2. Hukuk Dairesi 2015/14811 E. , 2016/5467 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.03.2016 günü temyiz eden davalı ... geldi. Karşı taraf davalı ... gelmedi. Davalı ... adına çıkarılan davetiyenin adresinde tanınmadığ…
**2. Hukuk Dairesi 2015/14811 E. , 2016/5467 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 21.03.2016 günü temyiz eden davalı ... geldi. Karşı taraf davalı ... gelmedi. Davalı ... adına çıkarılan davetiyenin adresinde tanınmadığından bahisle bila tebliğ edildiği görüldü. Temyiz eden davalı ... söz aldı: Ben murafaa isteminden vazgeçiyorum dosya üzerinden karar verilsin dedi. Beyanı okundu imzası alındı. Evrak üzerinden inceleme yapılmasına karar verildi. Dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Taraflar, 24.04.2014 tarihinde evlenmişler, boşanma davası 08.10.2014 tarihinde açılmış, mahkemece 28.04.2015 günü, tarafların Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince boşanmalarına karar verilmiştir. Türk Medeni Kanununun 166. maddesinin (3.) fıkrası “Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde, boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.’’ hükmünü içerir. Buna göre, tarafların serbest iradeleri ile boşanma talebinde bulunabilmeleri, evliliğin en az bir yıl sürmüş olması halinde mümkündür. En az bir yıl sürmemiş olan evliliklerde “serbest iradeyle” boşanmaya karar verilemez. Hükümde ön görülen “evliliğin en az bir yıl sürmüş olması” koşulu, bir dava şartı olmayıp, birliğin temelinden sarsılmış sayılacağına ilişkin yasal karinenin temel unsurudur. Dava tarihi itibarıyla evlilik en az bir yılını doldurmamış ise, bu maddelerin uygulanması bakımından “evlilik birliğinin temelinden sarsıldığına" ilişkin karine geçerliliğini yitirir. .../...