(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10763 E. , 2011/16937 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı,dava dışı ... ile davalı arasında taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığını,kendisinin bu sö…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10763 E. , 2011/16937 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı,dava dışı ... ile davalı arasında taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığını,kendisinin bu sözleşmeden doğan tüm hak ve yetkileri devraldığını,sözleşmeye göre belirlenen 16 aylık teslim süresi içinde taşınmazın teslim edilmediğini,17 aylık bir gecikme ile 04.03.2009 tarihinde teslim edildiğini, geç teslim edilmesi nedeniyle aylık 400 TL kira gelirinden mahrum kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mahrum kalınan 500 TL kira bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı,sözleşmede konutların teslimi için kesin bir vade belirlenmediğini ve geç teslim nedeniyle taksit ödemelerinin teslim sonrasına ertelendiğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece Davalı idareden taşınmaz alan dava dışı ... 'a taşınmazın 04.03.2009 tarihinde teslim edildiğini,davacının ise bu teslimat tarihinden sonra 04.11.2009 tarihinde ... 'dan devralması nedeniyle geç teslimden kaynaklanan bir kira kaybı bedelinin oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, alacağın temliki sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Genel olarak borç ilişkisi kimler arasında meydana gelmişse, alacaklılık ve borçluluk sıfatları da bu kişilere ait olup, bunun doğal sonucu olarak, borçlu kime karşı ifa yükümü altına girmişse, alacak hakkı da o kişiye aittir. Bununla beraber, alacaklının alacağının üçüncü bir kişiye devretmesi mümkün olup, alacağın temliki, alacağı devreden alacaklı ile devralan kişi (yeni alacaklı) arasında yapılacak yazılı bir sözleşme ile meydana gelir. 2011/10763-16937