TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET ERCÜMENT ARI VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/37760) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucular : Mehmet Ercüment ARI ve diğerleri (bkz. ekli tablonun (B) s ütunu) Başvurucular Vekili : Bkz. ekli tablonun (C) sütunu I. BAŞV
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR MEHMET ERCÜMENT ARI VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numarası: 2018/37760) Karar Tarihi: 4/11/2020 Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahaddin MENTEŞ Raportör : Selçuk KILIÇ Başvurucular : Mehmet Ercüment ARI ve diğerleri (bkz. ekli tablonun (B) s ütunu) Başvurucular Vekili : Bkz. ekli tablonun (C) sütunu I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesine dayalı olara k iş akdine son verilmesi üzerine açılan işe iade davasının esası incelenmeden reddedilmesi nedeniyle adi l yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı ile yargılamanın uz un sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişk indir. II. BAŞVURU SÜRECİ 2. Başvurular muhtelif tarihlerde yapılmıştır.3. Başvurular, başvuru formları ve eklerinin idari yönden yapıla n ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. 4. Ekli tablonun (A) sütununda numaraları belirtilen başvuruları n konu yönünden irtibatları nedeniyle 2018/37760 numaralı başvuru ile birleştir ilmesine ve incelemeni n 2018/37760 numaralı başvuru üzerinden sürdürülmesine karar veri lmiştir. 5. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafında n yapılmasına karar verilmiştir. 6. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve es as incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 71. maddesinin ( 2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değ erlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili ola ylar özetle şöyledir: A. Arka Plan Bilgisi 9. Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyl e karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerle ndirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Ayd ın Yavuz ve di ğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). 10. Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve o lağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 22/7/2 016 tarihinde kararlaştırılan 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Ted birlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname (667 sayılı KHK) 23/7/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 11. 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla i rtibatı olduğu değerlendirilen her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edil en personelin kamu görevinden çıkarılmaları öngörülmüştür. 12. 667 sayılı KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'un 2 9/10/2016 tarihli ve 29872 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. B. Somut Başvurulara İlişkin Olay ve Olgular 13. Başvurucular, kamu kurumlarında (İdareler) ve bu İdarelere h izmet veren özel şirketlerde (Şirket) işçi olarak çalışmakta iken yapılan tespit ler ve ilgili birimlerce başvurucuların terör örgütü ile iltisaklı olduklarının İdareler e bildirilmesi üzerine başvurucuların iş akitleri İdarelerce ve Şirketçe feshedilmişti r. 14. Başvurucular, iş akitlerinin usulüne uygun olarak feshedilme diğini ve fesih için somut bir olguya dayanılmadığını belirterek işe iade istemiyle Şirket ve İdareler aleyhine dava açmıştır. Davalı İdareler ve Şirket cevap dilekçesinde; il gili birimlerin yazıları ekind e davacının bilgilerinin de yer aldığı listede bulunan kişilerin terör örgütü yapılanması ile irtibatı ve iltisakı olduğu tespitine yer verildiğini, başvuruc uların iş akitlerinin bu kapsamda ve 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi gereği feshedildiğini belirter ek davanın reddini savunmuştur. 15. Ekli tablonun (D) sütununda belirtilen ilk derece mahkemeler ince davaları n kabulüne -bir davada ise karar verilmesine yer olmadığına- kara r vermiştir. İlk derece mahkemesi kararlarında; başvurucuların terör örgütleri ile bağl antılı ya da ilişkili olduklarına yönelik somut herhangi bir bilginin sunulmadığı, haklı ve geçer li bir fesih nedeni bulunmadığı ve bu nedenle yapılan fesihlerin geçersiz olduğu ge rekçesine yer verilmiştir. Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 416. Anılan kararlara karşı istinaf başvurusu üzerine ekli tablon un (E) sütununda belirtilen bölge adliye mahkemesi ilgili dairelerince (Bölge Ad liye Mahkemesi) istina f istemleri kabul edilerek davaların reddine karar vermiştir. Kar arlarda; şüphe feshi kavramı üzerine durulmuş ve başvurucuların terör örgütü yapılanmalarıyl a irtibatlı olduğu şüphesi nedeniyle taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelediği, iş ilişkisinin olumsuz etkilendiği ve bu durum nedeniyle davalı işveren bakımından iş sözleşmesinin a rtık katlanılamaz derecede bir yük ve sıkıntı teşkil ettiği vurgulanmıştır. 17. Temyiz yolu açık kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları Yargıtay ilgili Hukuk Dairesince (Daire) reddedilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesin in kararları kesin olmak üzere onanmıştır. 18. Nihai kararların tebliğinin ardından başvurucular süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. IV. İLGİLİ HUKUK 19. İlgili hukuk için bakınız Berrin Baran Eker ([GK], B. No: 2018/23568, 2/7/2020, 20-35). V. İNCELEME VE GEREKÇE20. Mahkemenin 4/11/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başv uru incelenip gereği düşünüldü: A. Mahkeme Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia 1. Başvurucuların İddiaları 21. Başvurucular; işverence iş akdine 667 sayılı KHK gereği son verildiği belirtilmesine rağmen terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı o lduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmadığını iddia etmiştir. Başvurucular; İdarelerin i ş akdinin 667 sayılı KHK kapsamında feshedildiği yönündeki beyanı yeterli görülerek ve b u beyana üstünlük tanınarak işe iade davasının derece mahkemelerince reddedildiğini, bu dur umun birçok Anayasal haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 22. Anayasa nın Hak arama hürriyeti kenar başlıklı 36. maddesinin birinci fıkrası şöyledir: Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 23. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hu kuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsi fini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Somut olayda başvurucuları n temel iddiası, asıl işveren tarafından terör örgütü ile iltisaklı olarak gösterilme sinin derece mahkemelerince yeterli kabul edilerek esası hakkında herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan işe Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 5iade davasının reddedilmesidir. Bu nedenle başvurucuların iddia larının adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkı yönünden incelenmesi gerektiği değer lendirilmiştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 24. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine ka rar verilmesini gerektirecek başka bir neden de bulunmadığı anlaşılan mahkeme h akkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gere kir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 25. Anayasa Mahkemesi eldeki başvuruda uygulanacak ilkeleri başv uruya benzer olgu ve iddiaları içeren Berrin Baran Eker kararında belirlemiştir ( Berrin Baran Eker 53-60). Anılan kararda belirtildiği üzere demokratik bir toplum da vazgeçilmez bir hak niteliğindeki adil yargılanma hakkının güvencelerinden biri ola n mahkeme hakkı; uyuşmazlığın bir mahkeme önüne getirilebilmesini, dava konusu e dilen uyuşmazlığa ilişkin esaslı iddia ve savunmaların yargı merciince incelenerek değerl endirilmesini ve bir karara bağlanmasını, ayrıca verilen kararın icra edilmesini gerektirir . Buna göre mahkeme hakkı; mahkemeye erişim hakkı, karar hakkı ve kararın icrası haklarını içerir ( Berrin Baran Eker 55). 26. Mahkemenin, önündeki uyuşmazlığı karara bağlarken taraflarda n birinin iddia ve savunmasına bağlı kalarak buna karşı diğer tarafın öne sürdü ğü esaslı itirazları tartışmadan yargılamayı sonuçlandırması hâlinde -ortada şeklî anlamda bir k arar bulunsa bile- gerçek anlamda bir yargılama yapıldığından bahsedilemeyecektir. Bu dur umda uyuşmazlığa karşı yargı yolunun teorik olarak açık olması pratikte bir anlam ifad e etmeyecek, böylece mahkeme hakkı ve dolayısıyla adil yargılanma hakkı bir yanılsam adan ibaret kalacaktır (Berrin Baran Eker 56). 