10. Hukuk Dairesi 2025/11233 E. , 2025/17683 K. "" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/669 E., 2025/1391 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/805 E., 2024/355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... …
10. Hukuk Dairesi 2025/11233 E. , 2025/17683 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/669 E., 2025/1391 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/805 E., 2024/355 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA: Davacı/birleşen davalı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eski eşi ...'den ayrılması sonucu müteveffa babası ...'tan dolayı ölüm aylığı almaya başladığını, müvekkilinin almış olduğu ölüm aylığının davalı Kurumca boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesildiğini, müvekkilinin boşandıktan sonra eski eşi birlikte yaşamadığını, müvekkili ve eşinin müşterek çocuklarının bulunduğunu ve bu sebeplerle bir araya geldiklerini, davalı Kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin mağdur olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla aylığın kesilmesi işleminin iptali ile yeniden aylık bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP: Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde her ne kadar davacı eski eşi ile birlikte yaşamadığı iddiasında bulunmuş ise de yapılan tetkik sonucu aynı binada oturan komşusunun beyanında davacının eski eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, davacının topluma sosyal destek sağlama göreviyle yükümlü olan müvekkili Kurumun düzenlemelerini suistimal ettiğini ve müvekkili Kurumu zarara uğrattığını beyanla; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur. Birleşen Antalya 2. İş Mahkemesinin 2023/1 79... /122 Karar sayılı dosyasında davacı Kurum vekili özetle; müvekkili Kurum tarafından davalı ...'ın boşanması ve talep etmesi sebebiyle her ay ölüm aylığı ve ikramiye yatırıldığını, Kurum müfettişlerinin yapmış olduğu denetimler esnasında boşanma işleminin Kurumdan haksız kazanç elde etme amacı güttüğünü, davalının eski eşi ile fiilen birlikte yaşadığı ve bu haliyle ödenen aylıkların ve ikramiyelerin yersiz olarak ödendiğinin tespit edildiğini, davalıya yersiz ödenen aylıkların ve bayram ikramiyelerinin iade edilmesi ve Kurum zararının tahsili için 5510 sayılı Kanun'un ilgili maddesi gereğince 2...4 9 10... 115003137 dosya numaraları ile oluşturulan Kurum alacağının ilgiliye tebliğ edildiğini, borcun ödenmediğini, davalı taraf yukarıda işaret edilmiş ve eldeki davanın da konusu olan Kurum işleminin iptali ile ilgili Antalya 9. iş Mahkemesi 2022/805 E. sayılı dosyası ile dava açtığını belirttiğini, Açılan dava ile 9. iş Mahkemesi'nde görülen davanın birleştirilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1- Asıl dava yönünden; 1-)Davacı - karşı davalı ...'ın, davalı - karşı davacı SGK'ya karşı açtığı Kurum işleminin iptaline ilişkin asıl davanın reddine, ” Birleşen dava yönünden; 1-)Davalı - karşı davacı SGK'nın, davacı - karşı davalı ...'a açtığı birleşen Antalya 2. İş Mahkemesi'nin 2023/179 E. - 2023/122 K. sayılı alacak davasının kabulü ile Davalı - karşı davacı Kurum tarafından davacı - karşı davalı ...'a 21/04/2018 - 20/05/2022 tarihleri arasında yersiz ödenen 90.001,63 TL bağlanan aylıklar toplamının her bir aylığın ödeme tarihinden, yersiz ödenen 4.650,00 TL bayram ikramiyesinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı - karşı davalı ...'dan alınarak davalı - karşı davacı SGK'ya verilmesine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleşen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının boşandıktan sonra verdiği tahsis başvuru dilekçelerindeki adreslerinin, boşanmadan öne birlikte yaşadıkları adres olması ve eşin adresinin de söz konusu adreste uzunca süre devam etmesi, davacının kullanmakta olduğu mobil telefon aboneliğinin eş üzerine kayıtlı olması, davacının 17.04.2018, 02.05.20 18... .05.2018 tarihlerinde Antalya'da ikamet etmesine rağmen, eşin bulunduğu Diyarbakır'da ... Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesinde tedavi görmesi, SGK denetmen raporuna göre davacı ve eşin MEDULA sistemindeki adres bilgilerinin ... olduğuna yönelik tespit bilgisinin somut verilere dayanması karşısında, davacı ile eş ...'in boşandıktan sonra da birlikte yaşadıkları sonucuna varılarak hüküm kurulması yerinde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı/birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, 1.İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan tanık beyanlarına, resmi bir tespit tutanağına veya kesin delillere dayanmadığını, komşu beyanları, MEDULA sisteminde adres bilgileri gibi dolaylı unsurların esas alındığını, 2.Müvekkilinin ve eski eşinin çocukları olduğunu, bu nedenle düğün, cenaze, doğum gibi sosyal olaylarda aynı mekânda bulunmalarının doğal bir sonuç olup bu durumun "birlikte yaşama" şeklinde değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 3.Mobil telefon aboneliği, sağlık hizmeti aldığı hastane, adres bilgisi gibi dolaylı veriler üzerinden bir "fiili birliktelik" inşası yapılması, delil serbestisinin sınırlarını aşmakta ve Anayasa’nın 20. maddesi ile koruma altına alınan özel hayatın gizliliği ilkesine aykırılık teşkil etmekte olduğunu, 4.İddialar ve Kurum tarafından yapılan denetim, Kurumun taraf olduğu ve maddi menfaat sağladığı bir işlem hakkında olduğundan, objektif bir değerlendirmeden uzak olduğunu, yargılama makamlarının bu tespiti sorgulamadan ve bağımsız delil toplamadan kabul etmesinin adil yargılanma ilkesine aykırı olduğunu, 5.Mahkemelerce hukuka uygun ve gereği gibi araştırma yapılmadığını, özellikle eski eşin beyanının alınmadığını, doğrudan yerel kolluk ya da noter vasıtasıyla fiili durumun araştırılması yoluna gidilmediğini, bu yönüyle kararın eksik incelemeye ve varsayımlara dayalı olup bozulması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, boşandığı eş ile fiilen birlikte yaşama nedeniyle babası üzerinden aldığı aylığın kesilmesine yönelik Kurum işleminin iptali ile ödenmeyen aylıkların ödenmesi ve Kuruma borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleşen davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.