21. Hukuk Dairesi 2012/21471 E. , 2013/23835 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki k
**21. Hukuk Dairesi 2012/21471 E. , 2013/23835 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının 09.03.2009 ile 04.08.2009 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/9. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de, davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı işveren ile davacı arasında 04.08.2009 başlangıç tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığı, ... sicil numaralı davalı işyerinin 02.03.2004 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, bu işyerinden davacı adına 05.08.2009 tarihinde işe giriş, 31.08.2010 tarihinde de işten ayrılış bildirgesinin verildiği ve 05.08.2009 - 31.08.2010 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirildiği, davacı adına davalı işyerinden 28.06.2010 tarihinde işyerini terk tutanağının düzenlendiği, bildirilen dönemlere ilişkin imzalı ücret bordrolarının olduğu görülmüştür. Somut olayda; aynı zamanda dava konusu dönemde bordro tanığı da olan davacı tanıklarının, dava konusu dönemde davacının çalışmasını doğruladıkları, buna rağmen aynı zamanda dava konusu dönemde bordro tanığı da olan davalı tanığının davacının dava konusu dönemde çalışmadığını beyan ettiği, Mahkemece resen tanık seçilerek beyanlarının alınmadığı ve tanık beyanları arasındaki çelişkinin giderilmediği, 2009 Ağustos dönemine ilişkin imzalı ücret bordrosu olmasına rağmen imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı araştırılmadan bu dönem yönünden de eksik bildirilen sürelerin tespitine karar verildiği anlaşılmıştır. Yapılacak iş, ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarında ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde ortaya koymak, ayrıca dava konusu yapılan Ağustos 2009 çalışma döneminde imzalı ücret bordrosunun bulunduğunu gözeterek, bu bordrodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığını tespit etmek, imzanın davacının eli ürünü olduğunun anlaşılması halinde imzalı ücret bordrosundaki süre kadar çalışmaya karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılardan ...'ne iadesine, 12/12/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.