T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/664 KARAR NO : 2025/1548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2022 (Karar) NUMARASI : 2022/448 Esas, 2022/724 Karar DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde …
T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/664 KARAR NO : 2025/1548 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/11/2022 (Karar) NUMARASI : 2022/448 Esas, 2022/724 Karar DAVA : Tapu İptali Ve Tescil (Satış Vaadi Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'in 2004 yılında davalı kooperatife ortak olduğunu, 68.000,00 TL'yi hiçbir ay aksatmaksızın ödediğini, çekilen kura sonucunda müvekkiline ... Blok ... nolu dairenin isabet ettiğini, kendisine isabet eden ... Blok ... nolu dairenin tapu tescil belgesini alabilmek için 2007 Ocak ayında kura çekiminden yaklaşık 6 ay sonra 5.000,00 TL'de tapu masrafı adı altında davalı kooperatif başkanlığına ödeme yaptığını ancak söz konusu yerin tapusunun müvekkiline verilmediğini, 23/05/2018 tarihinde dava konusu yerde haciz işlemi yapılması neticesinde Erzurum .İcra Müdürlüğü'nün 2018/...Esas sayılı dosyası ile davalı kooperatif aleyhine icra takibi yapıldığını öğrendiğini, bunun üzerine Erzurum CBS 'de suç duyurusunda bulunduğunu beyanla Erzurum ili, ... ilçesi, ...Mah. ... Pafta No:... parsel .... sayılı .. Blok ... nolu dairenin davalı adına olan kaydın iptali ile müvekkil adına tescilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda 28.11.2022 tarihli kararla; "...Somut olayda, davacı dava konusu edilen ... ada ... parsel sayılı taşınmazda kain ... Blok .... Kat ... numaralı bağımsız bölümün çekilen kura sonucunda kendisine isabet ettiğini ve bağımsız bölümün kendisine teslim edildiğini beyan etmektedir. Davalı taraf dava konusu edilen bağımsız bölüme ilişkin kura tutanağı düzenlenmediği yönünde herhangi bir iddia ileri sürmemiş, taşınmazın davacıya teslim edildiğine ilişkin beyana karşı da herhangi bir beyan ileri sürmemiştir. Dosyaya ibraz edilen abonelik sözleşmelerinde de dava konusu edilen bağımsız bölüme ilişkin davacı adına sözleşmeler yapıldığı görülmektedir. Buna göre dava konusu edilen ... numaralı bağımsız bölümün davacı zilyetliği altında bulunduğu ve bu taşınmazın davalı kooperatif tarafından davacıya teslim edildiği anlaşılmaktadır. Davacının davalı kooperatife üye olduğu ve bağımsız bölümün davacıya teslim edilerek davacı adına tahsis edildiği uyuşmazlık kapsamı dışında bulunmakla birlikte; taraflar arasındaki uyuşmazlık kooperatife üye olan davacının tapu iptal tescil talebinde bulunup bulunmayacağı noktasında toplanmaktadır. Yukarıda da açıklandığı üzere kooperatife üye olan kişinin tapu iptal tescil talebinde bulunabilmesi için tüm ödentilerini ve yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davalı vekili sunmuş olduğu beyan dilekçesinde genel kurulda ödenmesi gereken aidat tutarlarının 66.800,00 TL olduğunu, davacının ise 65.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, bu nedenle davacının yükümlülüklerini yerine getirmediğini beyan etmiştir. Davacı ise aidat adı altında toplamda 68.000,00 TL tutarında ödeme yaptığını, ayrıca tapu masrafı olarak 5.000,00 TL daha ödeme yaptığını ileri sürmektedir. Davacının ödemelerinin takip edildiği kooperatif kayıtlarında davacı tarafından toplamda 65.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı görülmekte olup; davacı bu tutardan daha fazla ödeme yaptığını usulüne uygun bir biçimde ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkememizce davacının üyelikten kaynaklı 65.000,00 TL ödeme yaptığı kabul edilmiştir. Davalı kooperatif genel kurulunda üyelerin 2002-2003-2004-2005 ve 2006 yıllarında ödeyecekleri aidat tutarları kararlaştırılmış olup; buna göre ödenmesi gereken toplam aidat tutarı 66.800,00 TL olmalıdır. Her ne kadar davacı; üyelikten kaynaklı ödentilerini tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle tapu iptal tescil talebinde bulunamayacak ise de; dava konusu edilen bağımsız bölümün 2006 yılında davacıya fiilen teslim edildiği ve davacının kullanımına terk edildiği, davalı kooperatif tarafından eksik ödeme yapan davacıya bağımsız bölümü kullanmak üzere teslim ettiği, davalı kooperatifin eksik aidat ödemesi yapan davacı hakkında herhangi bir yasal yola başvurmadığı ve davacı hakkında genel kurulda herhangi bir karar almadığı, taşınmazın dava tarihine kadar yaklaşık 12 yıl süre ile davacının zilyetliğinde bulunduğu, toplamda 66.800,00 TL tutarında ödeme yapılması gerekirken davacı tarafından 65.