10. Hukuk Dairesi 2023/10161 E. , 2023/10790 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1286 E., 2023/1011 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova İş Mahkemesi SAYISI : 2021/536 E., 2023/276 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı işlemlerine esas doğum tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum ve…
**10. Hukuk Dairesi 2023/10161 E. , 2023/10790 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1286 E., 2023/1011 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Yalova İş Mahkemesi SAYISI : 2021/536 E., 2023/276 K. Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı işlemlerine esas doğum tarihinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 15.12.1964 tarihinde doğduğu, o yıllarda nüfusa kaydının 06.01.1975 olarak işlendiği, davacının doğum tarihinin düzeltilmesi için açtığı dava sonrasında 06.01.1975 tarihinin iptal edilip 15.12.1964 olarak yeni doğum tarihinin nüfusa kayıt ve tesciline karar verildiği, davacının SGK müdürlüğüne başvuruda bulunup emeklilik yaşının yeni doğum yılı üzerinden hesaplanmasını talep ettiği, ancak Kurumun bu talebi reddettiği, Kurum işleminin haksız olduğu iddiasıyla davalı idare tarafından davacının nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan gerçek doğum yılı olan 15.12.1964 tarihi esas alınarak emeklilik işlemlerinin hesaplarının yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi uyarınca ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra yapılan yaş düzeltmelerinin sosyal sigortalar yönünden etkili olmayacağı, bu hususun Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından; muhtar ...'ın beyanında davacının kendisinin muhtarlık yaptığı dönemde kaçarak evlendiğini beyan ettiği, bu şahsın muhtarlık yaptığı dönemlerin 1970 - 1975 yılları olduğu, davacının ilk çocuğu İbrahim'in 1992'de nüfusa beyan üzerine tescil edilmekle birlikte 1985 yılında doğduğunun yazıldığı, davacı ile aynı yerde çalışan personelin de davacının ilk işe başladığı tarihte 30'lu yaşların üzerinde olduğunu söyledikleri, bu durumda davacı 1975 yılında doğdu şeklinde nüfusa kaydedilse de muhtarın beyanına göre o tarihte halasının oğluna kaçtığı, yine ilk çocuğun 1985 yılında doğup, 10 yaşında birinin doğum yapmasının beklenemeyeceği, bu durumda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayan hallerde sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihlerine itibar etmesi gerektiğine ilişkin emsal kararı da gözetilerek (2009/17537 esas) davacının emeklilik işlemlerinde SGK tarafından gerçek doğum tarihi olan 15.12.1964 tarihi esas alınarak işlemlerin yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile davalı idare tarafından davacının nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan gerçek doğum tarihi olan 15.12.1964 tarihi esas alınarak emeklilik işlemlerinin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur. B.İstinaf Sebepleri: Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi uyarınca ilk kez sigortalı olarak çalışmaya başladıktan sonra yapılan yaş düzeltmelerinin sosyal sigortalar yönünden etkili olmayacağı, bu hususun Anayasa Mahkemesi kararında da belirtildiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının oğlunun 26.01.1985 tarihinde doğmuş olması, düzeltilmemiş 06.01.1975 doğum tarihine göre 10 yaşında iken doğum yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olması; dinlenilen tanıkların davacının iddiasını doğrulaması, davacının yaşının düzeltilmesine ilişkin mahkeme kararının; klasik yaş tashihi değil kayıt tashihi niteliğinde bulunması, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; davacı tarafından ilk işe giriş tarihinden sonra alınan yaş tashihi kararının yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde nazara alınması gerektiğinin tespiti davasıdır. 2.İlgili Hukuk 1- 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un mülga 120 nci maddesinin ilgili 2 nci fıkrası ile anılan Kanun'a 24.06.2004 tarihli ve 5198 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile eklenen 3 üncü fıkrası şöyledir: "...Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur. İş kazalarıyla meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya 506 sayılı Kanun ile diğer sosyal güvenlik kurumlarına tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş tashihleri dikkate alınmaz..." 2- 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili 57 nci maddesinin ilk üç fıkrası şöyledir: "İş kazasıyla meslek hastalığı halinde, hak sahiplerine bağlanacak gelirlerin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim veya sağlık kurulu raporu ile ilk defa tespit edildiği tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri esas alınır. Malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, mülga 2/6/1949 tarihli ve 5417 sayılı Kanun ve mülga 4/2/1957 tarihli ve 6900 sayılı Kanun ile 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17/10/1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı ve 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı kanunlara, 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tâbi sandıklara veya bu Kanuna göre ilk defa malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olduğu tarihte, nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının bu Kanuna göre ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının ise nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas alınır. İş kazası, meslek hastalığı, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmeleri dikkate alınmaz..." 3. 25/04/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun ilgili maddeleri şöyledir: "Madde 10 - (1) Kurumlarda kişiyle ilgili olarak yapılan işlemlerde nüfus kayıtları esas alınır. Kayıtlar arasında farklılık olması halinde nüfus kayıtlarında değişiklik yapılmaz, usûlüne göre diğer kayıtlar düzeltilir." "Madde 35 - (1) Kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir..." 4. 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili 30 ve 39 uncu maddeleri şöyledir: "Madde 30 - Doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunur. Nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa, gerçek durum her türlü kanıtla ispat edilebilir. " "Madde 39- Mahkeme kararı olmadıkça, kişisel durum sicilinin hiçbir kaydında düzeltme yapılamaz. " 3. Değerlendirme 1. Yaş tashihi hukuki bir terim olarak "kişinin nüfus tesciline esas olan tarihlerin ve yaş kaydının nüfus kütüğündeki düzeltme" işlemini ifade etmektedir. Bireyin evlenmesi, askere alınması, seçme ve seçilme hakkını kullanması, sigortalı olabilmesi, emeklilik hakkına kavuşması gibi birçok sosyal, ekonomik, siyasal hak ya da ödevin yaş şartına bağlanmış olması birtakım hakların kazanılmasında ya da ödevlerden imtina edilmesinde yaş unsurunun önemli bir parametre olduğunu ortaya koymaktadır (...nun 27.10.2022 tarih ve 2020/(21)10-680 E. 2022/1397 K. sayılı kararı). 2. Kişilerin yaşının kamu ve özel hukuka ait hakların edinilmesi ve kullanılması ile mükellefiyetlerin yükletilmesi açısından hukuki sonuçları itibariyle bahsedilen önemi nedeniyle kişinin yaşının doğru tespit edilmesi ve varsa hataların giderilmesi bir zorunluluktur. 3. 4721 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesi uyarınca kişinin nüfus tesciline esas olan doğum tarihlerinin ve yaş kaydının düzeltilmesi işlemi ancak mahkeme kararı ile mümkündür. Bu bağlamda 5490 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinde kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydının düzeltilemeyeceği ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamayacağı ancak olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddi hataların nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltileceği düzenlenmiştir. 4. Kişinin yaşı, düzeltme (tashih) davası mahkemece kabul edilerek düzeltildiğinde doğuracağı hukuki sonuçlar artık kişinin mahkemece düzeltilen yaşına göre belirlenir. Bir başka deyişle kişinin yaşıyla ilgili işlem ve kararlarda bu değişen yaş esas alınır. 5. Sosyal güvenlik haklarının bir kısmından yararlanmak belli bir yaşı ikmal etmek ya da ikmal etmemiş olmak şartlarına bağlanmaktadır. 