3. Hukuk Dairesi 2020/10673 E. , 2021/1598 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, kiracı olduğu taşınmazın davalı kiraya veren tarafı…
**3. Hukuk Dairesi 2020/10673 E. , 2021/1598 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, kiracı olduğu taşınmazın davalı kiraya veren tarafından diğer müteahhit davalıya yıktırıldığını, müvekkilinin işyeri yıkılınca gelir kaybına uğradığını, müzikli restaurant için müzisyenler ile sözleşme yapıldığını ve müzisyenlerin cezai şart için ihtarname gönderdiğini belirterek müzisyenlerin talep ettiği 42.000 TL, yıkılan bina bedeli 35.000 TL, gelir kaybı olarak şimdilik 1.000 TL olmak üzere toplam 78.000 TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar, kiracının mevcut haliyle taşınmazı kiraladığını, işyerlerinin kaçak olduğunu, davacının işyerini kendisinin boşalttığını ve davacıya yeni yer tahsis ettiklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bina hakkında yıkım kararı olduğu, davacının gelir kaybını ve müzisyenlere ceza ödediği hususunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın temyizi üzerine, Dairemizin 09.02.2017 tarihli ve 2017/3425 E., 2017/1052 K. sayılı ilamı ile; "1- ... davacı vekilinin bina bedeline yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. 2- Davacı vekilinin gelir kaybına ve müzisyenlerin talep ettiği cezai şarta yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; ... Sözleşmenin haksız feshi durumunda kiracı, kiraya verenden kâr kaybı zararı adı altında bir miktar paranın kendisine ödenmesini isteyebilecektir. Ancak kâr kaybının hesabında kiracının benzer koşullarla bir işyerini kiralaması için gereken makul süre tespit edilip bu süre içindeki kiracının mahrum kaldığı kârının belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, iki taraflı sözleşmelerin karşı tarafça haksız feshedildiği hallerde Borçlar Kanununun 106. ve 108. maddeleri hükümleri gereğince kâr kaybı zararına uğrayan tarafın isteyebileceği zararın saptanmasında kıyasen Borçlar Kanununun 325. maddesi hükmünde gösterilen kesinti yönteminin uygulanması gerekir. Bu yönteme göre kâr kaybı, sözleşme ifa ile bitse idi zarar görenin elde etmesi muhtemel bütün gelirlerden yapması gereken bilcümle zorunlu harcama kalemleri ile sözleşme süresinden evvel feshedildiğinden süresinden evvel fesih nedeniyle sağladığı yani tasarruf ettiği haklar ve yine bu süre içerisinde başka işten sağlayacağı veya kasten sağlamaktan kaçındığı kazanç miktarları toplamı indirilerek bulunur. Elde edilecek fark miktara da net kâr denilir. Bu yönteme uygun kâr kaybı zararı hesaplanırken davacının davalıya ödemesi gereken kira paraları da elbette davacının yapması zorunlu giderler içindedir.