1. Ceza Dairesi 2023/5183 E. , 2023/6373 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/187 değişik iş HÜKÜMLÜ : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silahla tehdit, kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, yaralama, kasten öldürme ve birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçlarından Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, iyi halli olmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kuru…
**1. Ceza Dairesi 2023/5183 E. , 2023/6373 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/187 değişik iş HÜKÜMLÜ : İtirazın reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silahla tehdit, kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, yaralama, kasten öldürme ve birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçlarından Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunan ...'in, iyi halli olmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığına ve 6 ay sonra durumunun yeniden değerlendirilmesine dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 24.02.2021 tarihli ve 2021/732 sayılı kararına yönelik şikâyetin kabulü ile bahse konu kararın iptaline ilişkin Çorum İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2021 tarihli ve 2021/628 Esas, 2021/653 Karar sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.04.2021 tarihli ve 2021/187 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak; Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.05.2023 tarihli ve 94660652-105-19-11672-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/56609 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü; I. İSTEM Yargıtay Cumhuryet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve 2023/56609 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, adı geçen hükümlü hakkında silahla tehdit, kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık, yaralama, kasten öldürme ve birden fazla kişi ile birlikte silahla tehdit suçlarından Çorum İnfaz Hakimliğinin 04.01.2021 tarihli ve 2021/6 Esas, 2021/6 Karar sayılı kararı ile 19 yıl 37 ay 75 gün hapis cezası olarak içtimasına karar verilmesi üzerine, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 16.02.2021 tarihli ve 2017/1-511 sayılı müddetnameye göre hakederek tahliye tarihinin 31.08.2037, koşullu salıverme tarihin ise 16.09.2026 olarak belirlendiği, hükümlünün cezalarının infazına 30.11.2020 tarihinde başlandığı, hükümlünün 2002 günlük mahsup kararı sebebiyle kapalı ceza infaz kurumunda geçireceği 3 aylık süreyi doldurduğu, açık ceza infaz kurumundan Covid iznine ayrıldığı ve izinli iken işlemiş olduğu suçtan dolayı Çorum Sulh Ceza Hakimliğinin 16.11.2020 tarihli ve 2020/607 sorgu sayılı kararıyla tutuklanmasına karar verilmesini müteakip, kapalı ceza infaz kurumuna alındığı, sonrasında Çorum 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2021/56 Esas sayılı kararıyla tahliye edildiği, hükümlü hakkında hazırlanan gözlem değerlendirme raporunda hükümlünün kurum içinde olumlu tutum ve davranışlarda bulunmadığı, 3 ayrı disiplin cezası aldığı, kurallara uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanmadığı, toplu yaşam kurallarına uymadığı, kurum içi faaliyetlerde uyumsuz davranışlarda bulunduğu, toplumla bütünleşmeye hazır olmadığının tespit edildiğinden bahisle, toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı ve yeniden suç işleme, topluma ve mağdura zarar verme riskinin yüksek olduğu değerlendirildiğinden iyi halli olmadığına, açık ceza infaz kurumuna ayrılmasının uygun olmadığına ve 6 ay sonra durumunun yeniden değerlendirilmesine dair verilen Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 24.02.2021 tarihli ve 2021/732 sayılı kararına karşı yapılan şikayetin Çorum İnfaz Hâkimliğince, hükümlü hakkında daha önce açığa ayrılma kararı verilerek covid izninden yararlandırıldığı, bu izinde iken hakkında tutuklama kararı verildiği ancak hüküm verilmediği, hakkında tutuklama kararı verilmesinin ve infaz ettiği birden fazla cezasının olmasının açığa ayrılmasına engel teşkil etmediği, almış olduğu disiplin cezaları bakımından ise yasal kaldırma sürelerinin dolduğu, kaldı ki psiko-sosyal servis tarafından verilen mütalaada hükümlünün sosyal çevresiyle uyum içinde olduğunun, topluma ve mağdura zarar verme riskinin düşük olduğunun bildirildiği, bu itibarla hükümlünün iyi halli olmadığına dair kararın hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle kabulüne ve anılan kararın iptaline karar verildiği anlaşılmış ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un "Hükümlülerin değerlendirilmesi ve iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89 uncu maddesinde yer alan, (1) Hükümlüler, ceza infaz kurumlarında bulundukları tüm aşamalarda, ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara uyup uymadığı, haklarını iyi niyetle kullanıp kullanmadığı, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirip getirmediği, uygulanan iyileştirme programlarına göre toplumla bütünleşmeye hazır olup olmadığı, tekrar suç işleme ve mağdura veya başkalarına zarar verme riskinin düşük olup olmadığı hususlarında idare ve gözlem kurulu tarafından iyi hâlin belirlenmesine esas olmak üzere en geç altı ayda bir değerlendirmeye tabi tutulur. (2) Birinci fıkra uyarınca yapılacak değerlendirmede, infazın tüm aşamalarında hükümlülerin katıldığı iyileştirme ve eğitim-öğretim programları ile spor ve sosyal faaliyetler, kültür ve sanat programları, aldığı sertifikalar, kitap okuma alışkanlığı, diğer hükümlü ve tutuklular ile ceza infaz kurumu görevlileri ve dışarıyla olan ilişkileri, işlediği suçtan dolayı duyduğu pişmanlığı, ceza infaz kurumu kuralları ile kurum bünyesindeki çalışma kurallarına uyumu ve aldığı disiplin cezaları dikkate alınır. (3) Toplam on yıl ve daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar ile terör suçları, örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak suçları, örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar, kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar hakkında yapılacak açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin değerlendirmelerde idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet Başsavcısı veya belirleyeceği bir Cumhuriyet savcısı başkanlık eder. Ayrıca, idare ve gözlem kuruluna Cumhuriyet başsavcısı tarafından belirlenen bir izleme kurulu üyesi ile Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı il veya ilçe müdürlükleri tarafından belirlenen birer uzman kişi katılır. (4) İdare ve gözlem kuruluna Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile izleme kurulundan katılan üyelere katıldıkları her bir toplantı günü için memur maaş katsayısının (500) rakamı ile çarpılması sonucu bulunacak miktarda huzur hakkı ödenir. (5) Kanunlarda iyi hâlliliğin arandığı durumlarda, hükümlülerin tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi bakımından bu madde hükümleri uygulanır. (6) Açık ceza infaz kurumuna ayırmaya, denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ve koşullu salıverilmeye ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri bir yılı geçemez. (7) İdare ve gözlem kurulu tarafından yapılacak değerlendirmelere esas olacak ilkeler ve kurulun bu maddeye ilişkin çalışma usul ve esasları ile tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki, Anılan Kanun'un geçici 9 ncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan, "Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlüler, 31.5/2020 tarihine kadar izinli sayılır. Salgının devam etmesi hâlinde bu süre, Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabilir. Bu fıkra uyarınca izinli sayılanlar hakkında 95 ve 97 nci madde hükümleri uygulanır." şeklindeki, Aynı Kanun'un "Denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazı" başlıklı 105/A maddesinde yer alan, "(Ek: 5.4.2012-6291/1 md.) (1) (Değişik:14.4.2020-7242/46 md.) Hükümlülerin dış dünyaya uyumlarını sağlamak, aileleriyle bağlarını sürdürmelerini ve güçlendirmelerini temin etmek amacıyla, açık ceza infaz kurumunda veya çocuk eğitimevinde bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talebi hâlinde, cezalarının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına, ceza infaz kurumu idaresince hazırlanan değerlendirme raporu dikkate alınarak, hükmün infazına ilişkin işlemleri yapan Cumhuriyet Başsavcılığının bulunduğu yer infaz hâkimi tarafından karar verilebilir." şeklindeki açıklamalar hep birlikte değerlendirildiğinde, 5275 sayılı Kanun'un geçici 9 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca Covid-19 salgın hastalığı sebebiyle, açık ceza infaz kurumlarında bulunanlar ile kapalı ceza infaz kurumunda bulunup da açık ceza infaz kurumlarına ayrılmaya hak kazanan hükümlüler, 105/A maddesi kapsamında denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına karar verilen hükümlüler ve 106 ncı madde veya diğer kanunlar uyarınca denetimli serbestlik tedbirinden yararlanan hükümlülerin 31.5.2020 tarihine kadar izinli sayıldığı ve salgının devam etmesi hâlinde bu sürenin Sağlık Bakanlığının önerisi üzerine Adalet Bakanlığı