1. Ceza Dairesi 2022/14810 E. , 2023/2897 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/7889 Esas, 2022/8280 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2022 tarihli ve KD-2022/73218 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapıl…
**1. Ceza Dairesi 2022/14810 E. , 2023/2897 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/7889 Esas, 2022/8280 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.12.2022 tarihli ve KD-2022/73218 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiğinden bahisle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi ilâmının kaldırılmasına ve kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Evli olan sanık ile maktulün olay tarihinden önceki dönemlerde zaman zaman kavga ettikleri, olay akşamı maktulün eve gelmemesi nedeniyle sanığın yanına bıçak almak suretiyle maktulü aramaya çıktığı, maktul ile tanık ... araçta iken gelerek aracın camına vurduğu, akabinde tarafların tartışmaya başladığı, tartışmanın sokakta devam ettiği, tartışma esnasında maktulün sanığa tekme attığı, sanığın da araya girerek olayı sonlandırmaya çalışan tanığın yüzüne vurduğu, maktulün sanığın üzerine yöneldiği ve bıraktığı, sanığın evin kapısını açmaya çalışırken kendisini bırakan maktule doğru yönelerek bıçak ile saldırdığı ve maktulü sırt kısmından yaraladığı, maktulün almış olduğu bıçak darbesi neticesinde hayatını kaybettiği, sanığın olaydan önce yanına aldığı öldürmeye elverişli bıçakla maktulün hayatî öneme haiz sırt bölgesine hedef gözeterek akciğer yaralanmasına yol açacak şiddette vurması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın fiiliyle ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy çokluğu ile REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 25.10.2022 tarihli ve 2022/719 Esas, 2022/903 Karar sayılı temyiz isteminin düzeltilerek esastan reddi kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) K A R Ş I O Y Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin uyumlu içtihatlarına göre, gerçekleştirilen eylemi kasten öldürme veya kasten yaralama olarak vasıflandırılırken taraflar arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunup bulunmadığı, faillerin olay öncesi ve sonrasındaki söz ve davranışları, suçta kullanılan aletler ve kullanılış şekilleri, mağdurun/maktulün vücudundaki isabet yerleri, sayısı ve harabiyetleri, eyleme son veriliş şekli birlikte değerlendirilerek bir sonuca varılmalıdır. Failler tarafından mağdurun öldürülmesi amaçlanmış ise eylem öldürme, yaralanması amaçlanmış ise eylem yaralama olarak vasıflandırılmalıdır, yaralama olarak vasıflandırılan eylem sonucu mağdurun ölmesi halinde ise failler TCK'nin 87. maddesinin 4. fıkrasına göre cezalandırılmalıdır. Dosya içeriğine göre: Resmî nikahla evli olan sanık ... ile maktul ...'in aralarında geçimsizlik bulunduğu bu nedenle zaman zaman kavga ettikleri, maktul tarafından evin ihtiyaçlarının karşılanmadığı, olay günü de maktulün eve gelmemesi nedeniyle sanığın yanına bıçak almak suretiyle maktulü aramaya çıktığı, daha önceden gittiği içkili eğlence yerlerini dolaştığı ancak ayrıldığının söylendiği, dönüşte maktul ile tanık ...'ı araçta gördüğü, aracın camına vurduğu, akabinde tarafların tartışmaya başladığı, tartışmanın sokakta devam ettiği, tartışma esnasında maktulün sanığa tekme attığı, sanığın araya giren ...'ın yüzüne vurduğu, maktulün sanığın üzerine yürüdüğü, sanığın evin kapısını açmaya çalışırken kendisini bırakan maktule doğru yönelip ekmek bıçağı ile hamle yaptığı ve sakınma amacıyla sırtını dönen maktulü sırtından tek bıçak darbesiyle yaraladığı, maktulün hastanede tedavi görmekte iken öldüğü anlaşılmıştır. İzlenen dosya içerisinde mevcut kamera kaydı görüntüsüne göre, olay günü gece saat 02.57 sıralarında sanığın ... Demircan caddesine hızlı adımlarla çıktığı ve caddenin karşı tarafına yöneldiği, bu sırada, maktulle tanığın da aynı caddeye çıktıkları, maktulün sanığın arkasından koşmaya başladığı, tanık ...'ın maktule engel olmaya çalıştığı ancak maktulün, sanığı yakalayarak ayağı ile tekme attığı, sonrasında tanığın maktulü uzaklaştırmaya çalıştığı sanığın ikâmetinin dış kapısına yöneldiği, maktulün üzerine gelmesi ile sanığın elinde bulunan bıçak ile maktule hamle yaptığı, maktulün hafifçe sırtını dönerek yan tarafa kaçmaya çalıştığı ancak bıçağın sırtına isabet etmesi neticesi yaranladığı ve tanık tarafından hastaneye götürüldüğü tesbit edilmiştir. Anlatıldığı şekilde gerçekleşen olayda maktulün sırtına isabet eden bıçak darbesi neticesi tedavi gördüğü hastanede öldüğü, sanığın kocası olan maktulün hayatî organlarının bulunduğu bölgeyi hedef alarak darbe gerçekleştirdiğine dair delil bulunmadığı, maktulün mobil halde olup kendisi korumak amacıyla sırtını dönmesi nedeniyle isabet ettiği, başka bir deyişle sanığın kendisine tekme atan maktule bıçağa rastgele savurduğu, sanık ile kocası maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığı, kocası maktulü eve getirmek için aradığı ve engel bir durum olmamasına rağmen sanığın kendiliğinden eylemine son verdiği birlikte dikkate alındığından, öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla, kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan hükmün bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.