DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1922 E. , 2024/2738 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1922 Karar No : 2024/2738 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2021/999, K:2022/5813 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/1922 E. , 2024/2738 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/1922 Karar No : 2024/2738 TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... DİĞER DAVALI : ... Barolar Birliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2021/999, K:2022/5813 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2021/999, K:2022/5813 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 2., 138. maddesinin 4. fıkrası; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrası ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Avukatlık ücreti" başlıklı 164. maddesi, "Avukatlık ücret tarifesinin hazırlanması" başlıklı 168. maddesine yer verilerek, 02/01/2019 tarih ve 30643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2019 Yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde; "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda onbeş dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzelliden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %30’u oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir." düzenlemesine yer verilmiş olup, bu düzenlemenin iptali istemiyle açılan davada, Dairelerinin 30/05/2019 tarih ve E:2019/145 sayılı kararı ile, "... getirilen düzenleme ile onbeş olarak belirlenen ilk kademeye kadar pratikte seri olarak özellikle idari yargıda çok az dava bulunduğu göz önüne alındığında, getirilen bu düzenlemenin esasen uygulanabilirliğinin pek az olacağı, diğer taraftan, toplamda altmış dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %60’i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği yolundaki düzenleme ile seri davalarda harcanan emek ve çabanın oldukça üstünde avukatlık ücretine hükmedilerek taraflara ölçüsüz bir yükümlülük getirilmesine yol açılacağı kuşkusuzdur. Bu nedenle, kademelendirmenin gerek dosya sayısı açısından gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığı oranı göz önüne alınarak makul bir şekilde yapılması gerekirken, seri davalarda ilk olarak 15'ten başlar şekilde ve tam ücretin %60'i oranında avukatlık ücretine hükmedileceği şeklindeki düzenleme, hukuka ve hak arama özgürlüğüne aykırı olduğundan" yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne karar verildiği, 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde ise, "İhtiyari dava arkadaşlığının bir türü olan seri davalar ister ayrı dava konusu yapılsın ister bir davada birleştirilsin toplamda on dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam avukatlık ücretine, toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %50’si oranında avukatlık ücretine, toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %40’ı oranında avukatlık ücretine, toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda her bir dosya için ayrı ayrı tam ücretin %25’i oranında avukatlık ücretine hükmedilir. Duruşmalı işlerde bu şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesi için dosyaya ilişkin tüm duruşmaların aynı gün aynı mahkemede yapılması gerekir. " kuralına yer verildiği, Davacı tarafından, Tarife'nin 22. maddesinde yer alan seri dava kavramının kanunlarda herhangi bir tanımının yapılmadığı, seri davaların, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olarak açıklanmış olmasının hukuki belirlilik ilkesine aykırı olduğu, nitekim ihtiyari dava arkadaşlığında tüm davaların birbirinden bağımsız olarak açıldığı ve her bir dava yönünden ayrı ayrı yargılama giderlerine hükmedildiğinin iddia edildiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 57. maddesinde ihtiyari dava arkadaşlığına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, Kanun'da, davacılar ile davalılar arasında dava konusu olan hak veya borcun elbirliği mülkiyeti dışındaki bir sebeple ortak olması, ortak bir işlemle herkes hakkında hak doğmuş ve yükümlülük altına girilmiş olması ve davaların temelini oluşturan olay ve hukuki sebeplerin aynı veya birbirine benzer olması durumlarında ihtiyari dava arkadaşlığı durumunun gerçekleşebileceğinin belirtildiği, ilgili madde gereğince ihtiyari dava arkadaşlığı durumunda, ilgili kişiler birlikte dava açabilecekleri gibi bu kişilere karşı da birlikte dava açılabileceği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin “Seri davalarda ücret” kenar başlıklı 22. maddesinde ise seri davanın, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olarak tanımlandığı, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ndeki seri davalarda karşı taraf vekalet ücretinin, Avukatlık Kanunu'nun verdiği yetkiye istinaden ve 6100 sayılı Kanun'un 57. maddesinde düzenlenen “ihtiyari dava arkadaşlığı” kapsamında düzenlendiği ve hukuka uygun olduğunun anlaşıldığı, Diğer yandan, dava konusu Tarife düzenlemesinin kademeli ücret uygulaması yönünden, Dairelerinin, kademelendirmenin gerek dosya sayısı açısından, gerekse hükmedilecek ücretin oranı açısından; başta usul ekonomisi olmak üzere, pratikteki uygulamalara ilişkin istatistiksel verilerin de hesaba katılmasıyla, belirtilen ilkeler ve gerçekte avukatın hukuki yardımının karşılığının göz önüne alınarak, makul bir şekilde yapılması gerektiği yönündeki kararları da dikkate alınarak belirlendiği anlaşıldığından, düzenlemenin bu kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı, Davacı tarafından, dava konusu Tarife maddesinde, avukatlık hizmetinin karşılığı olarak 10 dosya için 10 tam vekalet ücreti alınırken, 11. dosyadan itibaren vekalet ücretinin yarı yarıya düşürülmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunun iddia edildiği, Dava konusu düzenlemede, seri davalarda karşı taraf vekalet ücretinin, kademelendirme yapılırken baz alınan dosya sayısına ilişkin ödenecek vekalet ücretinin, avukatın hukuki yardımı ve harcadığı emek ve mesaisi dikkate alınarak sabit kalması gerekirken, yani "toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk on dosyadan sonra gelen" ifadesine, "toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk elli dosyadan sonra gelen" ifadesine, "toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk yüz dosyadan sonra gelen" ifadesine yer verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek yapılan