İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dava dosyasında verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı ....... vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; 27.07.2023 tarihinde davalı ... şirketi tarafında…
T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/3049 KARAR NO : 2025/1927 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/05/2024 DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/11/2023 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince asıl ve birleşen dava dosyasında verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ : Davacı ....... vekili asıl dosya dava dilekçesinde özetle; 27.07.2023 tarihinde davalı ... şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen davalı ...'a ait ... plaka sayılı aracın diğer davalı ...'un sevk ve idaresindeki iken sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybederek duvara çarpması sonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle araç içerisinde yolcu olarak bulunan müvekkilinin kızı ...'nun vefat ettiğini, davalı sürücü ...'un 10.11.2007 doğumlu olduğunu ve ehliyeti bulunmadığını, kusuru nedeniyle müteveffanın ölümüne neden olduğunu, müteveffanın ölümü ile birlikte müvekkilinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ve manevi yönden üzüntü yaşadığını, zararın giderilmesi için davalı ... şirketine yapılan başvurudan ve arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve hastane ve tedavi giderleri ile cenaze ve defin giderinin davalı ... şirketinden, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan, 200.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'tan tahsilini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep etmiştir. Davacı vekili, 29.12.2023 tarihli dilekçe ile, davalılar ... ve ... hakkında açılan davada talep edilen manevi tazminat isteğinden feragat edildiğini beyan etmiş, 17.01.2024 tarihli celsede, asıl davada davalı ... şirketinden maddi tazminat, diğer davalılardan ise manevi tazminat talebinde bulunduklarını, manevi tazminat talebinden feragat edildiğine ilişkin dilekçe sunduklarını, davaya maddi tazminat istemi yönünden devam edilmesini ve maddi tazminat kalemlerin açıklamak üzere taraflarına süre verilmesini talep etmiş, maddi tazminat kalemlerinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu 23.01.2024 tarihli dilekçede, asıl davada talep edilen 100,00 TL maddi tazminatın 40,00 TL'lik kısmının destekten yoksun kalma tazminatına, 40,00 TL'lik kısmının cenaze ve defin giderine, 10,00 TL'lik kısmının ise tedavi gideri istemine ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili, 22.03.2024 tarihli arttırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı yönünden talep sonucunu 521.917,71 TL'na yükselterek bu bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 03.05.2024 tarihli celsede, tedavi giderine yönelik talepten feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı ... vekili Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2023/1425 esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde özetle; asıl davaya konu trafik kazasından vefat eden müvekkili davacının kızı ...'nun vefatından kaynaklı fazlası saklı kalma üzere 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve hastane ve tedavi giderleri ile cenaze ve defin giderinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsilini istemiş, maddi tazminat kalemlerinin açıklanmasına yönelik sunmuş olduğu 23.01.2024 tarihli dilekçede, birleşen davada talep edilen 100,00 TL maddi tazminatın 40,00 TL'lik kısmının destekten yoksun kalma tazminatına, 40,00 TL'lik kısmının cenaze ve defin giderine, 10,00 TL'lik kısmının ise tedavi gideri istemine ilişkin olduğunu beyan etmiş, 22.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı yönünden talep sonucunu 678.082,29 TL'na yükselterek bu bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 03.05.2024 tarihli celsede, tedavi giderine yönelik talepten feragat ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekili, birleşen dosya yönünden sunduğu, 22.03.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı yönünden talep sonucunu 678.082,29 TL'na yükselterek bu bedelin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 03.05.2024 tarihli celsede, tedavi giderine yönelik talepten feragat ettiğini beyan etmiştir. Asıl davada davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddi gerektiğini savunmuş, ön inceleme duruşmasından önce sunduğu 02.01.2024 tarihli dilekçe ile davacı tarafın feragati nedeniyle vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan ve talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili asıl dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle;... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde 16.03.2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiğini, poliçenin kaza tarihi itibariyle şahıs başına daimi sakatlık/ölüm teminat limitinin 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava öncesi davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine eksik evrakla başvuru yapıldığını, eksik evrakın ikmali talep edilmiş ise de müvekkiline herhangi bir dönüş yapılmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine faize ve yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, destek zararının ispatlanması gerektiğini ve uzman bilirkişilerce destek zararının hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili birleşen dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce davacı tarafından müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kusur durumunun tespiti için ATK'dan rapor alınması gerektiğini, destek zararının ispatlanması gerektiğini ve uzman bilirkişilerce destek zararının hesaplanması gerektiğini beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin.....Karar