3. Hukuk Dairesi 2024/4320 E. , 2025/3131 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/930 E., 2024/1461 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/146 E., 2021/85 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır
**3. Hukuk Dairesi 2024/4320 E. , 2025/3131 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/930 E., 2024/1461 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/146 E., 2021/85 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin emlak bürosu sahibi olduğunu, çalışanı ...'in davalıya ait ... iş merkezinde bulunan iki taşınmazın satışı konusunda aracılık faaliyetlerini yürüttüğünü, taşınmazları 26.09.2016 tarihinde dava dışı ...'a gösterdiğini, alıcı ... ile davalının fiyatta anlaşamaması nedeniyle taşınmazların satılamadığını, davalının yüksek fiyat teklifinde bulunduğunu, 21.10.2017 tarihinde taraflar arasındaki müzakereler devam ederken, müvekkilinin aradan çıkarılması suretiyle davalıya ait taşınmazlardan birinin dava dışı ...'a, diğerinin ise ...'ın eşi ... adına tapuda tescil edildiğini, hak edilen gayrimenkul simsarlık ücretinin ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edildiğini, bu ihtara rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek, taşınmazın gerçek satış bedeli üzerinden hesaplanacak %1+KDV tellaliye ücretinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında taşınmazların satışı ve pazarlanması konusunda herhangi bir sözleşme yapılmadığını ve davacıdan bu konuda herhangi bir hizmet talep edilmediğini, simsarlık sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadıkça hüküm doğurmadığını, davacı tarafından davalıya verilmiş bir hizmet de bulunmadığını, dava dışı ... ile müvekkili arasında şahsi tanışıklık nedeniyle taşınmaz alım-satımınının gerçekleştirildiğini, davacı tarafın dayandığı yer gösterme tutanağındaki taşınmazların 26.09.2016 tarihinde gezdirildiğini, taşınmazların satış tarihinin ise 21.11.2017 olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı Kanun) 520/3. maddesi gereğince taşınmazlar konusunda yapılan simsarlık sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmayacağı, davacının alacağına dayanak yaptığı belgenin davalının imzasını taşımayan davalı dışındaki bir kişinin imzasını taşıyan Gayrimenkul Görme Formu olduğu, bu kişinin davalının çalışanı olduğu ve davalı adına sözleşme yapma yetkisi olmadığı, bu kişiler ile davacı arasında cep telefonu ile yapılan yazışmaların davacıyı doğrudan bağlamayacağı, yazışmaların davacı ile davalı arasında akdin kurulduğu anlamına gelmediği, sözleşmenin hangi bedel ve ne kadar süre ile kurulduğunun ispat edilemediği, her iki tarafça imzalanmış bir simsarlık sözleşmesi olmadığı dikkate alındığında, davacının davalıdan herhangi bir ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bilirkişi raporunda yer alan çelişkilerin giderilmediğini, simsarlık ücretinin tanık beyanları ile ispatlandığını, yer gösterme tutanağının verilen hizmeti ortaya koyduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesinden kaynaklanan simsarlık ücretinin tahsili istemine ilişkindir. 1. 6098 sayılı Kanun'un 520/1 maddesi "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkanının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Bu hüküm, mehaza uygun olarak, "Simsarlık, simsarın bir ücret karşılığında, ya diğer tarafa bir sözleşmenin kurulması fırsatını göstermeyi ya da ona bir sözleşme görüşmesi için aracılık etmeyi borçlandığı bir sözleşmedir." şeklinde anlaşılmalıdır. Simsarlık ilişkisi, simsar ile iş sahibi arasında yapılan bir sözleşme ile kurulur. Simsarlık sözleşmesinin geçerliliği bir şekle bağlı değildir; ne var ki 6098 sayılı Kanun'un 520/3 maddesi taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi için bir geçerlilik şekli kabul etmiştir. Buna göre, "Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz". Simsarlık faaliyeti sonucu kurulacak sözleşme herhangi bir nitelikte sözleşme olabilir. 2. Yukarıdaki açıklamalar ışığında; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye ve taraflar arasında yazılı şekilde yapılmış bir simsarlık sözleşmesi bulunmadığının dolayısıyla taraflar arasında bir simsarlık ilişkisinin kurulduğunun ispatlanamamış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 madde uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.