7. Ceza Dairesi 2013/15938 E. , 2014/2843 K. "" 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık nedeniyle Bross Tekstil San. Tic. A.Ş. hakkında, Tekirdağ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 22/11/2012 tarih ve 471729 sayılı yazısı ile uygulanan 10.873,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/04/2013 tarihli ve 2013/5 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin …
**7. Ceza Dairesi 2013/15938 E. , 2014/2843 K.** **"İçtihat Metni"** 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırılık nedeniyle Bross Tekstil San. Tic. A.Ş. hakkında, Tekirdağ Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 22/11/2012 tarih ve 471729 sayılı yazısı ile uygulanan 10.873,00 Türk lirası idari para cezasına yönelik başvurunun reddine dair, Tekirdağ 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 02/04/2013 tarihli ve 2013/5 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın keza reddine ilişkin Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/05/2013 tarihli ve 2013/149 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 09/09/2013 gün ve 56141 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2013 gün ve KYB. 2013-304020 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 4857 sayılı İş Kanunu'nun, 92/2.maddesindeki "Teftiş, denetleme ve incelemeler sırasında işverenler, işçiler ve bu işle ilgili görülen başka kişiler izleme, denetleme ve teftişle görevli iş müfettişleri ve işçi şikayetlerini inceleyen bölge müdürlüğü memurları tarafından çağrıldıkları zaman gelmek, ifade ve bilgi vermek, gerekli olan belge ve delilleri getirip göstermek ve vermek; iş müfettişlerinin görevlerini yapmaları için kendilerine her çeşit kolaylığı göstermek, bu yoldaki isteklerini geciktirmeksizin yerine getirmekle yükümlüdürler" ve 107.maddesindeki "Bu Kanunun; a)92 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki yükümlülükleri yerine getirmeyen, işveren veya işveren vekiline sekizbin Türk Lirası idari para cezası verilir." şeklindeki düzenlemeler karşısında, Kabahatlinin teftişin gerçekleşmesine kasten engel olup olmadığı araştırılmadan karar verilemeceyeceği cihetle, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere kanun yararına bozmaya konu olabilecek yasaya aykırılık halleri uygulamadaki esaslı yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarıdır. Buna göre, maddi ceza yasaları ile yargılama yasası kurallarına aykırılık hallerinde bu yola başvurulması mümkün olmakla birlikte hakimin takdir, tercih ve değerlendirmesine ilişkin sorunlar bakımından anılan yola gitme olanaksızdır. Mahkeme tarafından delil takdiri yapılarak verilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 19.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.