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ödenmeyen aidat tutarının cuzi bir miktarda bulunduğu, ödenmeyen aidat tutarlarının oldukça düşük olması nedeniyle davacının üyelikten kaynaklı aidat yükümlülüğünden kaçmaya yönelik çaba içerisinde olmadığının kabul edilmesi gerektiği ve ödenmeyen aidat nedeniyle davacının talebinin reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağının anlaşılması üzerine mahkememizce ödenmeyen bakiye aidat tutarının yasal faizi ile birlikte tamamlanması yoluna gidilmiştir. Davalı kooperatif genel kurulunda 2002 yılından itibaren 2006 yılına kadar ödenecek aidatlarla ilgili karar alınmış olup; toplam da bu yıllar arasında 66.800,00 TL tutarında aidat ödemesi yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının 2006 yılı sonuna kadar bu tutarda ödeme yapması gerekmektedir. Davacının ödemediği bakiye aidat tutarının 1.800,00 TL olduğu ve aidatların 2006 yılı sonuna kadar ödenmesi gerektiği anlaşılmakla ödenmeyen bakiye bu aidat tutarına mahkememizce aidatın ödenmesi gereken tarihten sonra başlamak üzere 01/01/2007 tarihinden dava tarihi olan 18/09/2018 tarihine kadar işleyecek aysal faizin belirlenmesi amacıyla dosya hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş ve sunulan bilirkişi raporunda toplam tutarın 3.698,73 TL olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce ödenmeyen aidat tutarı ve işleyecek faizlerin toplamı olan bu bedelin mahkememiz veznesine depo edilmesi amacıyla davacıya süre verilmiş ve bedel davacı tarafından mahkememiz veznesine depo edilmiştir. Davacının bu şekilde üyelikten kaynaklanan ödentilerine yönelik yükümlülükleri yerine getirdiği..." gerekçesiyle "...Davanın KABULÜ ile; Erzurum ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan ... ada, .. parsel sayılı taşınmazda kain ... Blok, ... Kat, ... numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile üzerindeki haciz ve takyidatlar ile birlikte davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, Mahkememiz veznesine depo edilen 3.698,73 TL'nin davalı adına ...Bank Erzurum şubesinde açılacak 3'er aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına, bedelin kararın kesinleşmesinden itibaren davalıya ödenmesine, Karardan bir suretin İİK 28. Madde gereğince Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine..." şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tapu devrinin gerçekleştirilememesinin davacının ödemesi gereken bedeli tam ifa etmemesinden kaynaklandığını, buna rağmen söz konusu davanın açılmasına müvekkili kooperatif sebebiyet vermiş gibi müvekkili kooperatif aleyhine dava giderleri ve vekalet ücretine hükmedildiğini, tapu devrinin gerçekleşmeme sebebinin tam ifanın gerçekleşmemiş olmasına rağmen hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılması, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal tescil istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda; 1-) Yapı kooperatiflerinin amacı ortaklarına oturabilecek bağımsız bölüm teslim etmektir. Kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen, başka bir anlatımla kooperatife borcu bulunan ortakların tapu iptal ve tescil isteme hakları bulunmamaktadır. Ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunun 23. maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortakları hak ve yükümlülüklerde eşit olup, kooperatif aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorundadır. Kooperatif, diğer ortaklara borca rağmen konut ya da iş yeri vermiş ise, davacı tarafın da varsa borcuna rağmen kooperatiften konut ya da iş yeri isteme hakkının varlığı kabul edilmelidir. 2-) Somut olayda 2004 yılı itibariyle kooperatif üyesi olan davacının uzun yıllardır tapu iptal tescile konu edilen bağımsız bölümde oturduğu, yapılan bilirkişi incelemesiyle ödenmesi gereken tutarın ödenen tutara nazaran çok cüzi bir miktara tekabül edip davalı kooperatifin üyelik aidatının eksik ödendiği yönünde kalan miktarın tahsili istemiyle yasal yollara başvurmamış olduğu anlaşıldığından yazılı gerekçe dahilinde tapu iptal tescil isteminin kabulüne hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemekle HMK 326-(1) maddesince davalı yanın yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında hukuka aykırı bir yön bulunmamıştır. Dosyadaki belgeler, kararın dayandığı deliller, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ilk derece mahkemesi kararında, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/(1)-...-1.madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-...-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu aşamasında alınması gereken 15.711,30-TL karar harcından peşin alınan 3.927,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.784,15-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 20/11/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.