10. Hukuk Dairesi 2016/16677 E. , 2019/3586 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, 3713 sayılı Kanun kapsamında olan davacıya tedavisi sırasında uygulanan protez bedelinin Kurumdan iade talebi karşısında, Kurumun borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın esasına girmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından …
**10. Hukuk Dairesi 2016/16677 E. , 2019/3586 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi KARAR Dava, 3713 sayılı Kanun kapsamında olan davacıya tedavisi sırasında uygulanan protez bedelinin Kurumdan iade talebi karşısında, Kurumun borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın esasına girmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106’ncı maddesi ile mülga 506 sayılı Kanunun 134'üncü maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101’inci maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir. Eldeki somut olayda; Türk Silahlı Kuvvetler mensubu ve 3713 sayılı Kanun kapsamında olan davalının terörle mücadele kapsamında, katıldığı operasyon esnasında geçirdiği kaza sonucu tedavisi sırasında uygulanan protez bedelinin davacı Kurum tarafından ödenmemesi nedeniyle ödenmeyen kısmın tahsiline dair icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği, Kurumca ise takibe konu olan borcun olmadığının tespitine yönelik istemi olduğu anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.