3. Hukuk Dairesi 2012/250 E. , 2012/5463 K. MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; 1996 doğumlu müşterek çocuk için ödenen 175,00 TL iştirak nafakasının ihtiyacı karşılamadığı ileri sürü…
**3. Hukuk Dairesi 2012/250 E. , 2012/5463 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; 1996 doğumlu müşterek çocuk için ödenen 175,00 TL iştirak nafakasının ihtiyacı karşılamadığı ileri sürülerek aylık toplam 400 TL’ye yükseltilmesi istenilmiştir. Mahkemece; küçüğün annesi olan davacının ikinci eşinin belediyede çalışması ancak davalının ekonomik durumunun değişmemesi hatta kötüye gitmesi gerekçe gösterilerek nafaka artırım davası rededilmiştir,verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İştirak nafakası, velayet hakkı kendisine bırakılmayan eşin, velayet hakkı verilen eşe çocuğun bakım ve eğitim giderleri karşılığı gücü oranında yapacağı parasal katkıdır. Bu nedenle, iştirak nafakası takdir edilirken küçüğün yaşı, okul durumu ve zorunlu ihtiyaçları ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak “hakkaniyete” uygun bir miktara hükmetmek gerekmektedir. Somut olayda küçüğün okul çağında olduğu anlaşılmaktadır, çocuk için aylık 175 TL nafaka günün ekonomik koşulları karşısında küçüğün ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. O halde davalı babanın aylık gelir durumu da gözetilerek küçüğün ihtiyaçlarına ve hakkaniyet ilkesine uygun bir miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.