3. Ceza Dairesi 2021/2740 E. , 2023/2832 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (…
**3. Ceza Dairesi 2021/2740 E. , 2023/2832 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanuna muhalefet etme suçundan kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, nitelikli yağma ve zincirleme şekilde nitelikli tehdit suçlarından kurulan hükümlere yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.03.2017 tarih, 2017/1682 Soruşturma ve 2017/607 Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma, nitelikli tehdit ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet etme suçlarından cezalandırılması talebi ile kamu davası açılmıştır. 2. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2019 tarihli ve 2018/214 Esas, 2019/385 sayılı kararı ile sanık hakkında; (a) Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, (b) Katılan ...'e karşı nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(b),(c),(d),(f) ve (g) bendleri, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, (c) Katılan ...'e karşı nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a), (b) ve (c) bendleri, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, (d) Katılanlar ... ve ...'e karşı zincirleme şekilde nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a), (b), (c) ve (d) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba, (e) 6136 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 1.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2019/366 Esas, 2020/117 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada ek savunma hakkı verilerek halinde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının geçitli suçlar olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunda hüküm kurulmasına gerek olmadığı halde ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin kanuna aykırı olduğundan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün (B) bendinin hüküm fıkrasından tamamıyla çıkartılması suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.06.2020 tarihli, kîsmi ret ve kîsmi onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; 1. Atılı suçlara ilişkin suçun manevi unsurlarının oluşmadığına, 2. Eylemlerini örgütün tehdit ve baskısı altında gerçekleştirdiğine, 3. 5271 sayılı Kanun'un 28 inci maddesinde düzenlenen kusuru ortadan kaldıran halin mevcut olduğuna, 4. Sanığın örgüt üyesi olmayıp, daha evvel üç kez örgüt tarafından kaçırılması nedeniyle mağdur olduğu, 5. Bizzat dinlenilme talebine, hüküm celsesine hazır edilemesine karar verilmesine rağmen sanığın yargılamanın tüm aşamalarında SEGBİS vasıtasıyla dinlenerek savunma hakkının kısıtlandığına, 6. Tanıkların sorgulanmasına imkan verilmediğine, 7. Sanığın Devlet için örgüt aleyhine istihbarat elemanı olarak kullanılmasından dolayı örgüt tarafından verilmiş bir ceza niteliğinde olduğuna, 8. Katılan ...'in beyanlarının tutarsız olduğuna ve yönlendirme maksadı taşıdığına, 9. Tanık beyanlarının soyut ve ukuki dayanakatan yoksun olduğuna, 10. Sanığın eylemlerinin vehamet arzetmediğine, 11. Mahkumiyet hükmü kurulan her bir suç bakımından ayrı ayrı beraatine karar verilmesi gerektiğine, 12. Eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, 13. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Tanıklar H.İ.D. ve Ş.K.'nin birbiri ile uyumlu beyanlarına göre sanığın PKK silahlı terör örgütü içerisinde "Parmaksız" kod adını kullandığı, eylemden bir ... önce "Parmaksız" kod adlı sanığın hakkında yakalama kararı bulunması nedeniyle tefrik kararı verilen "Birhat Berhudan" kod adlı diğer sanık Mehmet Benek ile görüşmek üzere örgüt mensuplarının bulunduğu noktaya gittiği ve bir görüşme gerçekleştirdiği, bu görüşmede eylemi nasıl gerçekleştireceklerini planladıkları, bu görüşmeden bir ... sonra; 31.05.2016 günü Eruh ... J.Krk.K.lığı emrinde geçici köy korucusu (GKK) olarak görevli bulunan katılan ...'in kendisine ait minibüsle yanında diğer katılanlar annesi ... ve komşuları ... de bulunduğu halde Eruh'tan Çetinkol Köyü istikametine gittikleri sırada örgüt mensubu Devrim (K) ile sanıklar "Birhat Berhudan" kod adlı Mehmet Benek ve "Parmaksız" kod adlı ... tarafından aracın durdurularak katılanların araçtan indirildikleri, bu esnada Devrim (K) ile sanıklar "Birhat Berhudan" kod adlı Mehmet BENEK ve "Parmaksız" kod adlı ...'un silahlı oldukları ve yüzlerinin kapalı olduğu, Devrim (K) ile sanıklar "Birhat Berhudan" kod adlı Mehmet Benek ve "Parmaksız" kod adlı ...'un katılanlar ... ve ...'e yönelik olarak "sesinizi çıkarmayın, kimseye haber vermeyin, yoksa sizi de öldürürüz" şeklinde sözler söyledikleri, Katılan ...'in aracında bulunan ve görev için kullandığı kalaşnikof marka silah, iki adet şarjör, şarjörlerin içerisinde bulunan 60 adet kalaşnikof mühimmatı, bir adet dürbün, samsung S4 mini marka cep telefonu ve cep telefonun içine takılı 0530 (...) (..) (..) numaralı hattına zorla el koydukları, Katılanlar ... ve ...'i olay yerinde