Başvurucu, ihtirazi kayıtla verdiği gümrük beyannameleri üzerine fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin faiziyle birlikte geri verilmesi istemiyle açmış olduğu davalarda, mahkemece fazladan tahsil edilen kısmın iadesine karar verilmesine rağmen faiz isteminin reddedilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
Başvurucu, ihtirazi kayıtla verdiği gümrük beyannameleri üzerine fazladan tahakkuk ettirilerek ödenen gümrük ve katma değer vergilerinin faiziyle birlikte geri verilmesi istemiyle açmış olduğu davalarda, mahkemece fazladan tahsil edilen kısmın iadesine karar verilmesine rağmen faiz isteminin reddedilmesinin mülkiyet hakkını ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Başvuru, 14/8/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 31/10/2013 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm tarafından 4/12/2013 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının 4/2/2014 tarihli görüş yazısı, 24/2/2014 tarihinde başvurucu vekiline tebliğ edilmiş, ancak başvurucu Adalet Bakanlığı cevabına karşı beyanlarını yasal süresi içinde ibraz etmemiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, yurt dışından getirdiği emtianın beyanname tescil işlemlerini tamamlayarak ithalatını gerçekleştirmek amacıyla Bandırma Gümrük Müdürlüğüne başvurmuş ve söz konusu idarenin ithal edilen malların satış faturalarındaki fiyatı yerine Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğünce belirlenen referans fiyata göre ithali yapılacak emtianın ton fiyatını kendisi belirlemek şartıyla beyannameyi tescil edeceğini belirtmesi üzerine tescil anında idarece belirlenen fiyat üzerinden hesaplanan iki beyannameyi 18/5/2007 tarihinde ihtirazı kayıt düşerek tescil ettirmiş, 22/5/2007 ve 15/6/2007 tarihlerinde tahakkuk eden gümrük ve katma değer vergilerini ödemiştir. Başvurucu, bu suretle idare tarafından fazla tahakkuk ettirilerek tahsil edilen fark kıymete isabet eden vergi kısmının iadesi istemiyle her bir beyannameye ilişkin olarak yaptığı düzeltme başvurularının reddine ilişkin Bandırma Gümrük Müdürlüğü kararlarına vaki itirazlarının reddine ve söz konusu kararların onanmasına dair 09/07/2007 tarihli, 2007/158 ve 2007/157 sayılı Bursa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü işlemlerinin iptali ile fazladan tahsil edilen vergilerin dava tarihi itibarıyla amme alacaklarına uygulanan faiz oranında işleyecek faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle Balıkesir Vergi Mahkemesi nezdinde dava açmıştır. Balıkesir Vergi Mahkemesi, 28/02/2008 tarihli, E.2007/850, K.2008/337 ve E.2007/851, K.2008/338 sayılı kararlarıyla ve davalı idarece, belirtilen satış bedelinin gerçek olup olmadığına dair herhangi bir somut tespit bulunmaksızın ticari bir değeri bulunmayan ve geçici nitelikte olan proforma faturadaki fiyatın esas alınarak vergi tahakkuk ettirilmesine hukuken imkân bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı idare işlemlerinin iptaline, faiz istemlerinin ise 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun maddesine göre yetkili idareler tarafından gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde idarece faiz ödenmeyeceği, yalnızca yetkili idareler tarafından alınmış geri verme kararı söz konusu olduğunda bu maddedeki şartlar dâhilinde faiz isteminin söz konusu olabileceği ve ayrıca faizin, idarenin sorumluluğuna bağlı bir tazminat niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucu, Balıkesir Vergi Mahkemesinin söz konusu kararları üzerine temyiz yoluna başvurmuştur. Temyiz incelemesini yapan Danıştay Dairesi, idarenin re’sen, ilgilinin başvurusu ya da yargı kararı uyarınca iade edeceği vergiler nedeniyle ilgililerin uğradığı zararın tazmini yoluna gidilebilmesinin, Gümrük Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde olduğu gibi belli koşulların oluşması halinde ilgilisine faiz ödeneceği yolunda kanunda hüküm bulunmasına ya da aynı maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinde olduğu gibi faiz verilmeyeceğine dair aksine bir hükmün bulunmamasına bağlı olduğu gerekçesiyle, 14/2/2012 tarih, E.2008/4499, K.2012/480 ve E.2008/3993, K.2012/478 sayılı kararlarıyla temyiz istemini oy çokluğuyla reddetmiştir. Karşı oy gerekçelerinde idarece gerçekleştirilen hukuka aykırılığın hizmet kusuru olduğu ve hizmet kusurundan doğan zararların Anayasa’nın maddesine göre idarece karşılanması gerektiği, ayrıca 4458 sayılı Kanunun maddesinin yargı kararı ile iade edilen vergileri kapsamadığı belirtilmiştir. Başvurucu, Danıştay Dairesinin söz konusu kararları üzerine karar düzeltme yoluna başvurmuş ve Daire, 27/6/2013 tarih, E.2012/6113, K.2012/3802 ve E.2012/6120, K.2013/3803 sayılı kararlarıyla karar düzeltme istemini oy çokluğuyla reddetmiş, kararlar aynı tarihte kesinleşmiştir. Ret kararları, başvurucuya 29/7/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 14/8/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Yetkili idareler tarafından, gümrük vergileri ile bunların ödenmelerine bağlı olarak tahsil edilmiş gecikme faizinin veya gecikme zammının geri verilmesinde idarece faiz ödenmez. Ancak, geri verme kararının alındığı tarihten itibaren üç ay içerisinde idarece sözkonusu kararın uygulanmaması halinde, ilgilinin talebi üzerine, üç aylık sürenin bitiminden itibaren faiz ödenir. Bu faiz, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun tecil faizine ilişkin hükümlerine göre hesaplanır.” Anayasa Mahkemesinin 22/5/2014 tarih ve E.2013/104, K.2014/96 sayılı kararının sonuç kısmı şöyledir: “ 1999 günlü, 4458 sayılı Gümrük Kanunu’nun maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 2014 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.”