T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1104 Esas KARAR NO : 2026/43 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2024 NUMARASI : 2023/511 E. - 2024/254 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356.…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1104 Esas KARAR NO : 2026/43 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/03/2024 NUMARASI : 2023/511 E. - 2024/254 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı üçüncü şahıs keşideci firmadan alınan bir kısım çekler vadesinde bankaya ibraz edildiğini ve üçüncü şahıs keşideci firma tarafından vadesinde ibraz edilen çekler ödendiğini, ödenen çekler keşidecisi ... Şti. Olan 28/10/2022 vade tarihli 50.000,00 TL, 01/11/2022 tarihli 50.000,00 TL, 18/11/2022 tarihli 110.000,00 TL ve 23/11/2022 tarihli 115.000,00 TL bedelli çekler olduğunu, müvekkilinin üçüncü şahıs firmadan almış olduğu son çeki ise 30/12/2022 keşide tarihli ...İstanbul Şubesine ait ... seri numaralı 75.000,00 TL bedelli çekin ise kaybolduğunu, müvekkili firma yetkilisi ve çalışanları tarafından çekin bulunması için çok fazla çaba sarf edildiğini, lakin kaybolan çek bir türlü bulunamadığını, müvekkili firmanın bu durumu keşideci firma ... Şti.'ne izah etmesi nedeniyle firma yetkilileri tarafından "çekin aslının ibraz edilmemesi ve/veya Mahkeme kararı olmadıkça kesinlikle ödeme yapılamayacağı" bildirildiğini, müvekkilinin kaybolan çeki bankaya ibraz edeceğinden ciro edip edemediğini de hatırlamadığını, müvekkili firma sahibi ve yetkilisi ... tarafından da bu hususta karakol şikayetinde bulunulduğunu, Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/767 E. Sayılı dosyası ile çek iptali davası açıldığını, Mahkemece çekin üçüncü şahıslar tarafından kullanılmaması konusunda tedbir kararı verildiğini, ödeme yasağı konulduğunu, çek iptali davası halen derdest olduğunu, bankadan gelen cevap sonucu davalı firmanın çeki ciranta olarak takas odasına ibraz ettiğinin anlaşıldığını, çek iptaline bakan mahkemece menfi tespit davası açmak süre verildiğini, işbu ara karar nedeniyle süresi içerisinde davaının açıldığını, söz konusu çekin müvekkili firmanın iradesi dışında elinden çıktığını, bankaya ibraz aşamasında olduğu için ciro edilmiş halde olduğunu, müvekkilinin aynı gün 3 çek ibraz etmek için bankaya gittiğini, dava konusu çek haricinde diğer çekleri bankaya ibraz edildiğini, çekin kuvvet muhtemel banka yolunda kaybedildiğini, çek incelendiği taktirde müvekkilinin kendisinden sonra gelen firma/firmalar/şahıslar ile herhangi bir ticaretinin olmadığının, bu firmalar ile herhangi bir alışveriş, fatura kaydı, BA/BS kayıtlarının olmadığı görüleceğini, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının, kendisinden sonra gelen firma/şahıslar defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini ileri sürerek müvekkilinin işbu çek nedeniyle davalı firmaya ve kendisinden sonraki diğer cirantalara borçlu olmadığının tespitini, çek ile alakalı yargılama sonuçlanıncaya kadar tedbir kararı verilmesini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/03/2024 tarih ve 2023/511 Esas, 2024/254 Karar sayılı kararıyla; "...Somut olayın incelenmesinde; davacının 75.000TL bedelli çeki kaybettiği, davacının çeki ciro edip edemediğini hatırlamadığını, çek iptali davası açtığını, çekin takasa ibraz edilmesi üzerine çek iptaline bakan mahkemece menfi tespit davası açması için süre verildiğini davanın bu nedenle açıldığını belirterek menfi tespit talebinde bulunduğu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı,...uyap sistemindeki belgelerin incelenmesinde çekin keşidecisinin ... şirketi, lehtarın ...