5. Hukuk Dairesi 2025/10304 E. , 2026/4489 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1685 Esas, 2025/425 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/502 Esas, 2023/147 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. K…
5. Hukuk Dairesi 2025/10304 E. , 2026/4489 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1685 Esas, 2025/425 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/502 Esas, 2023/147 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ..., ... Mahallesi 4 48... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin paydaş olduğunu, taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın halı saha yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddialarını kabul etmediklerini, söz konusu taşınmaza ilişkin kamulaştırma kararı ve idarelerince yapılan fiili bir müdahalenin bulunmadığını, yetkisiz yargı yerinde dava açıldığını dava konusu ilgili olarak zamanaşımı itirazının olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazın değerinin bilirkişi raporunda hesaplanandan çok daha fazla olduğunu, taşınmazın etrafının villalar ve lüks konutlar ile çevrili olduğunu, Alanya'nın tümüne hakim manzaralı bir konumda bulunduğunu, belediyenin tüm altyapı ve hizmetlerinden yararlandığını, meskun mahalde bulunan arsa vasfında bir taşınmaz olduğunu, taşınmazın, somut emsal olarak kabul edilen taşınmazdan tahmini olarak 2,5 kat oranında daha değerli olduğunu kabul eden inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmayan geçersiz rapora göre hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davaya konu taşınmazın emsal taşınmaza göre sahile, yola, otel ve turistik işletmelere, ulaşım ve lokasyon açısından daha uygun bir konumda olduğunu, bilirkişi raporunda yanlış emsal seçiminden kaynaklı esaslı hata olduğunu, emsal taşınmaz araştırmasının bilirkişilerce yeterli düzeyde yapılmadığını, bilirkişi raporuna istinaden belirlenmiş olan kamulaştırmasız el atma bedelinin yetersiz olduğunu, çok düşük bir değer biçildiğini belirterek re’sen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmaz değerinin çok yüksek belirlendiğini, itirazlarına rağmen yeni bir bilirkişi raporu da alınmadığını, kamu yararı varsa mülkiyet hakkının ihlal edildiğinin ileri sürülemeyeceğini, imar uygulamalarından doğan ve idarelerin taraf olduğu davalarda taşınmazın değerinin uygulamanın tapuda tescil edildiği tarihteki nitelik ve koşullarına göre belirlenmesi, üretici fiyat endeksine göre güncellenerek hak sahibine ödenmesi gerektiğini, tapu kaydına müzekkere yazılarak taşınmazın tapu kaydında hisse hatası bulunup bulunmadığının sorulması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olması gerektiğini ayrıca davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin de maktu olması gerektiğini belirterek re'sen gözetilecek sebeplerle de kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından spor tesisi (halı saha) yapılmak suretiyle fiilen el atıldığı, arsa niteliğinde olduğu kabul edilerek, emsal karşılaştırılması yoluyla değerinin tespit edilmesinin doğru olduğu; davanın kamulaştırmasız el atmaya yönelik tazminat istemi olması nedeniyle, değerlendirmenin davanın açılış tarihine göre yapılıp, faize de dava tarihi itibarıyla hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda maktu karar harcına hükmedilmiş ise de taşınmaza fiilen el atılmış olması ve Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.09.2023 tarihli ve 2023/7138 Esas, 2023/8034 Karar sayılı kararı gözetildiğinde, 7421 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanun'larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 4'ünün üçüncü fıkrasının eldeki dava yönünden uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken karar harcına yönelik karar yerinde görülmediğinden hüküm düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmiştir V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde taşınmazdaki davacı payının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.