Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4857 E. , 2024/5137 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4857 Karar No : 2024/5137 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2-... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/4857 E. , 2024/5137 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2021/4857 Karar No : 2024/5137 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2-... 3- ... 4- ... 5- ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF(DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının davacılar tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, murisleri ...'un Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi gördüğü sırada sedyeden düşmesi sonrasında 15/11/2013 tarihinde vefat etmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle 12/02/2015 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine ilişkin işlemin iptali ile ... için 83.773,33 TL maddi tazminatın (miktar artırım dilekçesiyle artırılarak) diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 200,00 TL maddi tazminat ve her bir davacı için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, müteveffa ...'un 06/11/2013 tarihinde epilepsi nöbeti geçirmesi nedeniyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığı, bilincinin kapalı olduğu, tomografi çekilmesi sırasında kasılarak yere düştüğü ve başını yere çarptığı, yapılan tıbbi müdahalelere rağmen 15/11/2013 tarihinde vefat ettiği, davalı idarenin baygın halde olan hastanın tomografi cihazından düşmemesi ve tomografi çekilmesi sırasında hareket etmemesi için gereken tedbirleri almadığı, bu nedenle müteveffanın sedyeden düşmesi nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğu, diğer taraftan müteveffa ...'un 14 yıldır epilepsi hastası olduğu, daha önce de söz konusu hastanede uzun süre tedavi gördüğü, evde baygın halde bulunarak hastaneye bilinci kapalı halde getirildiği, yapılan otopsi sonucu düzenlenen 16/07/2014 tarihli İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporunda; "müteveffanın ölümünün, serebrovasküler hastalık, epilepsi ve künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği"nin belirtildiği, söz konusu rapora göre, davacıların murisi ...'un ölümüne, birçok faktörün bir arada sebep olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, davacıların murisi ...'un kesin ölüm sebebinin belirlenmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle meydana gelen olayın tek başına davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını söylemenin hukuken olanaklı olmadığı, müteveffada daha önce var olan epilepsi hastalığı ve serebrovasküler hastalığın bu neticenin gerçekleşmesinde etkili olduğunun Adli Tıp Raporuyla ortaya konulması karşısında, meydana gelen ölüm olayında müterafik kusurun varlığının kabulü ile mirasçılara ödenecek tazminat miktarında müterafik kusur nedeniyle orantısal bir indirim (takdiren 1/2 oranında) yapılmasının gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali istemi yönünden davanın incelenmeksizin reddine, eş ... için 41.886,67 TL maddi tazminat ile davacıların her biri için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesi istemi yönünden davanın kabulüne, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesi kararının, aleyhlerine olan kısımlarına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusu üzerine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacıların yakınlarının taksirle ölümüne neden olma suçundan dolayı tomografi teknisyeni ve hasta yönlendirme personelinin yargılandığı davada; ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen karar ile olayla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda ilgililere kusur izafe edilemeyeceğinin belirlendiğinden bahisle ilgililerin "taksir düzeyinde dahi kusurunun bulunmaması nedeniyle" beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmiş olduğu, bu durumda bünyesinde risk taşıyan tıbbi hizmetlerden yararlananların uğradıkları zararların tazmininin idarenin ağır hizmet kusurunun ortaya konulmasına bağlı olduğundan Ceza Mahkemesince ortaya konulmuş olan durum nedeniyle idarenin (çalışanların) ağır hizmet kusuru bulunduğundan söz edilemeyeceğinden tazminat ödenmesini gerektiren hukuki koşulların oluşmamış olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, olayda idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacıların yakını ... 06/11/2013 tarihinde epilepsi krizi geçirmesi üzerine Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılmış, başlangıçta bilinci kapalı olmasına karşın tomografi çekilmesi sırasında kasılarak yere düşmüş ve başını yere çarpmıştır. Sonrasında yapılan tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 15/11/2013 tarihinde vefat etmiştir. Müteveffaya yapılan otopsi sonucu düzenlenen 16/07/2014 tarihli İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda, müteveffanın ölümünün, serebrovasküler hastalık, epilepsi ve künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği belirtilmiştir. Davacılar tarafından, meydana gelen ölüm hadisesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır. Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare Mahkemesince, davacıların yakınlarının taksirle ölümüne neden olma suçundan dolayı radyoloji teknisyeni ve hasta yönlendirme personelinin yargılandığı davada; ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen karar ile olayla ilgili olarak düzenlenen Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda ilgililere kusur izafe edilemeyeceğinin belirlendiğinden bahisle ilgililerin "taksir düzeyinde dahi kusurunun bulunmaması nedeniyle" beraatine karar verildiği ve bu kararın kesinleşmiş olduğu, bu nedenle olayda idarenin hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmişse de; olayda, müteveffa ...'un 06/11/2013 tarihinde epilepsi nöbeti geçirmesi nedeniyle Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırıldığı, başlangıçta bilincinin kapalı olduğu ancak tomografi çekilmesi sırasında kasılarak yere düştüğü ve başını yere çarptığı, sonrasında yapılan tıbbi müdahalelere rağmen 15/11/2013 tarihinde vefat ettiği ve yapılan otopsi sonucu düzenlenen raporda, ölümün künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği dikkate alındığında, her ne kadar olayla ilgili yürütülen ceza yargılamasında ilgililer yönünden beraat kararı verilmiş olsa da meydana gelen ölüm hadisesinde davalı idarenin baygın halde olan hastanın tomografi cihazından düşmemesi ve tomografi çekilmesi sırasında hareket etmemesi için gereken tedbirleri almadığı, bu nedenle müteveffanın sedyeden düşmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu açıktır. Bu nedenle, olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunmakta olup davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin değerlendirilmesi gerekirken Bölge İdare Mahkemesince olayda hizmet kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacılar yakınına yapılan otopsi sonucu düzenlenen 16/07/2014 tarihli İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu Raporunda; "müteveffanın ölümünün, serebrovasküler hastalık, epilepsi ve künt kafa travmasına bağlı beyin kanaması ve gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği" belirtildiğinden, davacıların murisi ...'un ölümüne, birçok faktörün bir arada sebep olduğunun anlaşıldığı, müteveffada daha önce var olan epilepsi hastalığı ve serebrovasküler hastalığın da ölüm hadisesinin gerçekleşmesinde etkili olduğu dikkate alındığında davacılara ödenecek tazminat miktarında bu husus da gözetilerek orantısal bir indirim yapılması gerekmektedir. Ayrıca davacıların, tazminat ödenmesi istemiyle davalı idareye yaptıkları 12/02/2015 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin işleminin iptali istemine gelince; idari eylemlerden doğan tam yargı davalarında, idareye başvurarak ön karar alınması zorunlu olduğundan, başka bir ifadeyle dava ön şartı niteliğinde bulunduğundan, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin, idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olmadığı açıktır. Bununla birlikte, İdare Mahkemesi kararının taraflarca istinaf edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesince, davacının istinaf isteminin reddedilmesine, davalı idarenin istinaf istemi kabul edilerek İdare Mahkemesi kararı tamamen kaldırılmasına rağmen, iptal istemi yönünden yeniden hüküm kurulmamasında hukuki isabet bulunmamaktadır. Bozmaya uyulması halinde yeniden verilecek olan kararda, davacıların bu kısma yönelik istinaf isteminin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın, dava konusu işlem yönünden incelenmeksizin reddi, tazminat istemleri yönünden kısmen kabulü ile kısmen reddine ilişkin... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 20/11/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.