sayılı kararı ile; Asıl ve birleşen davada, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurlu ise oranı, davacıların müteveffanın sağlığında desteğinden yararlanıp yararlanmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep edip edemeyeceği, edebilecek ise miktarı ile davacıların cenaze ve defin gideri talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir. Dosya içerisinde yer alan nüfus kayıt örneğinden, müteveffanın doğum tarihinin 20.05.2004 tarihi olduğu, asıl dosya davacısı ...'nun müteveffanın babası, birleşen dosya davacısı ...'nun ise müteveffanın annesi olduğu anlaşılmaktadır. Davacıların destek zararlarının hesaplanması için aktüer bilirkişiden rapor alınmıştır. TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği esas alınarak düzenlenen bilirkişi raporunda; davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusur oranı göre, davacı baba ... yönünden 941.936,89 TL, davacı anne ... yönünden ise 1.223.776,69 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış, hesaplanan toplam tazminat miktarının poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'den fazla olması nedeniyle bilirkişi tarafından bu sefer garameten paylaşım hesabı yapılmış ve garameten paylaşıma göre davacı baba ... yönünden 521.917,71 TL, davacı anne ... yönünden ise 678.082,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Somut olayda; müteveffa ...'nun kazaya karışan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunan ancak sürücü belgesi bulunmayan ve kaza tarihinde 16 yaşında olan davalı sürücü ...'un kullandığı otomobilde yolcu olarak bulunduğu esnada aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde, davacılar yönünden hesaplanan tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Bilirkişi raporunda bu yönde hesaplama yapılmadığından mahkememizce resen hesaplama yapılmıştır. Buna göre her bir davacı yönünden davalının %100 kusur oranına göre davacı ... yönünden hesaplanan 941.936,89 TL tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 753.549,52, davacı ... yönünden hesaplanan 1.223.776,69 tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapıldığında hesaplanan miktar 979.021,36 TL'dir. Her iki davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra hesaplanan toplam miktar poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'nin üzerinde olduğundan garameten paylaşım yapılması gerekir. Buna göre, poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL'nin garameten paylaşıma konu edilecek toplam tazminat miktarı olan 1.732.570,08 TL'ye oranlanması sonucu bulunan katsayı 0,6926126763 olup, bu katsayının her bir davacı yönünden müterafik kusur indirimi yapıldıktan sonra hesaplanan tazminat miktarlarına oranlanması sonucu davacı baba ... yönünden 521.917,71 TL, davacı anne ... yönünden ise 678.082,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davalı ... şirketi sigortalısının kusuru oranında tazminatla yükümlü olup, sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olmasına göre, poliçe limiti dahilinde davacılar yönünden garameten paylaşım sonucu hesaplanan miktarları ödemekle yükümlüdür. Bu durumda, asıl davada talep edilen 521.917,71 TL ile birleşen davada talep edilen 678.082,29 TL destekten yoksun kalma tazminatı istemlerinin ayrı ayrı kabulüne dair 1-Asıl dava yönünden; A-Davacının destekten yoksun kalma tazminatına yönelik talebinin KABULÜNE, 521.917,71 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, bu bedelin 521.877,71 TL'lik kısmına ıslah tarihi olan 22/03/2024 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, B-Davacının cenaze ve defin giderine yönelik talebinin REDDİNE, C-Davacının tedavi giderine yönelik talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, D-Davacının manevi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, 2-Birleşen dava yönünden; A-Davacının destekten yoksun kalma tazminatına yönelik talebinin KABULÜNE, 678.082,29 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 27/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, B-Davacının cenaze ve defin giderine yönelik talebinin REDDİNE, C-Davacının tedavi giderine yönelik talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, şeklinde karar verilmiştir. C) İSTİNAF SEBEPLERİ: Karar davalı ... A.Ş tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının eksik incelemeye dayalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı bulduklarını, tazminat hesabının aktüer hesaplama konusunda uzman ve hazine listesinde yer alan bir aktüer tarafından yapılmadığını, yapılan hesaplamanın gerçeği yansıtmadığını, hatalı olduğunu, müvekkili şirket poliçe limiti dahilinde hesaplama yapılmadığını, destek pay oranları destek sonu yaşlarının da farklı dikkate alındığını, hesaplamada gerçeği yanısıtmayan destek pay oranlarına göre hesaplama yapıldığını, destek pay oranlarının yüksek tutulduğunu, tazminat miktarının gerçek zararın çok üzerinde hesaplandığını, mahkemece yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini, müteveffanın kaza tarihinde 43 yaşında, kaza tarihinde evli olduğunu, karara esas alınan raporun hatalı olduğunu, indirim değerlendirmesi yapılmadığını, hatır taşıması yönünden bir değerlendirme yapılmadığını, desteğin sigortalı araçta yolcu olarak bulunduğunu ve hatır için taşındığını, hatır taşıması dolayısı ile indirim yapılması gerektiğini, ayrıca tek taraflı kazada araç sürücüsü %100 kusurlu olup ancak, araç sürücüsünün 18 yaşından küçük 15 yıl 8 ay 17 günlük olması nedeniyle, ehliyeti bulunmadığını, müterafik kusur söz konusu olduğunu, kararın kaldırılmasını ileri sürmüştür. D) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, asıl dava olarak destekten yoksun kalma, tedavi ve defin gideri ile manevi tazminat, birleşen dava olarak ise destekten yoksun kalma, tedavi ve