tarafından her defasında iki ayı geçmemek üzere yedi kez uzatılabileceğinin belirtildiği ve anılan düzenleme uyarınca Adalet Bakanlığınca söz konusu sürenin 2 aylık sürelerle uzatıldığı, yine bahse konu düzenleme uyarınca izinli sayılanlar hakkında anılan Kanun'un 95 ve 97 nci madde hükümlerinin uygulanacağı, bu itibarla Covid-19 sebebiyle izinli sayılan hükümlülerin izinde geçirdikleri sürenin infazdan sayıldığı gözetilerek yapılan incelemede, Somut olayda, Çorum İnfaz Hâkimliğinin 03.03.2021 tarihli kararı ile hükümlünün açık ceza infaz kurumuna ayrılması konusunda, hükümlü hakkında daha önce açığa ayrılma kararı verilerek covid izninden yararlandırıldığı, bu izinde iken hakkında tutuklama kararı verildiği ancak hüküm verilmediği, hakkında tutuklama kararı verilmesinin ve infaz ettiği birden fazla cezasının olmasının açığa ayrılmasına engel teşkil etmediği, almış olduğu disiplin cezaları bakımından ise yasal kaldırma sürelerinin dolduğu, kaldı ki psiko-sosyal servis tarafından verilen mütalaada hükümlünün sosyal çevresiyle uyum içinde olduğunun, topluma ve mağdura zarar verme riskinin düşük olduğunun bildirildiği, bu itibarla hükümlünün iyi halli olmadığına dair kararın hukuka uygun olmadığından bahisle Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 24.02.2021 tarihli kararına karşı yapılan şikayetin kabulüne ve anılan kararın iptaline karar verilmiş ise de, 5275 sayılı Kanun'un "iyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89 ve 105/A maddelerinde yer alan düzenlemeler gereğince iyi halin belirlenmesinde ilgili idare ve gözlem kurulunun hükümlü hakkındaki değerlendirme raporunun dikkate alınmasında zorunluluk bulunması karşısında, hükümlünün infaz sürecine dahil olan Covid izninde daha sonradan tahliye edilmiş olsa bile tutuklanarak cezaevine alınması nedeniyle Çorum L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığınca hükümlünün toplumla bütünleşmeye hazır olmadığı ve yeniden suç işleme, topluma ve mağdura zarar verme riskinin yüksek olduğu değerlendirildiğinden iyi halli olmadığına ve gözlemlenmesi gerektiğine ilişkin karar verildiği gözetildiğinde, yönetim servisi, psikososyal servisi ve eğitim servisi gözlem değerlendirme rapor ve kararların cezaevi idaresinden istenerek, anılan karar ve evraklar ile tutuklamaya konu atılı suçu işleyip işlemediğine dair kuvvetli suç şüphesini oluşturacak delillerin bulunup bulunmadığının tespiti bakımından tutuklamaya ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasının da getirtilerek incelenmesinden sonra sonucuna göre anılan Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 24.02.2021 tarihli kararı üzerinde bir denetim yapılmasının sağlanması gerektiği cihetle, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin, (1), (2) ve (3) üncü fıkraları; (1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir. (2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir. (3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar. Şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5275 sayılı Kanun'un "İyi hâlin belirlenmesi" başlıklı 89 uncu ve 105/A maddelerinde yer alan düzenlemeler gereğince iyi hâlin belirlenmesinde ilgili idare ve gözlem kurulunun hükümlü hakkındaki değerlendirme raporunun dikkate alınmasında zorunluluk bulunduğu, hükümlünün koşullu salıverilmesi, açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için mahkum olduğu cezanın infazı sırasında, ceza infaz kurumunda geçirmiş olduğu sürede iyi hâlli olmasının gerekli ve yeterli olduğu, hakkında tutuklama kararı verilmesinin doğrudan tek başına iyi hâlli olmadığını kabule yeterli olmadığı, ancak somut olayda, işlediği suç nedeniyle 16.11.2020 tarihinde tutuklanan hükümlünün, 11.02.2021 tarihinde tahliye edildiği anlaşılmakla, ceza infaz kurumunda bulunduğu sürede hükümlü hakkında, ceza infaz kurumu yönetim servisi, güvenlik ve gözetim servisi, psikososyal servisi ve eğitim servisi tarafından düzenlenen gözlem değerlendirme rapor ve kararların cezaevi idaresinden istenerek incelenmesinden sonra sonucuna göre Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının, 24.02.2021 tarihli kararı üzerinde bir denetim yapılmasının sağlanması gerektiği anlaşılmakla, itiraz merciince verilen kararının bu sebeple kanuna aykırı olduğunun tespitiyle, kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Çorum 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.04.2021 tarihli ve 2021/187 değişik iş sayılı kararın 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2023 tarihinde karar verildi.