şirketi davacı ile davalı şirket arasında üç ciranta bulunduğu, taraflar arasında doğrudan ticari ilişki olmaması sebebiyle defter incelemesi yapılmadığı, çekin illetten mücerret olması sebebiyle davacı tarafın şahsi defilerini davalı tarafa karşı ileri süremeyeceği, bununla birlikte davacının dava dilekçesinde yemin deliline dayanması sebebiyle yemin hakkının hatırlatıldığı, davacı tarafın yemin metnini sunmadığı, davacının imzaya ilişkin bir itirazının da olmadığı dikkate alınarak kambiyo senedinden borçlu olmadığının ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafın davasını ispat edemediği değerlendirilerek aşağıdaki şekilde karar verildi. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Açılan menfi tespit davasının reddine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Çekin illetten mücerret olsa dahi davalı firmanın çeki ne suretle aldığını, karşılığında ne verdiğini açıklanmak zorunda olduğunu, tahsil edilen para karşılığını beyan etmekle mükellef olduğunu, mahkemece bu hususta inceleme değerlendirme yapılmadığını, dava dışı üçüncü şahıs keşideci firmadan almış olduğu diğer çekler vadesinde bankaya ibraz edildiğini ve üçüncü şahıs keşideci firma tarafından vadesinde ibraz edilen çekler ödendiğini, ödenen çekler keşidecisi ... Şti. Olan 28/10/2022 vade tarihli 50.000,00 TL, 01/11/2022 tarihli 50.000,00 TL, 18/11/2022 tarihli 110.000,00 TL ve 23/11/2022 tarihli 115.000,00 TL bedelli çekler olduğunu, müvekkili firma yetkilisi ve çalışanları tarafından çekin bulunması için çok fazla çaba sarf edildiğini, müvekkilinin kaybolan çeki bankaya ibraz edeceğinden ciro edip edemediğini de hatırlamadığını, müvekkili firma sahibi ve yetkilisi ... tarafından da bu hususta karakol şikayetinde bulunulduğunu, mahkemenin karakol şikayetini ve bu hususta kolluk tarafından yapılan soruşturma akıbetini dahi değerlendirmediğini, çek iptali davasının halen derdest olduğunu, Mahkemeye bankadan gelen cevap sonucu davalı firmanın çeki ciranta olarak takas odasına ibraz ettiği anlaşıldığını, çekin müvekkili firmanın iradesi dışında elinden çıktığını, çek incelendiği taktirde müvekkilinin kendisinden sonra gelen firma/firmalar/şahıslar ile herhangi bir ticaretinin olmadığı, bu firmalar ile herhangi bir alışveriş, fatura kaydı, BA/BS kayıtlarının olmadığı görüleceğini, Müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarının, kendisinden sonra gelen firma/şahıslar defter ve kayıtlarının incelenmesini talep ettiklerini beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. G E R E K Ç E : Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde davaya konu çekin kaybı ile zayi olduğunu, kendisinden sonra gelen firmalar ile aralarında gerçek bir ticari ilişki bulunmadığını ileri sürmüştür. Kişisel def’î olan bedelsizlik iddiası kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’îni ileri sürebilir. Kambiyo senetlerinde kamu itimadına mazhar olma ilkesi çerçevesinde ortaya çıkmış olan kişisel def’îlerin sonraki hamillere ileri sürülememesinin bir istisnası olan bu kavram, TMK’nın 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralı ile ilişkili olup, iyi niyetin var olup olmadığının her somut olayın özelliğine göre belirlenmesi gerektiğinden bu kavramın içeriği uyuşmazlıklardaki oluşa göre farklılaşabilecektir. Kişisel def’îlerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin keşideci ile lehtar arasındaki ilişkiyi bilmesi yeterli olmayıp sırf borçluyu ızrar etmek maksadıyla hareket etmiş, başka bir deyişle bu amaçla senet lehtarıyla gizli anlaşma içerisine girmiş olması da gerekir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu çek suretinden ciro zincirinde kopukluk bulunmadığının ve çek lehtarı davacı ile hamil davalı arasında 3 farklı ciranta yer aldığının görüldüğü, taraflar arasında doğrudan ticari ilişki olmaması sebebiyle ticari defter incelemesi yapılmasının uyuşmazlığa katkı sağlamayacağı, davacının çek üzerindeki imzaya yönelik açık inkarı bulunmadığı gibi dava dilekçesinde davalının "bile bile borçlu zararına iktisap" iddiasının da ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında ilk derece mahkemesince esasa etkili tüm delillerin toplandığı görüldüğünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 26/01/2026