10. Hukuk Dairesi 2024/12461 E. , 2025/275 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/329 E., 2023/411 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davac…
**10. Hukuk Dairesi 2024/12461 E. , 2025/275 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/329 E., 2023/411 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; çiftçilikle uğraştığını, 29.11.2008 tarihinde TMO‘ya fındık teslim ettiğini ve TMO’nun kendisinden Bağ-Kur primi kestiğini, Kurumun tevkifata istinaden geriye yönelik tescil talebini reddettiğini belirterek Bağ-Kur priminin kesildiği tarihten itibaren tescilinin yapılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 2013/27 sayılı Genelgedeki şartları taşımadığının sabit olduğunu, söz konusu genelgede de izah edildiği üzere tarımsal faaliyette bulunanların 01.10.2008 tarihinden itibaren sattıkları ürün bedelleri üzerinden yapılan kesinti belgelerine istinaden sigortalılık tescili yapılmayacağının düzenlendiği, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli kararı ile davacının kendisinin ve ailesinin geçimini tarımsal faaliyetten sağladığı, tarlasının ve traktörünün olduğu, 29.11.2008 tarihinde TMO'ya fındık teslim ettiği ve TMO'nun kendisinden Bağ-Kur primi kestiği, buna ilişkin müstahsil makbuzunun dosyada yer aldığı, davacının 23.03.2003'de çiftçilik belgesi aldığı, 18.10.2003'den beri Cumayeri Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, davacı adına düzenlenmiş gübre alma belgesi ile irsaliye faturasının bulunduğu, davacının 10 dönüm arazisinin olduğu, ayrıca 2023 yılına kadar arazi kiralama sözleşmesi bulunduğu, 13.000 TL gelir desteği aldığı TMO'ya yapmış olduğu ürün (fındık) teslimi neticesinde kesilen prim tevkifatı nedeniyle sigortalılığının tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.12.2018 tarihinden itibaren başladığı kanaatine varıldığı gerekçesi ile davacının Bağ-Kur sigortalılığının 01.12.2008 tarihinde başladığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararıyla; davacının teslim ettiği ürünlerden TMO tarafından 29.11.2008 tarihinde yapılan Bağ-Kur prim kesintisini gösteren müstahsil makbuzunun dosyaya sunulduğunun anlaşılmasına göre yapılan tevkifatın kuruma intikal etmemesinin tescile engel olmayacağı göz önünde bulundurulduğunda İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ".. Eldeki dosyada, Mahkemece "davacının Bağ-Kur sigortalılığının 01.12.2008 tarihinde başladığının tespitine," şeklinde hüküm kurulmuş olup, hükümde, davacının hangi tarih aralığında sigortalı kabul edildiği sarih olarak belirtilmediğinden, oluşturulan hüküm infaza elverişli olmadığı gibi gerekçe bölümünde maddi hata ile 01.12.2008 yerine 01.12.2018 yazılması da isabetsiz bulunmuştur. Mahkemece, davacının hangi tarihten hangi tarihe kadar sigortalı kabul edildiği açıkça belirtilerek infaza elverişli hüküm tesisi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir...." