Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1140 E. , 2024/4821 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1140 Karar No : 2024/4821 DAVACI : ...'ya Velayeten Babası ... DAVALI : ...Bakanlığı DAVANIN ÖZETİ : Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 28/2. maddesinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİL…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/1140 E. , 2024/4821 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/1140 Karar No : 2024/4821 DAVACI : ...'ya Velayeten Babası ... DAVALI : ...Bakanlığı DAVANIN ÖZETİ : Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitim ve Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 28/2. maddesinin iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İdari davaların açılması' başlıklı 3. maddesinde; "İdari davalar, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılır. Dilekçelerde; a) Tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, c) Davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihi, d) Vergi, resim, harç, benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezalarına ilişkin davalarla tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktar, e) Vergi davalarında davanın ilgili bulunduğu verginin veya vergi cezasının nevi ve yılı, tebliğ edilen ihbarnamenin tarihi ve numarası ve varsa mükellef hesap numarası, gösterilir. Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine eklenir. Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur." hükmüne yer verilmiş; 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendinde, dilekçelerin, 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde ise, 14. maddenin 3. fıkrasının (g) bendinde yazılı hallerde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ile Vergi Usul Kanununun uygulanacağı haller" başlıklı 31. maddesinde, "Bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda; hakimin davaya bakmaktan memnuiyeti ve reddi, ehliyet, üçüncü şahısların davaya katılması, davanın ihbarı, tarafların vekilleri, feragat ve kabul, teminat, mukabil dava, bilirkişi, keşif, delillerin tespiti, yargılama giderleri, adli yardım hallerinde ve duruşma sırasında tarafların mahkemenin sukünunu ve inzibatını bozacak hareketlerine karşı yapılacak işlemler ile elektronik işlemlerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri uygulanır." hükmüne yer verilmiş olup buna göre 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Taraf ehliyeti" başlıklı 50. maddesinde, "Medenî haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir.", "Dava ehliyeti" başlıklı 51. maddesinde, "Dava ehliyeti, medenî hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.", "Davada kanuni temsil" başlıklı 52. maddesinde ise, "Medenî hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir." kuralına yer verilmiştir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 335. maddesinin 1. fıkrasında, ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu belirtilmiş, 336. maddesinde "Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velâyeti birlikte kullanırlar. Ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse hâkim, velâyeti eşlerden birine verebilir. Velâyet, ana ve babadan birinin ölümü hâlinde sağ kalana, boşanmada ise çocuk kendisine bırakılan tarafa aittir." hükmüne yer verilmiştir. Maddi hukukta fiil ehliyeti, kişinin kendi fiilleriyle hak edinmesi ve borç altına girebilmesi olarak tanımlanmış olup, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetine ve dahi bu kavramın usul hukukundaki yansıması olan dava ehliyetine sahip bulunduğu kabul edilmiştir. Öte yandan, tam fiil ehliyetine sahip bulunmayan küçüklerin davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilecekleri ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 52. maddesinin amir hükmü gereğidir. Buna göre; velayet altında bulunan ve anne-babası sağ ve evli bulunan küçük adına açılacak davalarda, küçüğün sınırlı ehliyetsiz konumda bulunması sebebiyle küçük adına velayet hak ve yetkisini kullanan ve küçüğün menfaatleri doğrultusunda hareket etmekle yükümlü bulunan kanuni temsilci anne ve babanın ortak dava açma zarureti bulunmaktadır. Bakılan davanın, ilkokul 5. sınıf öğrencisi olan kızına velayeten babası tarafından açıldığı görülmüş olup; Dairemizin 14/03/2024 ve 05/07/2024 tarihli Ara Kararları ile " 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 335 ve 336. maddelerinin amir hükmü gereği ergin olmayan çocuğun, ana ve babasının velâyeti altında olduğu dikkate alınarak evlilik birlikteliği devam etmekte ise açılan davaya annenin muvafakat verdiğini gösteren dilekçenin, ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hâli gerçekleşmişse Derin Su Yelço'nun velayetinin babasına ait olduğunu gösteren mahkeme kararının dosyaya ibrazının" istenildiği ancak davacı tarafından Ara Kararlara cevaben herhangi bir bilgi ve belgenin gönderilmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; yukarıda yer verilen eksikliğin davacı tarafından giderilmediği anlaşıldığından dava dilekçesinin bu haliyle 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE, 2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine, 3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan ...TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 26/09/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.