27. Diğer taraftan mahkemelerin, önündeki uyuşmazlığın esasını i ncelememesi sadece adil yargılanma hakkını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda davanın konusun u oluşturan medeni hakkın bağlantılı bulunduğu diğer (maddi) hak ve özgürlükler yönünden etkili başvuru hakkının ihlal edilmesine de yol açabilir. Yargı sal başvuru yolları, çoğunlukla bir hak veya özgürlükle bağlantılı uyuşmazlıkların çözüme kavuş turulması amacıyla ihdas edilmiştir. Kişiler dava açmak suretiyle mahkemelerden hak ve ö zgürlükleriyle ilgili olarak yargısal koruma talep etmektedir. Bireylerin yargısal koruma ta leplerine cevap vermek, bu bağlamda dava konusu uyuşmazlığın esasını inceleyerek iddia ve savunmaları değerlendirdikten sonra davayı karara bağlamak yargı mercilerin in anayasal yükümlülüğüdür (Berrin Baran Eker 57). 28. Bununla birlikte adil yargılanma hakkı davanın sonucuna yöne lik bir güvence içermemekte yargılama sürecinin adil olarak yürütülmesini temin edecek birtakım usul güvenceleri sunmaktadır. Dolayısıyla bireysel başvuru incelemel erinde adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirme yapılırken davanın sonucuna ilişkin bi r çıkarım yapılması mümkün değildir. Anayasa Mahkemesinin tarafların öne sürdüğü ve esasa etkili olan iddiaların -mahkeme hakkının gereği olarak- derece mahkemelerin ce işin mahiyetinin gerektirdiği ölçüde incelenip incelenmediğini denetleme görevi bulunmaktadır ( Berrin Baran Eker 58). Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 629. Öte yandan Anayasa Mahkemesi Berrin Baran Eker kararında vurgulandığı üzere 667 sayılı KHK'da, devletin millî güvenliğine karşı faali yette bulunduğuna Millî Güvenlik Kurulunca karar verilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerl endirilen işçilerin iş sözleşmelerinin feshedilmesi öngörülmüş ancak yargı mercilerini n denetim yetkisini kısıtlayan herhangi bir hükme yer verilmemiştir. Bu bakımdan 66 7 sayılı KHK'nın 4. maddesi dayanak gösterilerek iş sözleşmesi feshedilen işçiler t arafından açılan işe iade davalarının esasının incelenmesini önleyen herhangi bir düzenle me bulunmamaktadır ( Berrin Baran Eker 69). 30. 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu ve bu Kanun'u yor umlayan Yargıtay içtihatlarına göre asıl işverenin alt işverenden sözleşmenin fe shini istemesi, feshi kendiliğinden tek başına geçerli hâle getirmemektedir. Ayrıca h er ne kadar işten çıkarmanın şüphe feshine dayalı olduğu, dolayısıyla niteliği gereği şüphen in veya şüpheye götüren olguların ispatının imkânsız olduğu haklı olarak ileri sürülebi lirse de -Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere- derece mahkemelerince işvereni şüpheye g ötüren olguların ispat koşulu aranmadan bir bütün olarak değerlendirilmesine engel bir durum yoktur. Aksi takdirde işverenin şüphesine dayanak olguların değerlendirilememesi, böy lece feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığının incelenememesi şüphe feshinde yargı yolu nun açık olmasını anlamsız kılar. Dolayısıyla derece mahkemelerinin başvurucuları n iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığını inceleme yükümlülüğünün bulunmadığı sonuc una ulaşılmasını gerektirecek herhangi bir neden söz konusu değildi r (Berrin Baran Eker 69). 31. Kısacası 667 sayılı KHK'nın 4. maddesinde belirtilen örgüt, yapı, oluşum veya gruplara üye olunması ya da bunlara mensubiyetin veya iltisakın yahut irtibatın bulunması geçerli bir fesih sebebi olarak öngörülmüştür. Ancak bu düzenle me sözü edilen yapılarla irtibatının bulunduğu gerekçesiyle iş sözleşmesi feshedilen bir işçinin açtığı işe iade davasında derece mahkemelerinin geçerli fesih sebebi olarak gös terilen olguyu, diğer bir ifadeyle işçinin kuralda belirtilen yapılarla irtibatının bulun up bulunmadığını, iş hukukunun kurallarını da gözeterek araştırma ve ortaya koyma yükümlülüğün ü ortadan kaldırmamaktadır (Berrin Baran Eker 71). ii. İlkelerin Olaya Uygulanması 32. Somut olayda da Bölge Adliye Mahkemesi, adil yargılanma hakk ının bir unsuru olan mahkeme hakkı gereği asıl işverenin başvurucular hakkındak i değerlendirmesinin objektif ve makul dayanakları olup olmadığını, dolayısıyla geçe rli feshin koşullarının oluşup oluşmadığını incelemeden asıl işverenin şüphesine bağlı kalarak sonuca varmıştır. Başka bir ifadeyle Bölge Adliye Mahkemesi yargısal fonksiyonun esasını ol uşturan uyuşmazlığın içinde yer alan maddi ve hukuki sorunların bütünüyle ele alınma sı ve karara bağlanması işlevini yerine getirmemiş, gerçek anlamda bir yargısal faaliye t icra etmemiştir. Dolayısıyla hukuk düzeni tarafından başvuruculara tanınan feshe karşı yargı yolunun açık olması teorik olmaktan öteye geçememiştir. Bu durumda başvurucuların mahkeme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmaktadır. Her ne kadar başvuruya konu kararların bir kısmında bazı başvurucular hakkında adli işlem olduğu belirtilmişse de bu işl emlerin neler olduğu ve şüpheyi haklı kılıp kılmadığı olgusal olarak değerlendirilmediğ inden anılan karardan ayrılmayı gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 733. Açıklanan gerekçelerle başvurucuların Anayasa nın 36. maddes inde güvence altına alınan mahkeme hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir. B. Makul Sürede Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İdd ia 1. Başvurucuların İddiaları 34. Başvurucular, uzun süren yargılama nedeniyle makul sürede ya rgılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür. 2. Değerlendirme 35. Anayasa'nın 36. ve 141. maddeleri bağlamında medeni hak ve y ükümlülüklere ilişkin uyuşmazlıkların makul sürede karara bağlanması gerektiğ ine dair temel ilkele r Anayasa Mahkemesince daha önce incelenmiş ve bu konuda kararlar verilmiştir ( Güher Ergun ve di ğerleri, B. No: 2012/13, 2/7/2013; Güher Ergun ve Tosun Tayfun Ergun , B. No: 2012/12, 17/9/2013; Nesrin K ılıç, B. No: 2013/772, 7/11/2013). Başvuru konusu olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir husus bulunmamaktadır. 36. Başvuruya konu yargılama süreçleri incelendiğinde; davaların , iki ve üç dereceli yargılama sistemlerinde ekli tablonun (F) sütununda belirtilen 2 yıl 3 ay ila 2 yıl 5 ay arasında sürdüğü ve yargılama süreçlerinin bütünü dikkate alınd ığında başvurucuların haklarını ihlal edecek bir gecikme olmadığı sonucuna ulaşılmışt ır. 37. Açıklanan nedenlerle başvurunun bu kısmının, diğer kabul edi lebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir. C. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 38. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 50. maddesinin ilgili kısmı şöyledir : (1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir... (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir. 39. Başvurucular, yargılamanın yenilenmesine ve zararlarının taz minine kara r verilmesi talebinde bulunmuştur. 40. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan kararında ihlal sonucuna varıldığında ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağı hususunda genel ilkeler bel irlenmiştir (B. No: 2014/8875, Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 87/6/2018, [GK]). Mahkeme diğer bir kararında ise bu ilkelerle b irlikte ihlal kararının yerine getirilmemesinin sonuçlarına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devamı anlamına geleceği gibi ilgili hakkın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanacağına da işaret etmiştir ( Aligül Alkaya ve diğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 41. Bireysel başvuru kapsamında bir temel hakkın ihlal edildiğin e karar verildiği takdirde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırıldığından söz e dilebilmesi için temel kural mümkün olduğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duru ma dönülmesinin sağlanmasıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kaynağı belirle nerek devam eden ihlali n durdurulması, ihlale neden olan karar veya işlemin ve bunların yol açtığı sonuçların ortadan kaldırılması, varsa ihlalin sebep olduğu maddi ve manevi zararl arın giderilmesi, ayrıca bu bağlamda uygun görülen diğer tedbirlerin alınması gerekmektedir (Mehmet Do ğan, 55, 57). 42. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı veya mahkemenin ihl ali gideremediği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 sayılı Kanun un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaralı fık rasının (a) bendi uyarınca, ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargı lama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. Anılan yasa l düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farklı olarak, ihlali ort adan kaldırmak amacıyla yeniden yargılama sonucunu doğuran ve bireysel başvuruya özgüle nen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi tarafından ihlal ka rarına bağlı olarak yeniden yargılama kararı verildiğinde, usul hukukundaki yargıla manın yenilenmesi kurumundan farklı olarak ilgili mahkemenin yeniden yargılama se bebinin varlığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır. Dolayısı yla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülüğü, ilgilinin talebini bekleme ksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı nedeniyle yeniden yargılama kararı ve rerek devam eden ihlali n sonuçlarını gidermek üzere gereken işlemleri yerine getirmektir (Mehmet Do ğan, 58-59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66-67). 43. İncelenen başvuruda, derece mahkemelerinin dava konusu uyuşm azlığın esasını incelememeleri sebebiyle adil yargılanma hakkı kapsamındaki mah keme hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla ihlalin mahkeme kar arından kaynaklandığı anlaşılmıştır. 44. Bu durumda mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan k aldırılması için yeniden yargılama yapılmasında hukuki yarar bulunmaktadır. Yapı lacak yeniden yargılama ise bireysel başvuruya özgü düzenleme içeren 6216 sayılı Kanun' un 50. maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırı lmasına yöneliktir. Bu kapsamda yapılması gereken iş, yeniden yargılama kararı veriler ek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ulaştıran nedenleri gideren, ihlal kararında bel irtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple kararın bir örneğinin yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonun (D) sütununda belirtilen mahkemelere gönder ilmesine karar verilmesi gerekir. 45. İhlalin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için ye niden yargılamanın yeterli bir giderim sağlayacağı anlaşıldığından tazminat talebi nin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Başvuru Numarası : 2018/37760 Karar Tarihi : 4/11/2020 946. Dosyadaki belgelerden tespit edilen ekli tablonun (F) sütunu nda gösterilen miktarlardaki harcın ve 3.000 TL vekâlet ücretinin başvurucular a ayrı ayrı ödenmesine kara r verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Açıklanan gerekçelerle;A. 1. Adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, 2. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin id dianın açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA, B. Anayasa nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargıla nma hakkı kapsamındaki mahkeme hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Kararın bir örneğinin mahkeme hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere ekli tablonu n (D) sütununda belirtilen mahkemelere GÖNDERİLMESİNE, D. Başvurucuların tazminat taleplerinin REDDİNE,E. Ekli tablonun (F) sütununda gösterilen harçların ve 3.000 TL vekâlet ücretini n başvuruculara AYRI AYRI ÖDENMESİNE, F. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine v e Maliye Bakanlığına başvuru tarihlerinden itibaren dört ay içinde yapıl masına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine k adar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA, G. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 4/11/ 2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. Başkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Burhan ÜSTÜN Hicabi DURSUN Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Selahad din MENTEŞ