5. Ceza Dairesi 2006/4022 E. , 2010/2527 K. "" Irza geçme suçundan sanık ...’nin yapılan yargılaması sonunda; mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2005 gün ve 2004/177 Esas, 2005/87 Karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 05.04.2006 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 28.06.2006 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü ta…
**5. Ceza Dairesi 2006/4022 E. , 2010/2527 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme suçundan sanık ...’nin yapılan yargılaması sonunda; mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 21.06.2005 gün ve 2004/177 Esas, 2005/87 Karar sayılı hükmün süresi içinde sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi ve incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine; dosya Yargıtay C.Başsavcılığının 05.04.2006 günlü tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle 28.06.2006 Çarşamba saat 14.00’e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı. Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı. Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu. 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulundan rapor alınarak tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Mağdure ...’in kadın doğum uzmanından alınan 05.07.2004 günlü raporunda, “hymen ileri derecede halkavi duhule müsait halen tıbben bakiredir.” denilip, mağdure ve sanığın cinsel ilişkiye girdiklerine dair aşamalarda farklılık gösteren beyanları karşısında; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan kızlık zarının yapısı, bozulup bozulmadığı, anüler yapıda ise duhule müsait olup olmadığı ve ereksiyon halindeki penisin duhulu ile yırtılıp yırtılmayacağı hususunda rapor aldırıldıktan sonra suç niteliğinin tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi, tüm bunların gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.