bırakarak örgüt mensubu Devrim (K) ile sanıklar "Birhat Berhudan" kod adlı Mehmet Benek ve "Parmaksız" kod adlı ...'un tekrar araca bindikleri, yanlarında katılan ... bulunduğu halde katılanın rızası hilafına Eruh Dikboğaz Köyü istikametine doğru gittikleri, Dikboğaz yolu ile Cintepe Köyü mezarlık mevkisine geldiklerinde Devrim (K) ve Birhat Berhudan (K) sanık Mehmet Benek'in katılan ...'i zorla araçtan indirip Kelusta Tepe istikametine doğru götürdükleri, Bu sırada araçtan inmeyen "Parmaksız" kod adlı sanık ...'un aracı alarak Dikboğaz yolu Dereberistan kapı mevkiine gittiği ve aracın vitesini boşa almak suretiyle yolun sağ tarafında bulunan uçurumdan aşağı attığı, bu sebeple aracın kullanılamaz hale geldiği, Devamında Devrim (K) ile sanık "Birhat Berhudan" kod adlı Mehmet Benek'in katılan ...'i birlikte Kelusta Tepe bölgesine doğru götürdükleri, dağlık arazide ilerledikleri sırada katılan ...'in Devrim (K) adlı BTÖ mensubunun dalgınlığından faydalanarak onu da kucaklayarak kayalıklardan aşağı doğru kendisini attığı, daha sonra yanına düşen Devrim (K)'a ait silahla Devrim(K) adlı örgüt mensubunu yaralayarak bölgeden uzaklaşarak kendi imkanlarıyla arazide bulunan GKK timinin yanına gittiği, Aynı ... "Parmaksız" kod adlı sanık ...'un, katılan ...'e ait aracı uçurumdan aşağı yuvarladıktan sonra Bozatlıya doğru yürüdüğü, Bozatlı çıkışında yoldan geçen GKK timini taşıyan aracı durdurup araca bindiği, araçtakilerin durumdan şüphelenmeleri üzerine "Parmaksız" kod adlı sanık ...'un, katılan ...'i kendilerinin kaçırdığını söylemesi üzerine sanık hakkında yakalama işlemi yapıldığı, Her ne kadar sanık ... savunmalarında gerçekleştirdiği eylemleri cebir ve tehdit altında yaptığını ifade ederek atılı suçlamaları kabul etmemişse de; Sanık ... Eruh Cumhuriyet savcılığında vermiş olduğu ifadesinde özetle; eylemden bir ... öncesinde Birhat (K) ve Devrim (K) adlı kişilerle karşılaştığını, bu kişilerin kendisini zorla Çirav'a götürdüklerini ve eylemi nasıl gerçekleştireceklerini anlattıklarını, daha önce bu kişilerle herhangi bir görüşme yapmadığını ifade ettiği, ancak sanık ... soruşturma aşamasında kollukta verdiği ve Eruh Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde doğruluğunu kabul ettiği ifadesinde; Birhat (K) ve Devrim (K) adlı örgüt mensupları ile daha önce üç defa görüştüğüne yönelik beyanda bulunduğu, diğer taraftan mahkememizce beyanlarına başvurulan ve sanık ile ilgili aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunan tanık H.İ.D. beyanında, olayın bir ... öncesinde "Parmaksız" kod adlı sanık ...'un Birhat Berhudan (K) adlı M.B. ile görüşmek üzere bulundukları noktaya geldiğini ifade ettiği, sanığın aşamalarda verdiği ifadelerinin çelişkili olduğu, yine sanık ...'a olay günü katılan ...'in kaçırılmasını haber aldıktan sonra katılan ...'i aramak için yola çıkan GKK timi tarafından yolda rastlanıldığı, sanık ...'un ilk aşamada olayı anlatmadığı, kendisinden şüphelenilmesi üzerine GKK timine olayın nasıl gerçekleştiğini anlattığı, olay sonrasında örgüt mensuplarının katılan ...'i Şeyh Ömer Dağı'na doğru götürdüklerini söyleyerek başka tarafa yönlendirdiği de dikkate alındığında sanığın savunmasının hayatın olağan akışından uzak, inandırıcı ve samimi olmayan suçtan kurtulmaya yönelik olduğundan savunmalarına itibar edilmediği, Sanığın yukarıda anlatıldığı üzere katılan ...'in rızası hilafına alıkonularak kaçırılması, bir kısım eşyasına ve aracına el konulması, katılanlar ... ve ...'in tehdit edilmesi olaylarına iştirak ettiği, katılan ...'in kaçırılması olayına ilişkin eyleminin Devletin birliğine ve ülke bütünlüğüne yönelik vehamet arz nitelikle bulunduğu kabul edilerek; sanığın nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, nitelikli yağma, nitelikli tehdit ve Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarından cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından "sanık hakkında Siirt Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2017 tarih ve 2017/607 Esas sayılı iddianamesi ile; 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d) ve (f) bendleri, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bendleri, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddesi, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında sanığa usulünce ek savunma hakkı verilerek eylemlerinin kül halinde Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği, Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçu ile silahlı terör örgütüne üye olma suçlarının geçitli suçlar olduğu gözetildiğinde sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hüküm kurulmasına gerek bulunmadığı gözetilmeden ayrıca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması" hususu dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sair temyiz itirazlarının reddi ile "hükmün sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair (B) bendinin tamamen çıkartılması" şeklinde 