iki şirketle aynı adreste, 01.03.2007 tarihinde aynı faaliyet kapsamında 50.000,00-YTL sermaye ile ... MEDİKAL SAĞLIK TEKSTİL SAN. TİC. LTD. ŞTİ. adı altında bir şirket kurulduğunu, bu durumun dahi tek başına bütün iddiaları karşıladığını, burada dikkat çeken bir durumun ise ekte sundukları dosyadaki oda sicil kayıt sureti ve sağlık raporlarından da görüldüğü üzere işbu yeni şirketin müvekkilinin sağlık nedeni ile raporlu olduğu dönemde yani müvekkilinin yokluğunda kurulduğunu, satış yapılan ürünlerin bayileri tarafından ... ve ...'e faturası kesilen malzemelerin yeni kurulan şirkete yönlendirildiğini, yani ürün bedelleri ... ve ... tarafından ödenmekte iken ürün satışının yeni şirket adı üzerinden yapılarak bayiliklerin bu şirkete aktarılmaya başlanıldığını, ...'in içinin planlı bir şekilde boşaltıldığını, yeni kurulan şirket ile de aynı zamanda ...'nin de içinin boşaltılmaya başlanıldığını, ...'in hesaplarından kullanılan bedellerin tespitinin ve şirkete iadesinin gerektiğini, davalıların tek amacının müvekkilini bertaraf ederek şirketlerin içini boşaltmak olduğunu, bu şekilde müvekkilinin yıllardır emek verdiği ve sermaye koyduğu şirketlerdeki hak ve alacaklarının yok olması ve tahsilinin imkânsız hale getirilmeye çalışıldığını, bu nedenle öncelikle ...'in hesaplarından ve ... için haksız yere alınan ve kullanılan bedellerin tespiti ile bu bedellerin ...'e iadesini talep ettiklerini, nitekim ...'in tasfiyesi sonucunda müvekkilinin kâr payı ve hisse bedelinin ancak bu şekilde gerçek değerinin ortaya konulabileceğini, nitekim davalılardan aynı zamanda ... ortağı olan ...'un ...'nin hissedarı ve ...'in sigortalı çalışanı ...'la yeni bir şirket kurmalarının kasıtlarını ispatladığını, bu durumun güven ve işbirliğinin kasıtlı olarak zedelendiğinin açık göstergesi olduğunu, davalılar arasında açıklanan iş ve işlemler nedeniyle ortaklık ilişkisinin fiilen durduğunu, diğer ortak ...'un iş ve işlemleri ile güven ve işbirliğini açıkça zedelediğini, ne ... ne de ... ile ilgili olarak müvekkiline hesap verildiğini, hatta müvekkilinin şirkete dahi sokulmadığını, bu nedenle borç ve alacak durumunun müvekkili yönünden belirli olmadığı gibi ortaklık mevcudunun da ne durumda olduğunun tam olarak bilinmediğini, bu durumun dahi tek başına fesih ve tasfiye nedeni olup davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; ... hesaplarından ve mal varlığından ... ve davalılar ..., ... hesabına aktarılan ve kullanılan miktarın tespiti ve şirkete iadesi, ...'in fesih ve tasfiyesine, 25.000,00-YTL kâr ve tasfiye payının dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiştir.