Başvurucu, hakkında açılmış olan tazminat davasına bakan mahkemece tutanaklarda davanın iş mahkemesi sıfatıyla görüldüğünün belirtilmemesi, tefhim edilen kısa kararda mahkemenin adının ‘Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi’ olarak geçmesi ve sadece ‘yasa yolu açık olmak üzere’ ifadesinin kullanılması nedenleriyle yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından 8 günlük temyiz süresinden sonra yapıldığından reddedilmesi sonucu adil yargılanma hakkıyla Anayasa’nın 40. maddesinin ihlal edildiğini iddia
Başvurucu, hakkında açılmış olan tazminat davasına bakan mahkemece tutanaklarda davanın iş mahkemesi sıfatıyla görüldüğünün belirtilmemesi, tefhim edilen kısa kararda mahkemenin adının ‘Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesi’ olarak geçmesi ve sadece ‘yasa yolu açık olmak üzere’ ifadesinin kullanılması nedenleriyle yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından 8 günlük temyiz süresinden sonra yapıldığından reddedilmesi sonucu adil yargılanma hakkıyla Anayasa’nın maddesinin ihlal edildiğini iddia etmiş; ayrıca icra dosyasına yatırdığı tazminat tutarının dosyada aynen muhafaza edilmesi konusunda tedbir kararı verilmesini, ihlalin giderilmesi için yeniden yargılama yapılmasını veya 000 TL maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. Başvuru, 26/11/2012 tarihinde Denizli Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 27/6/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölümün 6/2/2014 tarihli ara kararı gereğince başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 4/4/2014 tarihli görüş yazısı 15/4/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiştir. Başvurucu vekili Adalet Bakanlığı cevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Denizli İli Acıpayam İlçesinde süt mamulleri üreten Aysüt Süt Ürünleri Ltd. Şti. ile bir anlaşma imzalamış ve fabrikanın ihtiyacı olan elektromekanik kapı işini üstlenmiştir. Kapının kurulumu sırasında iskelenin devrilmesi sonucu başvurucu ile iş akdi olan işçi Ali ÇATAL 06/02/2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanmış ve hastaneye kaldırılmıştır. Kazanın etkisi ile Ali ÇATAL’ın omuriliği kırılmış ve felç olmuştur. Fizik tedavi bölümünde tedavi görürken eşi kendisine ekmek yedirmiş ve yediği ekmek parçalarının akciğerine gitmesi sonucu enfeksiyon kapmış ve yoğun bakıma kaldırılmıştır. Ali ÇATAL 10/04/2006 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Ali ÇATAL’ın ölümü üzerine Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi nezdinde 2006/295 Esas sayılı dosya ile taksirle ölüme sebebiyet verme suçu nedeniyle kamu davası açılmıştır. Ceza davası devam ederken müteveffa Ali ÇATAL’ın eşi Perihan ÇATAL bu olay üzerine başvurucu şirket ve Aysüt Süt Ürünleri Ltd. Şti aleyhine 1/5/2007 tarihinde Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) kendisine asaleten oğlu Ömer MERT’e vekâleten tazminat davası açmış ve toplamda 000 TL tazminat talep etmiştir. Tanık olarak dinlenen müteveffanın annesi ve babası ile ameliyat olduğu hastanede görevli iki hemşire kazadan sonra müteveffanın ameliyat olduğunu ve durumunun iyiye gittiğini, müteveffanın eşi Perihan ÇATAL’ın istemediği halde kendisine ekmek yedirmesiyle akciğerinde enfeksiyona sebep olduğunu beyan etmişlerdir. Mahkeme, kusur oranının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırmış, 4/12/2009 tarihli bilirkişi raporuyla bilirkişi, başvurucu ve Aysüt Süt Ürünleri Ltd. Şti.’nin kusur oranını ayrı ayrı %40, müteveffanın eşi Perihan ÇATAL’ın kusur oranını ise % 20 olarak tespit etmiştir. Mahkeme, destekten yoksun kalma tazminatı için de bilirkişi raporu istemiş ve 25/6/2010 tarihli bilirkişi raporuyla Perihan ÇATAL’ın 717,85 TL, oğlunun ise 166,51 TL tazminat talep etme hakları olduğu tespit edilmiştir. Mahkeme, 06/07/2010 tarihli ve son duruşmada iş mahkemesi sıfatıyla davaya baktığını belirtmeksizin davanın kısmen kabulü ile müteveffa Ali ÇATAL’ın eşi ve oğlunun başvurucu ve Aysüt Süt Ürünleri Ltd. Şti.’den tazminat almasına “yasa yolu açık olmak üzere’’ karar vermiş ve karar davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı okunmuştur. Mahkeme, 06/07/2010 tarih ve E.2007/280 K.2010/281 sayılı gerekçeli kararında ise aynı hükmü “8 gün içerisinde Yargıtay Hukuk Dairesine temyiz yolu açık olmak üzere” ibaresiyle kaleme almış ve gerekçeli karar başvurucuya 22/07/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Mahkeme kararı, tüm davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmiştir. Başvurucu vekili 23/07/2010 tarihinde, davacı vekili ise 26/07/2010 tarihinde temyiz başvurusu yapmıştır. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesi, 25/9/2012 tarih ve E.2012/15465, K.2012/15530 sayılı kararıyla başvurucu ve davacının temyiz talepleri yönünden temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine, Aysüt Süt Ürünleri Ltd. Şti.’nin temyiz talepleri yönünden ise, kazanın bir iş kazası olup olmadığının ön tespitinin yapılması ve iş kazası olması halinde Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) alınan tazminatın hükme konu tazminattan mahsubu gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararını bozmuştur. Başvurucu açısından kesinleşen karar başvurucuya 7/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 9/11/2012 tarihinde Mahkemece hükmedilen tazminatı icra dairesi kasasına ödemiştir.B. İlgili Hukuk 30/1/1950 tarih ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 2/3/2005 tarih ve 5308 sayılı Kanunla değişmeden önceki maddesi şöyledir: “İş mahkemesinin nihai kararları tefhim tarihinden itibaren sekiz gün içinde temyiz olunabilir.” 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’na 5308 sayılı Kanunla eklenen geçici maddesi şöyledir: “Bölge adliye mahkemelerinin, 2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında yapılan temyiz başvuruları, kesinleşinceye kadar Yargıtay tarafından sonuçlandırılır. Bu kararlar hakkında İş Mahkemeleri Kanununun bu Kanunla yapılan değişiklikten önceki temyize ilişkin hükümleri uygulanır.” 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün kapsamı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısımları şöyledir:“Hüküm “Türk Milleti Adına” verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar:a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini.…ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini.…” 6100 sayılı Kanun’un “Hüküm” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“(1) Tahkikatın tamamlanmasından sonra, mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez. (2) Kararın tefhimi, mahkemece hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanması ile gerçekleşir. Ancak zorunlu hâllerde, hâkim bu durumun sebebini de tutanağa geçirmek suretiyle, sadece hüküm özetini tutanağa yazdırarak kararı tefhim edebilir. Bu durumda gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir.” 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun maddesinin fıkrası şu şekildedir:“Temyiz süresi on beş gündür. Temyiz süreleri, ilâmın usulen taraflardan her birine tebliği ile işlemeye başlar.”