düzenlemenin, eksik düzenleme sebebiyle iptaline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, Dava konusu Tarife'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinde, "toplamda elli dosyaya kadar açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk on dosyadan sonra gelen" ifadesine, "toplamda yüz dosyaya kadar açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk elli dosyadan sonra gelen" ifadesine, "toplamda yüzden fazla açılan seri davalarda" ifadesinden sonra gelmek üzerine, "ilk yüz dosyadan sonra gelen" ifadesine yer verilmeyerek eksik düzenleme yapılması sebebiyle iptaline, düzenlemenin diğer kısımları yönünden davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukukumuzda "seri dava" adlı bir dava çeşidinin bulunmadığı, dava konusu Tarife maddesinde, seri davalar, ihtiyari dava arkadaşlığının bir türü olarak kabul edilmekte ise de her iki kavramın uygulamada görünümlerinin oldukça farklı olduğu, uygulamadaki belirsizlik sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlaline sebebiyet verildiği ileri sürülmektedir. Davalı idarelerden Adalet Bakanlığı tarafından, dava konusu Tarife'nin "davaların en az masrafla çözümlenmesi" ilkesi gereği hazırlandığı, yine Tarifenin 3. maddesi gereği avukatlık ücretinin belirlenmesinde avukatın emeği, çabası, işin önemi ve niteliği ile dava süresinin göz önünde bulundurulması gerektiği yönünde kurala yer verildiğinden, Tarife hükmünün yasal ilkelere ve hakkaniyete uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. Davalı idarelerden Türkiye Barolar Birliği tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmuş, Adalet Bakanlığı tarafından ise savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi Adalet Bakanlığının temyiz istemi yönünden ise feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Davacının temyiz istemi yönünden: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın davanın reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarelerden Adalet Bakanlığının temyiz istemi yönünden: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile yollamada bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış, 309. maddesinde feragat beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılacağı, 311. maddesinde ise, feragatin kesin bir hükmün hukuki sonuçlarını doğuracağı belirtilmiştir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; davalı Adalet Bakanlığı vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen ve 18/04/2023 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçe ile temyiz başvurusundan vazgeçildiği anlaşıldığından, davalı Adalet Bakanlığının temyiz istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı Adalet Bakanlığının temyiz istemi hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına oyçokluğuyla, davacının temyiz isteminin reddine oybirliğiyle, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddine, kısmen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin 20/10/2022 tarih ve E:2021/999, K:2022/5813 sayılı kararının temyize konu davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 11/11/2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY X- 24/11/2020 tarih ve 31314 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Seri davalarda ücret" başlıklı 22. maddesinin iptali istemiyle açılan davada, davanın kısmen reddi, kısmen dava konusu düzenlemenin iptali yolundaki temyize konu Daire kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması Adalet Bakanlığı tarafından istenilmiş, Bakanlık vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen ve 18/04/2023 tarihinde Danıştay kaydına giren dilekçede; 6100 sayılı Kanun'un "Davadan feragat" başlıklı 307. maddesinden bahsedilerek, davanın takip edilmesinde hukuki yarar görülmediğinden bahisle davadan feragat edildiği beyanında bulunulmuştur. Çoğunluk kararında, anılan dilekçenin temyizden feragat iradesini içerdiği kabulü ile değerlendirmede bulunulmuşsa da, davalı Bakanlığın davadan feragat etmesinin söz konusu olamayacağı açık olmakla birlikte feragat dilekçesinde, temyiz yoluna başvurma hakkından vazgeçilmiş ise bu hususun açık ve net bir şekilde ortaya konulması gerekmektedir. Öte yandan, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesi amacıyla 02/11/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin "İdari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vazgeçme yetkileri" başlıklı 12. maddesinin 10. fıkrasında; "Bu madde kapsamındaki idari uyuşmazlıkların sulhen halli ile idari davaların açılmasından, takibinden, davayı kabul ve feragatten, kanun yollarına başvurulmasından vazgeçilmesi, 11 inci maddede belirtilen esaslara ve tutarlara göre belirlenir." hükmü ile hükümde atıfta bulunulan 11. maddenin 2. fıkrasında; "Birinci fıkrada belirtilenler dışında, idarelerin, herhangi bir sözleşmeye dayanıp dayanmadığına, yargıya intikal edip etmediğine bakılmaksızın gerçek veya tüzel kişilerle aralarında çıkan her türlü hukuki uyuşmazlığın sulh yoluyla halline, her türlü dava açılmasından veya icra takibine başlanılmasından, bunlardan yargı veya icra mercilerine intikal etmiş olanların takiplerinden veya verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi dışındaki kanun yollarına gidilmesinden vazgeçmeye, davaları kabule, ceza uyuşmazlıklarında şikayetten vazgeçmeye veya uzlaşmaya, davadan feragat etmeye, sözleşmede belirtilmeyen sebeplerle sözleşmelerin değiştirilmesinde veya sona erdirilmesinde maddi ve hukuki sebeplerle kamu menfaati görülmesi halinde, buna dair onay veya anlaşmaları imzalamaya, vazgeçilen veya tanınan ya da terkin edilen hak ve menfaatin değeri dikkate alınmak suretiyle; a) Tutara ilişkin olmayanlar ile 1.000.000 Türk Lirasına kadar olanlarda (1.000.000 Türk Lirası dahil) hukuk biriminin görüşü alınarak, ilgili harcama yetkilisinin teklifi üzerine üst yönetici,...yetkilidir." hükmü bulunmaktadır. Bu kapsamda, Bakanlık vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen dilekçede temyiz kanun yolundan vazgeçme hususunda yetkili yöneticinin herhangi bir olurunun da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, yetkili makamca verilen olur ile birlikte temyizden feragat iradesinin açık ve tereddüte mahal vermeyecek şekilde ortaya konulmasını teminen aktarılan hususların Adalet Bakanlığından ara kararla sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği oyuyla, kararın bu kısmına katılmıyoruz.