(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10905 E. , 2013/2075 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı veki…
**(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi 2012/10905 E. , 2013/2075 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin maliki olduğu Manisa İli Ahmetli ilçesinde bulunan... Parsel sayılı 18.900 m2 yüzölçümündeki üzüm bağını davalının 1999 tarihinden beri ortakçı olarak işlettiğini, o günden bu güne kadar elde ettiği üründen ya da bedelinden müvekkilinin hiç bir şekilde yararlanmadığını, her yıl bir sonraki üründen vermek üzere oyaladığını, en son olarak 2.12.2008 tarihinde sözleşme imzalayarak 2009 yılı hissesi hariç olmak üzere 9 nolu kalitede 17.5 ton çekirdeksiz üzüm veya bedelini 2009 ekim ayı itibariyle ödemeyi kabul ettiğini, ancak 2009 ekim ayı geçtiği halde ödemede bulunmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1999-2008 yıllar arası müvekkilinin hissesine düşen 17,5 ton 9 nolu kalitedeki çekirdeksiz kuru üzüm bedelinin, 2009 yılına ait üründen müvekkilin hissesine düşen 2 ton 9 nolu kalitedeki üzüm bedelinin müvekkiline ödenmesini istemiş, dava dilekçesinde davanın değerini 15.000.- TL olarak bildirmiştir. Davalı vekili ise, davacının iddia ettiği gibi ortakçı olmadığını, 2.12.2008 tarihli sözleşmenin gerçeği yansıtmadığını, sözleşme altındaki imzanın kendisine ait bulunmadığını, sözleşmeden haberi olmadığını, davacının bağında işçi olarak çalıştığını ve karşılığında ücret aldığını, her mahsül sonunda davacı gelip mahsülünü alıp, kendisinin sattığını ve borcunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere alacağın zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.