5. Hukuk Dairesi 2025/7543 E. , 2025/17023 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/915 Esas, 2025/1430 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/315 Esas, 2022/95 Karar Taraflar arasındaki 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar veri…
5. Hukuk Dairesi 2025/7543 E. , 2025/17023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/915 Esas, 2025/1430 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çifteler Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/315 Esas, 2022/95 Karar Taraflar arasındaki 6830 sayılı İstimlak Kanunu'nun (6830 sayılı Kanun) 17 nci maddesine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesinde bulunan 82 parsel sayılı taşınmazın orman olarak Hazine adına kayıtlı olması gerekirken davalı adına kayıtlı olduğunu, .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesinin yerinde kalkındırılması mümkün olmaması nedeni ile 12.6.1972 tarihli ve 7-4552 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile tamamının kamulaştırılmasına kararı verilmiş olup .. Valiliğince kurulan İstimlak Komisyonu tarafından takdir edilen bedellerin .. .. Bankası İskan Müdürlüğü hesaplarına aktarılmak üzere yatırıldığını, .. İskan Müdürlüğünün 14.02.1983 tarihli ve 224 sayılı yazısı ile .. Başmühendisliğinin .. Daire Başkanlığına göndermiş olduğu yazısında; ilgililere .. ilçe merkezinde bir yer kamulaştırılarak imar planı yapıldığı, hak sahiplerine 148 adet konut yapılarak kendilerine teslim edildiği ve her aileye ortalama yirmişer dönüm tarım arazisi de verilerek tarımsal iskanın gerçekleştirilmiş olduğunun anlaşıldığını, iskanın gerçekleştirilmesinden sonra hak sahiplerinin kamulaştırılan mesken ve arazileri terk etmeleri gerekirken terk etmediklerini, köy tüzel kişiliğinin kaldırılması gerektiği hâlde, kamulaştırılmadığı, kamulaştırılan mahalle içindeki ev, ahır ve samanlıkların bulunduğu ve asıl önemlisi parsellerin orman olarak Hazine adına tescillerinin yapılmadığının görüldüğünü, davalı adına kayıtlı bulunan taşınmazın orman olarak Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .. ili, .. ilçesi, .. Mahallesinin tamamının kamulaştırılmasına ilişkin yapılan kamulaştırma işlemlerinin, kamulaştırmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan kanun ve yönetmelik hükümlerine göre taşınmazın kamulaştırma tarihindeki malikleri adına noter marifetiyle tebliğ edilmediği, ilanen tebliğ edilmiş ise gazete ile ilanen tebliğinden önce adreslerinin 6830 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde yazılı mercilerden eksiksiz olarak araştırıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, Mahkemelerinin 2017/134 Esas sayılı dava dosyasından celbedilen istimlak bedelinin tenkisi dava dosyalarının fiziki olarak bulunamadığı, gerekçeli kararların incelenmesinde birçok dava dosyasının ölü kişi aleyhine açılmış olması sebebiyle davaların reddolunduğu, davalıların yokluklarında davaların görüldüğü, karar suretlerinin okunamadığı ve kararların usulünce kesinleştirmelerinin yapılmadığı, kamulaştırma bedellerinin iskan fonuna aktarılmasına dair muvafakatname sunulmuş ise de yukarıda anlatılan sebeplerle hak sahiplerine usulünce yapılmış bir kamulaştırma işleminden söz edilmeyeceğinden cebri tescil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf isteminde bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare istinaf dilekçesinde özetle; önceki beyan ve iddiaları tekrarlayarak, dava konusu taşınmaz hakkında geçerli bir kamulaştırma yapıldığını, davalı tarafça kamulaştırma bedellerinin iskan fonuna aktarılmasına dair muvafakatname verildiğini, bunun tebligat yerine geçtiğini, öte yandan kamulaştırma işleminin davalı taraf ya da mirasçısına tebliğ edildiğini ancak aradan geçen süre zarfında bu belgelerin saklanmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı idare tarafından taşınmaz hakkında yapılan kamulaştırma işlemleri sırasında belirlenen kamulaştırma bedellerinin tapu maliklerine başka bir yerden arsa tahsis edilerek ödendiği ileri sürülmüş ve buna yönelik tahsis edilen taşınmazlara ilişkin 1982 tarihli tapu kayıtları ve kamulaştırma bedellerinin iskan fonuna aktarılmasına dair tapu maliklerince verilen muvafakatnameler sunulmuş ise de dava konusu taşınmaza ilişkin idarece tespit edilen kamulaştırma bedeli nedeniyle mal sahibine başka yerden taşınmaz verilerek ve tahsis edilen bu taşınmaz için ödenmesi gereken bedelin kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek ödendiğine dair dosya içerisinde belge bulunmadığı gibi bu işlem ve belgelerin kamulaştırma işleminin tebliği mahiyetinde sayılamayacağı, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış içtihatlarına göre kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olmasının ... koşulunun, mal sahibine geçerli bir kamulaştırma tebligatı yapılması ve bu tebligattan itibaren belli süre içinde dava açılmaması olduğunu, kamulaştırma bedelinin ödenmiş olmasının kamulaştırma işlemini tek başına geçerli hâle getirmeyeceği, bunun tek istisnasının ise usulüne uygun olmasa da mal sahibine kamulaştırma tebligatının yapılması olduğu, kamulaştırma bedeli ödenmiş olması şartı ile mal sahibine usulüne uygun olmayacak şekilde kamulaştırma tebligatı yapılmış ise ancak bu durumda kamulaştırma işleminin kesinleştiğinden bahsedilebileceği, somut olayda, tespit edilen kamulaştırma bedeli nedeniyle mal sahibine başka yerden taşınmaz mal verilerek ve tahsis edilen bu taşınmaz için ödenmesi gereken bedel kamulaştırma bedelinden mahsup edilerek ödendiğine dair dosya içerisinde belge bulunmadığı gibi bu kabul edilse bile 6830 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca kamulaştırma tebligatı hiç yapılmadığından ve bu hâliyle, geçerli bir kamulaştırma işleminden bahsedilemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık görülmediğinden davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırılan dava konusu taşınmazın 6830 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tesciline ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.