14. Hukuk Dairesi 2015/18395 E. , 2016/6423 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.07.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 06.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan dava…
**14. Hukuk Dairesi 2015/18395 E. , 2016/6423 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.07.2013 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 06.05.2015 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 31.05.2016 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 1.350 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 31.05.2016 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (Muhalif) K A R Ş I O Y Davacı vekili, müvekkilinin davalının babası olduğunu, davacının birikimleriyle ...nden iki hisse alındığını, arsanın 775 sayılı Gecekondu Kanununa tâbi olması nedeniyle ancak bir hisse için müvekkilinin kendi adına üye olabildiğini, zorunluluktan dolayı diğer hisse için oğlu davalı ...'ı üye yaptığını, tüm ödemelerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, hukuki zaruret ve inançlı işlem ile davalı adına tescil edilen dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili davacı adına tescilini talep etmiştir. Mahkeme gerekçeli kararında, yakın akrabalar arasında olsa dahi inançlı işlemin yazılı delille ispat olunabileceğini, davacı tarafın yazılı delil sunmadığını ve yemin deliline de dayanmadığını gerekçe göstererek davanın reddedildiğini belirtmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, yemin deliline dayandıklarını, eksik incelemeyle karar verildiğini, davalının inanç sözleşmesini kabul ettiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. Davacı, dava konusu taşınmazda evvelce mülkiyet hakkı bulunduğunu iddia etmediğinden, üçüncü kişiye ait bir taşınmazın kendi parasıyla davalı adına alındığını ve talep edildiğinde davalı tarafından iade edileceğini iddia ettiğinden dava, kişisel hak kaynaklı inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.