10. Hukuk Dairesi 2021/532 E. , 2021/12128 K. Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hu…
**10. Hukuk Dairesi 2021/532 E. , 2021/12128 K.** **"İçtihat Metni"** Bölge Adliye Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Hukuk Dairesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. I-İSTEM Davacı Kurum, 28.1.2014 tarihinde meydana gelen işkazası sonucu vefat eden sigortalı ...’ün hak sahibi eşe ve çocuklarına bağladığı iş kazası ölüm geliri ve ödediği cenaze masrafının ıslahla 107605,00’TL sinin kusurlu taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II-CEVAP Davalı ... vekili özetle, diğer davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti ile aralarında taşeronluk sözleşmesi olduğunu, sözleşmede iş kazaları ile ilgili bir düzenleme bulunmadığını ve meydana gelen kazada tamamen sigortalı işçi kusurlu olduğundan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... İnşaat Tic.Ltd.Şti vekili özetle, iş kazasında ölen işçinin diğer davalı ...’in işçisi olduğunu, sigortalının tansiyon ilacı kullanmasına rağmen inşaatta çalıştığını dava konusu iş kazasında müvekkil şirketin kusuru olmadığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III-MAHKEME KARARI A-İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesince “...Tüm dosya kapsamına göre; dava dışı sigortalı ...'ün, 28/01/2014 kaza tarihinde davalılardan asıl işveren Etkin İnşaata ait inşaat iş yerinde alt işveren...İnşaat - ... 'in sigortalısı olarak çalıştığı, iş kazası günü inşaatın 3. katında asansör arkasındaki tesisat balkonunun yanındaki yan yana iki adet kolan kalıp çakma işini yaptığı esnada yaklaşık 10 m yükseklikten zemine düşerek ölmesi neticesinde iş kazası meydana geldiği, sigortalının hak sahiplerine ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce iş kazasının meydana gelmesinde tarafların kusur oranlarının tespiti için 3 lü bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bu rapor neticesinde asıl işveren Etkin İnşaatın %30, alt işveren ...'in %50, kazalının ise %20 oranında kusurlu olduklarının tespit edildiği, mahkememizce ... Anadolu...İş Mahkemesinde sigortalının hak sahipleri ile davalı işverenler arasında iş kazası tazminat dosyasında alınan bilirkişi raporlarının da değerlendirildiği, bu raporlardan 28/11/2016 tarihli rapor ile mahkememizce alınan raporda belirlenen kusur oranlarının birbiri ile uyumlu olduğu, ayrıca işveren ... ile Etkin inşaatın yetkilisi Oğuz Türkal ... Anadolu ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/332 esas sayılı dosyasında haklarında mahkumiyetlerine karar verildiği de dikkate alınarak tespit edilen kusur oranlarının yerinde olduğu mahkememizce kabul edilerek hesap raporu alındığı, hesap raporunda, bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelir ve cenaze gideri sebebi ile davalı işverenlerin sorumlu olduğu toplam miktarın 107.605,00 TL olduğu hesaplanmış olup,peşin sermaye değerli gelir yönünden hesap raporunda sigortalının işverenden isteyebileceği maddi zararın (tavan) tespit edildiği, daha sonra kurum tarafından sigortalıya bağlanan ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı(tavan) mukayesesinin yapılmış olduğu anlaşılmakla oluşa uygun ve denetime elverişli olduğu kabul edilerek, davacı vekilinin bedel artırım talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şeklide hüküm kurulmuştur.” gerekçesi ile, “...Davanın kabulü ile; toplam 107.605,00 TL kurum alacağının; cenaze giderinden kaynaklı 332,00 TL'sinin 09/03/2015 ödeme tarihinden itibaren, ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı olan bakiye miktara ise 25/09/2014 gelir onay tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi itibariyle davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,...” karar verilmiştir. B-BÖLGE ADLİYESİ MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesince “... . İş Mahkemesi'nin 03/05/2018 tarihli, 2016/61 E-2018/307 K sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı Kurum vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Yasanın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,...” karar verilmiştir. IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ: Davacı Kurum vekili, dava konusu iş kazasında davalıların %100 kusurlu olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili kusuru olmadığından kararın bozulmasını istemiştir. V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME: Dava; 28.1.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelir ile cenaze masrafı nedeniyle oluşan kurum zararının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 13. ve 21. maddeleridir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “İş kazası ve meslek hastalığı ile hastalık bakımından işverenin ve üçüncü kişilerin sorumluluğu” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci fıkrası, sigortalıya ya da ölümü halinde hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan harcama ve ödemelerin işverenden rücuan tahsili koşullarını düzenlenmiş olup; işverenin sorumluluğu için, zarara uğrayanın sigortalı olması, zararı meydana getiren olayın iş kazası veya meslek hastalığı niteliğinde bulunması, zararın meydana gelmesinde işverenin kastının veya sigortalının sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketinin ve bu hareket ile meydana gelen iş kazası ve meslek hastalığı arasında illiyet bağının bulunması gerekir. Buradan, işverenin, işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliğine ilişkin mevzuatın kendisine yüklediği, objektif olarak mümkün olan tüm tedbirleri alma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve bu nedenle iş kazası veya meslek hastalığı şeklinde sosyal sigorta riskinin gerçekleşmesi halinde, kusur esasına göre meydana gelen zararlardan Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı rücûan sorumlu olduğu sonucu çıkarılmaktadır. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden davalıların rücu alacağından sorumlu olduğu miktar belirlenirken, gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerleri ile yargılamada yöntemince hesaplanarak belirlenmiş gerçek (maddi) zarar karşılaştırması yapılıp düşük (az) olan tutarın esas alınmak suretiyle, hak sahibi eş nedeniyle oluşan kurum zararı için hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesinde, ilk peşin sermaye değerinin esas alınması, hak sahibi oğul nedeniyle oluşan kurum zararı için hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesinde yöntemince belirlenmiş gerçek zarar miktarının esas alınması isabetli ise de hak sahibi kız çocuğu nedeniyle oluşan kurum zararı için hükmedilecek tazminat miktarının belirlenmesinde bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin davalıların müşterek müteselsil sorumlu oldukları kusur oranı kadarı değil tamamı üzerinden hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davacı Kurum ve davalılardan ... vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...’e iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.