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece Yargıtay içtihatlarına uygun olarak Fındık Tarım Satış Kooperatifinden davacının fiskobirlik ortağı veya üyesi olup olmadığı, hangi tarihlerde ürün teslim ettiği, davacının teslim etmiş olduğu ürünlerden dolayı Bağ-Kur tevkifatlarının yapılıp yapılmadığı, Tarım Kredi Müdürlüğünden davacının tarım kredi üyesi olup olmadığı doğrudan gelir desteği alıp almadığı çiftçilikle ilgili bilgileri ve tarımsal kredi kullanıp kullanmadığı, Ziraat Odasından davacının oda kaydının olup olmadığı, İlçe Tarım Müdürlüğünden davacının çiftçilikle uğraşıp uğraşmadığı, tarım destekleme kredisinden faydalanıp faydalanmadığı, Sırtpınar Köyü Muhtarlığından davacının ne iş yaptığı, tarım işiyle hangi tarihten beri uğraştığı çiftçilik belgesinin olup olmadığı, Ziraat Bankasından davacının tarımsal kredi başvurusu olup olmadığı, Tapu Müdürlüğünden davacı adına Tarım Bağ-Kur sigortalısı olmayı talep ettiği 2009 yılından itibaren adına kayıtlı tapu kaydının olup olmadığı sorulmuş, ilgili kolluğa müzekkere yazılarak davacı adına kayıtlı arazi olup olmadığı, doğrudan gelir desteği alıp almadığı, tarımsal faaliyete ara verip vermediği, hangi tür ürünler ektiği, ne kadar ürün elde ederek nerelere sattığı, ürün çeşitlerine göre üyesi olma ihtimali bulunan kooperatif kayıtları, tohum veya gübre alımlarına ilişkin belgelerin bulunup bulunmadığı, tespitini talep ettiği yıllar içerisinde ikametgahı, kiralama suretiyle faaliyette bulunup bulunmadığı, icar sözleşmesi gelirinin ne kadar olduğu ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin ve davacının tarımsal faaliyette 2009 yılından bu yana bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyeti kiralama yolu ile mi yoksa maliki bulunduğu araziler yolu ile mi sağladığı, ürününü teslim ettiği yerler ve traktörü olup olmadığı, ortalama gelirinin olup olmadığı var ise kira sözleşmesinin suretinin gönderilmesi istenilmiş, Toprak Mahsulleri Ofisinden davacının ortaklık kaydı olup olmadığı, ürün teslim edip etmediği, teslim etmiş ise prim kesintisi yapılıp yapılmadığı ve davacının teslim etmiş olduğu ürünlerden dolayı Bağ-Kur tevkifatlarının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tarihlerinin gönderilmesi istenilmiş, yukarıda sözügeçen hususlara ilişkin tüm bilgi ve belgeler toplanılmış, davacının tarımsal faaliyetle uğraştığı Sırtpınar Köyü muhtarları dinlenmiş, sözkonusu bilgi ve belgeler tetkik edildikten sonra, davacının oturduğu köyde babasının ölümünden sonra babasının tarımsal faaliyetlerini üstlenmek suretiyle tarımsal faaliyet ile uğraştığı, kendisinin ve ailesinin geçimini bu tarımsal faaliyetten sağladığı, tarlasının ve traktörünün olduğu, 29.11.2008 tarihinde TMO'ya fındık teslim ettiği ve TMO'nun kendisinden Bağ-Kur primi kestiği, buna ilişkin müstahsil makbuzunun dosyada yer aldığı, davacının 23.03.2003'de çiftçilik belgesi aldığı, 18.10.2003'den beri Cumayeri Ziraat Odasına kayıtlı olduğu, davacı adına düzenlenmiş gübre alma belgesi ile irsaliye faturasının dosyada bulunduğu, davacının 10 dönüm arazisinin olduğu, ayrıca 2023 yılına kadar arazi kiralama sözleşmesi bulunduğu, 13.000 TL gelir desteği aldığı anlaşılmış, TMO'ya yapmış olduğu ürün (fındık) teslimi neticesinde kesilen prim tevkifatı nedeniyle sigortalılığının tevkifatı takip eden aybaşı olan 01.12.2008-06.12.2008 tarihleri arasında sigortalılığının tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili 2013/27 sayılı genelgede, tarımsal faaliyetlerde bulunanların 01.10.2008 tarihinden itibaren sattıkları ürün bedelleri üzerinden yapılan kesinti belgelerine istinaden sigortalılık tescili yapılmayacağı düzenlendiği, Mahkeme dosyası kapsamına gelen yazı cevaplarında da davacı tarafın iddiasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafça iddianın ispatlanamadığını belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.