defin gideri talebinden ibarettir. İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Ayrıca; HMK'nin 357. maddesine göre, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz. Değerlendirme 1-27.07.2023 günü Saat 23.05 sırlarında sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı otomobil ile ....Caddesi üzerinde Makam Dağı istikametinden ..... istikametine seyirle ....kavşağına geldiğinde, direksiyon hakimiyetini kaybedip duvara çarpması sonucu ölümlü ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, kaza tespit tutanağına göre kaza mahalli; iki yönlü, iki şeritli, yaya kaldırımı ve banketi olmayan, düşey güzergahı eğimli cadde üzeri kavşak olup zemin parke kaplama ve kuru, vakit gece, aydınlatma var, hava açık ve yer, azami hız sınırının 50km olduğu meskun mahal içi olduğu, sürücü ...’un sürücü belgesiz olduğu, sürücü ...'un, sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki yolda seyir halinde iken yola gereken dikkatini vermemiş, direksiyon hakimiyetine gerekli önem ve özeni göstermemiş, sevk ve idare hatası göstererek aracın hakimiyetini kaybedip meydana gelen olaya sebebiyet vermiş olup olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketleriyle asli (Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinin 25/08/2023 tarih ve 7150 sayılı raporu) ve %100 (yüzdeyüz) oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu kabul ile yargılama ve değerlendirme yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiştir. 2-Davacıların desteği ...'nun araç içerisinde yolcu olarak bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı, sürücünün kaza tarihinde 16 yaşında olduğu, desteğin de bu araçta yolcu olduğu dikkate alınarak müterafik kusur durumu kabul edilerek yapılan hesaplamadan %20 oranında indirim yapılmıştır. Mahkemece müterafik kusur indirimi yapıldığından ayrıca müterafik kusur indirimi yapılmasına yer olmadığından davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir. 3-Trafik kazasına karışan .... plaka sayılı aracın 16.03.2023-16.03.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede sakatlanma ve ölüm halinde kişi başı maddi tazminat teminat limitinin 1.200.000,000 TL olduğu, destek ...'nun ölümü nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından hak sahiplerine rücuya tabi bir ödeme yapılmadığı, davacılar tarafından davalı ... şirketine yapılan başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında Yargıtay'ın istikrarlı uygulamalarına göre desteğin çocuksuz, gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş ve çocuklar ile anne - babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, anne ve babaya 1’er pay ayrılarak, böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalı olarak hesaplandığı, buna göre yapılan hesaplama sonucu asıl dosya davacısı babanın destekten yoksun kalma tazminat alacağının 941.936.89 TL, birleşen dosya davacısı annenin destekten yoksun kalma tazminat alacağının ise 1.223.776,69 TL'den toplam 2.165.713,57 TL olarak hesaplandığı, mahkemece yapılan hesaplamadan %20 müterafik kusur indirimi yapıldığı, neticede bu halde dahi toplam tazminat alacağının sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumluluğu ilkesi gereğince poliçe teminat limiti olan 1.200.000,00 TL'den daha fazla olması üzerine mahkemece garame usulüne (Bknz: Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin, 2020/2124 Esas ve 2021/2461 Karar, 2015/8119 Esas ve 2018/1640 Karar) göre yapılan hesaplama sonucu davacı babanın tazminat alacağının 521.917,71 TL, davacı annenin tazminat alacağının 678.082,29 TL olarak belirlenip talep arttırım dilekçesi uyarınca bu miktarlar üzerinden asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davalı vekilinin hesaplamaya yönelik istinaf itirazlarının ayrı ayrı reddi gerekir. 4-Davalı vekili hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür. Somut olayda; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. (Bknz: Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin, 2024/4755 Esas ve 2024/5163 Karar) Dosya kapsamında davacıların desteği, sigortalı araçta yolcu konumundadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile hatır taşımasına dair savunmada bulunmadığı, yargılama aşamasında hesap bilirkişi raporunda değinilmesi üzerine ileri sürdüğü, HMK'nin 357 inci maddesine göre bölge adliye mahkemesince resen göz önünde tutulacaklar dışında ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen savunmaların dinlenemeyeceği açıktır. Davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerekir. (Bknz: Diyarbakır BAM 4. Hukuk Dairesinin, 2023/1223 Esas ve 2025/1762 Karar) 5-Mahkemece asıl dosyanın davacısı ... olduğu halde asıl dosyanın karar başlığında davacı olarak 1-..., 2-...'nun davacı olarak gösterilmesi, birleşen dosyanın davacısı ... olduğu halde birleşen dosyanın karar başlığında davacı olarak 1-..., 2-...'nun davacı olarak gösterilmesi doğru görülmemiş ise de bu husus kararın kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmayıp mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edildiğinden zikredilen hataya değinmekle yetinilmiştir. Bu itibarla, usûl ve yasaya uygun hazırlanan raporun hükme esas alınmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nin 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamaktadır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.l maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 81.972 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 426,60 maktu ve 20.493,00 TL peşin olmak üzere toplam 20.919,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 61.052,40 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Kararın dairemiz tarafından tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere 30/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.