10. Hukuk Dairesi 2025/1750 E. , 2025/6166 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2759 E., 2024/3459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/355 E., 2024/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanu…
**10. Hukuk Dairesi 2025/1750 E. , 2025/6166 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2759 E., 2024/3459 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/355 E., 2024/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı iş yerinin Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Acil Radyoloji Bölümünde Radyoloji Sekreteri olarak 22.11.2017 tarihinde işe girdiğini ve 13.07.2018 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, işverenlerin işçiyi koruma borcuna aykırı davranışları sebebi ile akut lösemi hastası olduğunu, davacının radyoloji sekreteri olarak işe alınmasına rağmen radyoloji teknikeri gibi çalıştırıldığını, sürekli radyasyona maruz kalması ve çalışma saatlerinin fazla olması sebebiyle hastane tarafından önlemlerin alınmaması sebebi ile hastalandığını, davalı Kuruma meslek hastalığı başvurusunda bulunulduğunu, henüz sonuçlanmadığını beyanla davacının hastalığının meslek hastalığı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından 28.01.2019 tarihinde sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebi ile Kuruma başvurulması sebebi ile Kurum Sağlık Kurulu tarafından rapor tanzim edilerek 30.05.2019 tarihli *********** sayılı Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespitine İlişkin Kurum Sağlık Kurulu Raporuna göre sigortalı davacıda meslek hastalığı olmadığına karar verildiğini, davacının söz konusu karara itirazı üzerine dosyanın Kurum Yüksek Sağlık Kuruluna sevkinin sağlandığını; Kurum YSK 21.10.2019 tarih 2019/18364 sayılı kararı ile yine sigortalının meslek hastalığı olmadığına oy birliği ile karar verildiğini, dolayısıyla davacıya herhangi bir aylık bağlanmadığını, Kurum işlemlerinde yasaya aykırılık bulunmadığını, davanın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2- Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı Üniversite ile imzalanan sözleşme gereği tüm önlemler alınarak çalışmaya başlanıldığını, mevzuat gereği alınması gereken tüm izinlerin alındığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacı rahatsızlandığında kendisine destek için sık sık ziyarette bulunan işveren temsilcisi ... Arslan’a davacının yine aynı hastanenin Radyoloji Ana Bilim Dalında Tıbbi Sekreter olarak görev yapan ablası tarafından davacının daha önce de beyaz kan tedavisi gördüğünün, hastalığının yine tekrarladığının ifade edildiğini beyanla davanın reddini istemiştir. 3- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada husumetin Üniversiteye düşmediğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında dinlenen ve bordro tanığı olduğu anlaşılan tanık beyanlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi ve dosya kapsamında aldırılan heyet ve ATK raporları göz önünde bulundurulduğunda davacı ...'ün davalı iş yerinde çalışma yaptığı sürede röntgen filmi çekme işi yaptığına dair yeterli kanıt mevcut olmadığı, tanıkların genel beyanlarından davacının iş yerinde yalnızca tıbbi sekreterlik işi yaptığı, çalışma yaptığı ortamında davacının davaya konu hastalığa yakalanmasına etkisinin olabileceğini gösterir herhangi bir delil de elde edilemediği ve davacı tarafça da dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından aksinin davacı tarafça ispat edilemediği dikkate alınmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İzmir 16. İş Mahkemesince verilen 27.02.2024 tarih, 2019/355 Esas ve 2024/97 Karar sayılı karara yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince sadece davalı tanıklarının beyanlarına itibar edildiğini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişi tarafından düzenlenen teftiş raporları ile lehe olan tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda da davacının röntgen çekme işi yaptığının kabulü halinde davacının çalışmasının davaya konu hastalığa yakalanmasına neden olabileceğinin belirtildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporların yetersiz olduğunu, dosyada mevcut raporlarda davacının çalışma koşullarının irdelenmediğini, davacı işe başladığında herhangi bir rahatsızlığının olmadığının raporlarla sabit olduğunu, dosya içerisinde kayıt bulunmamasının tek nedeninin davalı olduğunu, ayrıca davalılar yönünden tek ret nedeni bulunduğu halde ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının rahatsızlığının meslek hastalığı niteliğinde olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. A.A.Ü.T.’nin 3/2 nci maddesi; "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü içermektedir. 3. Somut olayda; davacı sigortalının davalı işverenlik nezdinde meslek hastalığına tutulduğu yönündeki talebi bakımından Mahkemece kurulan ret hükmü her üç davalı bakımından da aynı hukuki neden olan iddianın ispatlanamamış olması gerekçesine dayanmakta olup, ortak ret sebebi nedeniyle davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her üç davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. 4. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinin silinmesine, yerine 3. bent olarak "Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT göre takdir olunan 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınıp, davalılara verilmesine," yazılması, takip eden bent numaralarının 3. bendi devam edecek şekilde düzeltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.