11. Ceza Dairesi 2024/5297 E. , 2025/3486 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/183 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.03.2024 tar…
**11. Ceza Dairesi 2024/5297 E. , 2025/3486 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/183 Değişik iş SUÇ : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme KARAR : İddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 01.03.2024 tarihli ve 2023/135461 Soruşturma, 2024/18041 Esas sayılı iddianamenin iadesine ilişkin İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/161 iddianame değerlendirme sayılı kararına vaki itirazın reddine dair merci İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ve 2024/183 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 03.04.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.09.2024 tarihli ve 2024/18258 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97833 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2024 tarihli ve KYB-2024/97833 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/03/2024 tarihli kararı ile şüphelinin düzenlediği iddia olunan sahte fatura ve belgeler üzerinde yazı ve imza inlemesinin yaptırılması, şüphelinin savunmasında beyan ettiği şikayeti ile ilgili soruşturma dosyasının akibetinin araştırılmasının gerektiği, vergi inceleme raporunda adı geçen karşıt şirketler ile ilgili vergi inceleme raporları getirtilerek haklarında dava açılıp açılmadığının tespit edilmesi gerektiğinden bahisle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/1372 esas, 2022/20556 karar sayılı ilâmında, "...5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/3. maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun’un 174/1. maddesinde iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesinde yer alan “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.” hükmü uyarınca, Cumhuriyet savcısının dava açmasının zorunlu olduğu ve suçun hukuki nitelendirilmesinin de Cumhuriyet savcısına ait olduğu, bu durumda mahkemece, iddianamede gösterilen olaylarla ilgili olarak ibraz edilen deliller ve yargılama sırasında ibraz edilebilecek deliller birlikte değerlendirilerek yargılama sonucuna göre bir karar verilmesinin gerekeceği, şüpheli hakkında kamu davasının açılması için yeterli şüphenin bulunduğu, iddianamenin iadesi kararında belirtilen gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mahiyette olmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu nedenle yerinde görüldüğünden..." şeklinde, Yine anılan Dairenin 20/09/2021 tarihli ve 2021/12170 esas, 2021/6782 karar sayılı ilâmı ile de ; "...Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/3659 esas, 2019/1297 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, bilirkişi raporu alınmasının mahkemenin takdirinde olduğu, bu hususun iddianamenin iadesi sebebi yapılamayacağı, gerek görüldüğünde mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılabileceği gibi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/427 esas, 2018/517 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, vergi suçlarında fatura asıllarına ulaşarak duruşmada incelenmesi zorunluluğundan vazgeçilmiş olduğu, somut olayda iddianameye konu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesinde düzenlenen sahtecilik suçunu değil, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359/b maddesinde düzenlenen vergi suçunu teşkil ettiği, faturaların sahte olduğuna ilişkin dosyada mevcut vergi suçu raporu ve vergi tekniği raporu bulunduğu, mahkemenin bu hususta tekrar rapor alabileceği gibi iade gerekçelerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade sebepleri kapsamında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle yapılan kanun yararına bozma başvurusu üzerine... kararının, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA," şeklinde belirtildiği üzere; Dosya kapsamına göre şüpheli hakkında, defter ve belgeleri ibraz etmemek ile sahte belge düzenlemek suretiyle 213 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı, soruşturma dosyası kapsamında İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığınca düzenlenen 29/08/2022 tarihli vergi suçu raporunun, aynı tarihli vergi tekniği raporu ile mütalaa formunun bulunması karşısında, şüpheli hakkında kamu davası açılmasına yeterli delilin bulunduğu, bununla birlikte iade sebeplerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174. maddesinde sayılan iade nedenleri arasında da bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 170 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; kamu davasını açma görevinin Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirileceği ve soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması halinde Cumhuriyet savcısının iddianame düzenlemekle yükümlü olduğu; aynı maddenin üçüncü fıkrasında iddianamede nelerin gösterilmesinin gerektiği, dördüncü fıkrasında ise; iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olayların, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanacağı ve yüklenen suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer verilmeyeceği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “İddianamenin iadesi” başlıklı 174 üncü maddesinin birinci fıkrası; “(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir. Şeklinde düzenlenmiştir. 3. İstanbul Anadolu 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.03.2024 tarihli ve 2024/161 iddianame değerlendirme sayılı kararı ile kanun yararına bozma isteminde belirtilen gerekçeler doğrultusunda iddianamenin iadesine karar verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 29.08.2022 tarihli ve 2022-A-3445/23 sayılı vergi tekniği raporunda, Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğünün 326055.... vergi kimlik numaralı mükellefi ....Yapı Malzemeleri Metal Madeni Yağlar Temizlik Ürünleri Ltd.Şti.'nin yetkilisi olan şüpheli ...'nın 2020 ve 2021 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçlarını işlediği belirtilerek, alınan komisyon mütalaası sonrası suç duyurusunda bulunulması üzerine başlatılan soruşturma neticesinde şüpheli hakkında atılı suçlardan iddianame tanzim olunmuş ise de, şüphelinin alınan ifadesinde; bahse konu şirketin dayısı olan... ve onun arkadaşları vasıtasıyla iş yapma vaadi ile kurulduğunu, ancak kendisinin dolandırıldığını, bununla ilgili Cumhuriyet savcılığına müracaatta bulunduğunu, şirketin iş ve işleyişi ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, iş yerini dahi görmediğini, tüm işlemleri şikayetçi olduğu kişilerin yaptığını, aynı zamanda kendisini silahla tehdit ettiklerini, bununla ilgili de resmi makamlara şikayetçi olduğunu söylemesi karşısında, şüphelinin savunması doğrultusunda araştırma yapılmasının gerektiği, öte yandan; İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 04.02.2023 tarihli ve 2023/11967 Soruşturma, 2023/20104 Karar sayılı kararı ile şüpheli hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan karara yönelik itiraz üzerine, merci İstanbul Anadolu 9. Sulh Ceza Hakimliğinin 12.05.2023 tarihli ve 2023/2666 Değişik İş sayılı kararı ile soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği, 5271 sayılı Kanun'un 173 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan, "Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir..." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ilgili eksiklikler giderildikten sonra, daha önceden soruşturmanın genişletilmesine karar veren merci tarafından itirazla ilgili bir karar verilmeden şüpheli hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan iddianame tanzim edilemeyeceği anlaşılmakla; kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.03.2025 tarihinde karar verildi.