22. Hukuk Dairesi 2017/10059 E. , 2017/4664 K. "" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı üniversite ait hastane işyerinde, kayden alt işveren bünyesinde hemşire olarak çalıştığını, asıl işveren- alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğundan müvekkilinin davalının işçisi sayılması ve bu itibarla müvekkiline ilave tediye ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, ilave tediye alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, d…
**22. Hukuk Dairesi 2017/10059 E. , 2017/4664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA TÜRÜ : ALACAK Davacı vekili, müvekkili işçinin davalı üniversite ait hastane işyerinde, kayden alt işveren bünyesinde hemşire olarak çalıştığını, asıl işveren- alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğundan müvekkilinin davalının işçisi sayılması ve bu itibarla müvekkiline ilave tediye ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, ilave tediye alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 15.08.2014 tarihli karar, davalı vekilinin temyizi üzere, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 16.02.2015 tarihli ilamıyla araştırmaya yönelik bozulmuştur. Bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin 04.06.2015 tarihli kararıyla davanın reddine karar verilmiş; karar davacı vekilinin temyizi üzerine ise, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2016 tarihli ilamıyla, davacının ilave tediye alacağının hüküm altına alınması gerekliliğiyle bozulmuştur. Mahkemece, 10.10.2016 tarihli kararla, bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na 6352 sayılı Kanunu'nun 40. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca Dairemizin, direnme kararını öncelikle inceleme yetki ve görevi olduğu anlaşılmakla yapılan inceleme sonucunda; direnmeye konu bozma ilamında, davacının 2009 yılında işe girdiği belirtilmiş ve buna göre değerlendirme yapılarak sonuca gidilmiş ise de, taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarıyla doğrulandığı üzere, davacının 04.09.2012-25.12.2013 tarihleri arasında çalıştığı sabittir. Davacının çalışma süresinin belirlenmesi neticeye etkilidir. Anılan sebeple, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2016 tarihli ve 2015/29705 esas, 2016/837 karar sayılı bozma ilamı ORTADAN KALDIRILARAK; dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Taraflar arasında, öncelikle çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kanunen geçerli olup olmadığı ve muvazaaya dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.