3. Hukuk Dairesi 2021/7986 E. , 2022/38 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ayıplı maldan kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının üyelerine yönelik sürdürülen konut…
**3. Hukuk Dairesi 2021/7986 E. , 2022/38 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ayıplı maldan kaynaklanan alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması neticesinde davanın reddine dair kesin olarak verilen hükmün Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozulması istenilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalının üyelerine yönelik sürdürülen konut edindirme hizmetleri kapsamında inşa ettirdiği İzmir Buca 1. Etap 272 konut projesinden konut satın aldığını, satılan konutun, internet portalında yayınladığı duyuruda, onaylı mimari projede, planlarda, tanıtım ve kullanma kılavuzunda belirtilen özelliklerde ve ölçülerde yapılmadığını, sözleşmede belirtilen standartlara, proje ve planlarda yer alan ölçülere uyulmadığını, ortak alanlarda ve dairede eksik ve ayıplı işler yapıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutarak 3.500,00-TL’nin (3.350,00.TL'sının bağımsız bölümde yer alan açık ayıplara, 50,00.TL'sının eksik işlere ve 100,00-TL’sinin de ortak alanlardaki eksik ve ayıplı işlere ilişkin) davalıdan tahsilini talep etmiş ve 26.11.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 5.850,00-TL olarak ıslah etmiştir. Davalı, dava konusu konutun mimari projesine uygun imal edildiğini, 2. Etaptaki konutların farklı tarzda inşa edilmesine dayalı olarak değer kaybından söz edilemeyeceğini, konutta herhangi bir ayıp bulunmadığını, usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında da bulunulmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu konutta bulunduğu iddia edilen ve bilirkişilerce tespit edilen ayıpların konutun alıcısına teslim edildiği anda da var olduğu ve açık ayıp niteliğinde bulunduğu, açık ayıp olarak tanım ve tespit edilen ayıpları davalıya usulüne uygun olarak bildirmediği, davalı yüklenicinin ortak alanlardaki eksiklikleri kasten davacıdan gizlediği iddia edilmediği, iddia edilen eksikliklerin basit bir gözden geçirmeyle farkedilebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 05/10/2021 tarihli yazısında; dosya içinde bulunan bilirkişi raporu ve 1. Etaptan konut alan şahısların açtığı diğer davalarda da ortak alanlarda kullanılmakla ortaya çıkan gizli ayıpların bulunduğunun tespit edildiği, davacının ortak alanlardaki bu gizli ayıpların giderilmesi bedelinden arsa payına isabet eden miktarı isteyebileceği kabul edilerek açık ve gizli ayıplar yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın tümden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülerek; kararın, 6100 sayılı HMK’nın 363 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yararına bozulması talep edilmiştir.