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ikinci cümlesi gereği hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz edilemeyeceğine ilişkin düzenleme gereği temyiz incelemesine tabi olmadığı ve incelemeye konu suçun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı da dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Nitelik Yağma ve Zincirleme Şekilde Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Sanık hakkında düzenlenen iddianame kapsamına göre 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesi bağlamında fiil ve fail itibariyle olayın anlatılış biçimine, geçitli suç olan silahlı terör örgütüne üye olma ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarının, birbirlerine vasfen dönüşebilme karakterine nazaran, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada sanığa aynı Kanun'un 226 ıncı maddesi gereğince ek savunma hakkı tanınarak Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan hüküm kurulmasında usule aykırılık bulunmadığının tespiti ile yapılan incelemede; Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunup, duruşmalara bizzat katılma telebinde bulunan sanığın talebi doğrultusunda, duruşmada bizzat hazır edilmesine ilişkin mahkemece yazılan müzekkerelere, devam eden terör olayları nedeniyle Van-Siirt ve Van-Hakkari karayollarının risk teşkil ettiğinden hazır edilemeceğine ilişkin cevabi yazılarının duruşmada sanık ve müdafiine okunduğu, sanık ve müdafiinin de SEGBİS yöntemi ile esas hakkındaki savunmalarını yaptığı gözetildiğinde; bu yöntemle savunma alınmasında zorunluluk halinin bulunduğunun, silahların eşitliği ve yargılama ilkesi çerçevesinde savunmada zaafiyet yaratmadığının anlaşılması karşısında, sanık müdafinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmeyerek bozma nedeni yapılmamıştır. Oluş, iddia, katılan beyanları, tanık beyanları, sanık savunması, yakalama tutanağı ve tüm dosya kapsmaına göre; suç tarihinde Eruh ... Jandarma Karakol Komutanlığında geçici köy korucusu olarak görev yapmakta olan katılan ...'in, yanında annesi ... ve komşusu ... bulunduğu halde kendi sevk ve iradesinde araç ile seyir halinde iken, yüzleri kapalı ve ellerinde silah bulunan Parmaksız Kod adlı sanık ... ve Devrim Kod ile hakkında yakalama emri bulunduğundan tefrik kararı verilen diğer dosya sanığı Birhat Berhudan Kod adlı Mehmet Benek'in katılana ait aracı durdurdukları, katılan ...'ı araçtan indirdikten sonra katılanlar Sinem ve Güler'i "sesinizi çıkarmayın, kimseye haber vermeyin, yoksa sizi de öldürürüz" şeklinde tehdit ettikleri, Ramazan'a ait araç içerisinde bulunan, olay ve olgular kısmında niteliği ve sayısı belirli, silah ve yanındaki bir kısım eşyaya zorla el koydukları, katılanlar Güler ve Sinem'i olay yerinde bırakarak, katılan ...'ın da rızası hilafına araçta bulunduğu ve Parmaksız kod adlı sanık ... direksiyon başında olduğu halde Dikboğaz köyü istikametine gittikleri, bir süre sonra Ramazan'ı zorla araçtan indirerek Mehmet ve Devrim Kod adlı şahsın katılan ...'ı Kelusta Tepesine doğru götürdükleri, sanık ...'in de aracı alarak Dereberistan Kapı mevkiine geldiği ve aracın vitesini boşa alarak uçurumdan aşağı attığı, akabinde Bozatlı'ya doğru yürüdüğü esnada yoldan geçen korucu timini taşıyan aracı durdurup bindiği, araçtakilerin şüphelenmesi üzerine sanık ...'in katılan ...'ı kaçırdıklarını anlattığı ancak katılan ...'ı arayan görevlileri yanlış yere yönlendirdiği, katılan ...'ın ise diğer şahıslar tarafından götürüldüğü yerde kendi imkanlarıyla kaçmayı başardığı, katılan ...'e yönelik nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve nitelikli yağma eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinde yazılı Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna elverişli ve vahim nitelite olduğu, sanık ...'un istihbarat elemanı olarak güvenlik güçlerine yardım ettiğinden örgütün tehdidi ve baskısı altında eylemi gerçekleştirdiğine yönelik savunmasının, eylemden bir ... önce eylemin planlanmasına ilişkin görüşmede yer alması, eylemi gerçekleştiren kişiler ile daha evvel birden fazla kez görüşmesi, olaydan sonra güvenlik güçlerini yanlış yere yönlendirmesi ve dış dünyaya yansıyan diğer davranışları gözetilerek itibar edilemeyeceğinin anlaşıldığı somut olayda; Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde nitelikli kişiyi hürriyetinde yoksun kılma, nitelikli yağma, zincirleme şekilde nitelikli tehdit ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçlarının vasıfları tayin edilmiş, sübutları kabul edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdükleri temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma, Nitelikli Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Nitelik Yağma ve Zincirleme Şekilde Nitelikli Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 24.01.2020 tarihli ve 2019/366 Esas, 2020/117 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca .... Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...