506 sayılı Kanun'un 120 nci maddesi uyarınca Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortalarına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında, sigortalıların ve hak sahibi çocuklarının, sigortalının yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı kanunlara veya bu kanuna tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri, sigortalının sigortaya tabi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonra doğan çocuklarının da nüfus kütüğüne ilk olarak yazılan doğum tarihleri esas tutulur. Anılan maddenin 3 üncü fıkrasında ise İş Kazası, Meslek hastalığı, Malûllük, Yaşlılık ve Ölüm sigortalarından gelir ve aylık tahsisleri ile sermaye değerinin hesabında, iş kazasının olduğu veya meslek hastalığının hekim raporuyla ilk defa tespit edildiği veya sigortalıların bu Kanuna ve bu Kanunla yürürlükten kaldırılmış kanunlara tâbi olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten sonraki yaş düzeltmelerinin dikkate alınmayacağı düzenlenmiştir. 506 sayılı Kanun'un söz konusu hükümleri 5510 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesiyle yürürlükten kaldırılmış ise de benzer düzenlemeler 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinde korunmuştur. 6. Sigortalı olarak ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihlerinin yaşlılık aylığı bağlanmasında dikkate alınamayacağına ilişkin söz konusu düzenlemelerin asıl amacı yaş büyütmek suretiyle daha erken yaşlılık aylığı almak gibi kötü niyetli uygulamaların önüne geçmektir. Böylesi bir durumda yaş tashihine ilişkin mahkeme kararı geçerliliğini ve değerini korumakla birlikte sadece kanun hükmü nedeniyle emeklilik yönünden sonuç doğurmamaktadır (...nun 27/10/2022 tarih ve 2020/(21)10-680 E. 2022/1397 K. sayılı kararı). 7. Nüfus kayıtlarının sel, deprem gibi doğal afetler veya yangın gibi nedenlerle zayi olması nedeniyle dayanak kayıtlara ulaşılmaması ya da açık maddi hata durumlarında kişinin gerçek yaşının kayda yansıtılmasına ilişkin davalar, nüfusa asıl doğum günü yazılmayıp da küçük veya büyük yazılan kişi tarafından açılan doğum günün düzeltilmesi sonucunu doğuran klasik yaş tashihi davalarından farklıdır. Kayıt tashihi niteliğindeki bu tür davalar yaş tashihi ile ilgili olmayıp 506 sayılı Kanun'un 120 ve 5510 sayılı Kanun'un 57 nci maddelerinin uygulanma yeri yoktur (...nun 24.12.2018 tarih ve 2008/10-784 E. 2008/768 K. sayılı kararı). 8. Somut olayda davacı sigortalının sigortalı ilk çalışma tarihi 01.11.2003'tür. Davacının 21.01.2019 tarihinde açtığı yaş tashihi davasında, mahkeme tanık beyanının iddiayı doğruladığı ve davacının 1985 doğumlu bir çocuğu olduğu gerekçesiyle 06.01.1975 olan doğum tarihini davacının talep ve beyanı uyarınca 15.12.1964 olarak tashih etmiştir. Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.04.2019 tarih 2019/29 E. 2019/158 K. sayılı anılan kararı istinaf edilmeyerek kesinleşmiştir. 9. Eldeki davada davacının sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihinden sonra alınan söz konusu yaş tashihi kararının yaşlılık aylığı tahsis işlemlerinde nazara alınması gerektiğinin tespitine ilişkin talebi, talebe konu ilamın "klasik yaş tashihi değil kayıt tashihi niteliğinde olduğu" gerekçesiyle kabul edilmiştir. Ne var ki davacının nüfus kaydının dayanak belgelerine ulaşılabildiği, 1985 doğumlu çocuğunun nüfus kaydının da 14.02.1992 tarihli ilmuhaberle sonradan oluşturulduğu, davacının tashih edilen yaşının doğum yapmasına engel nitelikte olduğunun ileri sürülemesini makul gösterecek delil bulunmadığı ve kayıtlarında açık maddi bir hatanın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacının açtığı ve kesinleşen söz konusu kararın yaş tashihi niteliğinde olduğunun kabulü gerekir. Şu hâlde yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca ilk sigortalılık tescilinden sonra yapılan yaş tashihi niteliğindeki ilamın emeklilik / yaşlılık aylığı işlemlerinde dikkate alınmasının mümkün olmadığı gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü yönünden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.